Man or ecinniler
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
Spoilerlı olabilir gulyabaniden spoiler yemediyseniz tabii. . . . . . . . Gerçekten cinlerle muhatab olduğumuzu düşündüğüm ilk 70 sayfa filan bayya iyiydi. Yani bence belli düzeyde korkutucuydu da. Cinlerin uzun bir şeyleri taşırken Muhlise’nin üst camdan onları anlık görmesi, ilk baştaki ritüeller filan korkutucuydu bence. Bir noktadan sonra e taam bunlar insan da nasıl ve neden böyle büyük bir oyun çeviriliyoru merak etmeye başladım. Sonra realite cinlerden daha korkunç geldi. Kızlara tecavüz etmişler, o zavallı kadının aklıyla oynamışlar. Hasan da kendince iffet testi yapmışmış. Valla o kalfanın, Arap’ın ve evin hanımefendisinin yıllarca çektikleri çileyi düşününce içimi sıkıntı kapladı. Bir not olarak bu kitabın çok iyi fanfici yazılır. Aklımın bir köşesinde dursun ekfksldlsldşdşşs Ayrıca bu kitaba yazarın kendisinin de hurafelere karşı bir hiciv olarak görmesi de potansiyelini bayağı bir azaltıyor gibi. Çok daha sarsıcı bir korku hikayesi olabilirmiş. Emin alper bu işe el atar mı acaba ya?¿
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:53
Çağdaş İran Edebiyatının duru sesi deniliyor #FeribaVefi için. #UçupGidenBirKuş kitabını okurken hissettiğim şey, sanki bir evin içinde sıradan bir kadının, ev işlerine ve iki çocuğun bakımına yetişmeye çalışırken, üstelik kimse tarafından görülmeyen ve anlaşılmayan bir kadının, sıkışıp kaldığı hayatı onunla paylaştığım. Bu kadın isimsiz bir anlatıcı. Geçmişinden omzunda kalan yük ile, günümüzde sahip olduğu sorumluluklar ile ve gelecekteki belirsizliğiyle Tahran’dan bir kadın olsa da her ülkede, her toplumda niceleri var bu kadınların. Kitaptaki "kuş" metaforu, özgürlüğü arayan ama nereye uçacağını bilemeyen, kanatları ev içi sorumluluklarla bağlanmış kadının ta kendisi. Anlatıcı, herkesten ve her şeyden korkarak büyümüş. “Ben hep korktum; karanlıktan, bodrum katlardan, gölgelerden, Kadir amcadan, hatta annemden ve Mahbup teyzemden. Giderek kendimden bile saklanır oldum ve bir gün, kendime kim olduğumu sormak zorunda kaldım. Ben kaybolma duygusuyla büyüdüm; derin bir şaşkınlık hissiyle, bulunma umudumu bile yitirerek." Kalabalık sokaklar, komşuların bitmeyen gürültüsü, büyük idealleri olan sürekli ülkeyi terk etme planları yapan bir koca, iki küçük çocuk ve geçmişindeki uğultular.. Kitap, kimsenin kulak verme zahmetine katlanmadığı bir kadının kendi sesini bulma çabasını ele alıyor. Annesine göre babası katlanılmaz bir adamdı, hastalanınca bodrum kata yerleşti, bir çocuk gibi inlerken annesi bakmaya tenezzül etmedi kendisi ise korkup yorganın altına gizlendi ve o gece babası öldü, yetim gibi bir başına. Annesi sürekli sızlanan ve memnuniyetsiz bir kadın. En küçük kızına düşkün. Üç kardeşten büyüğü olan Şehla, çocukluğunda bile bir yetişkin gibi. Hiç evlenmiyor ve annesi ile yaşıyor. En küçükleri Mehin ise bir delifişek. Kendi çocuğu olmadığından bazen hayatında bir
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026228 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KİTAP ÖZETİ VE KİTAP YORUMUDUR
Puan vermedi·400 syf.··
2026 25. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:44
Kadın karakter, kocasının kendisini öldürmeye çalıştığını düşünerek ikinci kitabın sonunda abisiyle kaçmıştır. Ancak gerçek çok farklıdır. Yüzbaşının başka bir kadınla evlenmeye çalışmasının sebebi aşk değil, gücü ele geçirmek için hazırladığı karmaşık bir plandır. Üstelik evlenmeye çalıştığı kadın aslında yüzbaşının kardeğini sevmekte ve ondan hamiledir. Düğün sırasında bu gerçek ortaya çıkınca kadın kardeşine kaçar ve yüzbaşının planı başarıya ulaşır. Tam bu sırada yüzbaşı, saklandığı evin patladığını öğrenir ve karısının öldüğünü sanır. Onu kaybettiğine inandığı süreçte büyük bir yıkım yaşar. Öte yandan kadın karakter hayattadır ve abisiyle birlikte saklanmaktadır. Gerçekleri öğrenmek ve hesap sormak için yeniden Rusya'ya döner. Yüzbaşı, karısını karşısında gördüğünde onu kaybetme korkusuyla hareket eder ve tüm gerçekleri anlatmaya başlar. Zamanla kadın karakter, evliliğin ve düğünün arkasındaki planı öğrenir. Ancak asıl şok, ailesinin katledilmesinin ardındaki kişinin amcası olduğunun ortaya çıkmasıyla yaşanır. Yıllarca intikam yemini ettiren, onu manipüle eden ve gerçeği saklayan kişi aslında amcasıdır. Tüm olayların arkasında ise saplantılı aşk, aile içi ihanetler ve yıllardır saklanan sırlar bulunmaktadır. Serinin sonunda bütün maskeler düşer, gerçek suçlular ortaya çıkar ve kadın karakter ile yüzbaşı arasındaki yanlış anlaşılmalar sona erer. Böylece ikili tüm yaşadıkları acılara rağmen birlikte bir gelecek kurma şansı elde eder. Benim yorumum: Bu kitap serinin en güçlü final kitabı gibi hissettirdi. İlk iki kitap boyunca sürekli yeni sorular ortaya çıkarken bu kitapta cevaplar gelmeye başladı. Özellikle amcanın gerçek kötü karakter çıkması beni şaşırttı çünkü hikâyenin başından beri kadın karakterin en güvendiği kişilerden biri olarak anlatılmıştı. Yüzbaşının
Canavarımın KalbiRina Kent · Ren Kitap · 2026312 okunma
Âşıkdaşlık değil arkadaşlık
6/10
·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:43
Bu kitabın sağ tarafı bir kadına, sol tarafı ise bir adama ait günlük sayfalarından oluşuyor. Fikir çok güzel ama kitabı okumayı bu kadar zorlaştırmaya gerek var mıydı bilemedim. Bir kitaba kolay kolay beğenmedim demeyi sevmiyorum ama gerçekten bu kitabı hiç sevemedim. Anlatmaya ve dinlemeye ihtiyacı olan iki insanın sohbetlerinden oluşuyor kitap. Olayları iki farklı bakış açısından görebiliyoruz. Fakat bana hitap etmedi pek... Derya'nın abisiyle olan toksik? ilişkisini okumak beni rahatsız etti. Suzan'ın gerçekçilikten uzak aşk hikayesi, Ekmel Bey'in karamsarlığı içimi baydı.Sohbet ettikleri o ağır, eski evin içinde resmen ben de boğuluyordum. Kitap benim doğum günüm olan 10 Aralık tarihinde sonlandı. Benim için hoş bir ayrıntı oldu. :) Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
10/10
·336 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:15
1940 yılında Avrupa’da savaş patlamışken New York’ta ikamet eden bir grup bohem sanatçı, Brooklyn’de bir ev tutmaya karar verir. Ev büyüktür, bakımsızdır; Viktoryen dönemden kaldığı için döküntüdür ancak eski zamanların görkemini yansıtan bir çekiciliği vardır. Evi önce üç kişi kiralar: İngiliz şair W. H. Auden, genç romancı Carson McCullers ve Harper’s Bazaar dergisinin editörlüğünü yapan, dönemin kültür dünyasında popüler bir isim olan George Davis. Evde ilk başlarda kalorifer tesisatı bile bozuktur, pek çok eksik vardır; ancak tadilat devam ettikçe kısa sürede evin kadrosu kalabalıklaşır, dönemin gözde isimleri gelip kalmaya başlar. Çoğu, Paris’in işgaliyle gemilerle Avrupa’dan kaçmış mültecilerdir; 1920’lerdeki ve 1930’lardaki özgürlükçü, sanatsal Paris’in Nazi işgali altında çöküşünün yasını tutarlar. Sherill Tippins’in deyişiyle ev, Nuh’un gemisine dönmüştür. Broadway’de sahneye çıkan burlesk sanatçısı ve striptiz kraliçesi Gypsy Rose Lee’nin gelip yerleşmesi eve renk katar, onun gelişi magazin basınının da ilgisini eve çeker. February House, savaş atmosferinde bunalan sanatçıların birbirini desteklediği, üretmeye teşvik ettiği bir sığınak olur. Sakinlerinin çoğunun doğduğu ay şubat olduğu için Anaïs Nin bu eve "February House" ismini verir. Thomas Mann’ın çocukları da gelip burada kalır; biseksüel bir çift olan Paul ve Jane Bowles da fırtınalı evliliklerinin bütün tartışmalarını burada sürdürür. Carson McCullers aşk acısı çeker ve Gypsy’nin kollarında teselli bulur; ikisinin ismi magazin basınında "kim kiminle" tarzında dedikodu haberlerinde geçer. Bu eve bir bakıma "queer evi" de diyebiliriz aslında; çünkü dönemin baskıcı ortamında bu yaratıcı insanlar, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri sıcak bir mekân bulabilmişlerdir. Şunu itiraf etmeliyim ki içinde
Edebiyat
February HouseSherill Tippins · Mariner Books · 20061 okunma
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 10:02
Jack London'ın " Anna Karenina" tarzı kitabı. Dick Forest küçük yaşta yetim kalır. Çiftlik ve büyük bir para miras kalır. Varis gözetiminde okulu, profesör ve öğretmenlere özel ders önererek, erken bitirir. Geleneksel yöntemlerden çok bilime dayalı deneysel yöntemlerle çiftliği büyütür ve daha önce görülmemiş hayvanlar yetiştirir. Bir çok yeteneği olan Paula ile evlenir ve 12 yıllık evlilikleri boyunca macera dolu hayatları olur. Dick'in yakın arkadaşlarından Graham bir kitap yazabilmek için misafir olarak gelir ve Paula'ya aşık olur. Zamanla Paula'da Graham'ı sever. Kitap Dick - Paula - Graham arasındaki aşk üçgenini anlatıyor. Diğer Jack London kitaplarına göre biraz gölgede kalan bir kitap.
Büyük Evin Küçük HanımefendisiJack London · Maya Kitabevi · 2018241 okunma