Olvido… Yani “Unutuş”…
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Karınca Kokusu Júlia Peró’nun yeni çıkan romanı. Bir daire içinde, yalnız yaşayan bir kadının kafasının içindeyiz. Kitabı elimden bırakamadım ancak yavaş yavaş okudum. Cümlelerin altını çizmek istedim fakat o kadar çok cümle vardı ki çizmek istediğim, kalemi elimden bıraktım. Bazı paragraflarda kitabı göğsüme bastırıp düşündüm, sindirdim. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici metinlerden biriydi. Kaçınılmaz son, yaşlılık… Kitap bittiğinde boğazımda bir yumru kaldı. Kuzey Baykal Ve İlayda Güzel’e teşekkür ederim. Böyle güzel bir metni dilimizde okuma fırsatı verdikleri için Ayabakan Yayın evini kurdukları için. Çevirmen Nergis Gürcihan hanımın da emeğine sağlık. Özenle çalışıldığı çok açık. Yazarımız zaten genç bir şair. Kitapta hem edebiyata doyuyoruz hem de farklı bir metin olduğu için ayrı haz alıyoruz. Kısaca okuyalım efendim . “Yaşlılık uzun bir hastalıktır. Bedende taşınması zor bir hastalık. “
Karınca KokusuJúlia Peró · Ayabakan Yayınları · 202614 okunma
Özel Koruma
8/10
·344 syf.··
2026 7. kitabı
Kitap Katherine Center'dan okuduğum ilk kitaptı ve genel olarak yazım dilini, olayların işleyişini ve karakterleri sevdiğimi söyleyebilirim. Tam bir yaz kitabı olduğunu düşünüyorum, ayrıca çok hızlı da okunan bir kitaptı. Karakterlerden bahsedecek olursam Hannah da Jack de sevdiğim karakterler oldular. Hannah oldukça tatlı bir karakterdi, aynı zamanda gerçekten aklını kullanabilmesi de ona artı bir puan kazandırdı benim gözümde çünkü bir sorunu veya herhangi bir olayı çabuk kavrıyordu ve bu hoşuma gitti şahsen. Jack'in bir oyuncu olmasından ziyade iç dünyasını daha fazla okumak bence çok daha keyifliydi. Spoiler olabilir! Açıkçası Jack'in takıntılı fanları üzerinde bu kadar durulması bana saçma geldi. Tehdit, Jack'in evini bulma gibi bir sürü şey yaptı mesela takıntılı bir fanı ve kocaman güvenlik ekibi bunun üstesinden pek de gelemedi, bu can sıkıcıydı bana göre. Ayrıca kitabın sonlarında Jack'ten nefret eden Wilbur'un ortaya çıkışı da pek hoşuma gitmedi ama olayların işleyişi için gerekli sayılabileceğinden hakkında yorum yapamam. Bir olumsuz eleştirim de kitabın en son sayfalarının çok hızlı ilerlemiş olmasıydı. En azından çiftimizin düğününü falan bir bölüm okumayı isterdim. Spoiler sonu! Bence kitap bir romantik komedi kitabından almak isteyeceğiniz her şeyi ölçüsünde size sunma konusunda başarılı. Mesela bazı olayların biraz daha uzatılabileceğini düşünmüştüm okurken ama sonrasında düşündüğümde o olaylar uzamış olsaydı kitabın atmosferi de değişebilirdi, dolayısıyla belirli olayların üzerinde kısaca durulması olayların dozunu ayarlamış gibiydi. Yine de üstünde durulmasını, biraz daha uzun okusak fena olması dediğim kısımlar da az değildi. Her şeye rağmen hızlı okunabilen, sürükleyici, akıcı, yaza uygun bir kitap arıyorsanız Özel Koruma güzel bir öneri
Özel KorumaKatherine Center · Artemis Milenyum · 2023989 okunma
Reklam
Puan vermedi·40 syf.··
2026 79. kitabı
Evine Hoş Geldin KUNDUZ! . Havalar ısındı ve okulların kapanmasına çok az kaldı. Miniklere harika bir tatil önerisi sunmak istiyorum; #evinehoşgeldinkunduz . Maceracı bir kunduz bizimle bu hikayede. Çevresindekilerin uğurlamasıyla dünyayı keşfe çıkan ve yolunda gördüklerine hayran kalan. Fakat o da ne? Bizim kunduz evinden çoookk uzaklara yol aldığında, birden nasıl geri döneceği gelir aklına. İşte o anda cesur köpek seslenir ona ve başlarlar kunduzun evini aramaya. Bu arayış sırasında birbirinden farklı hayvanların yaşam alanlarını keşfetme fırsatı bulurken, kunduzun yuvasını da bulabilecekler mi acaba? Muhteşem çizimler ile az bilinen hayvanların yaşamlarına dair bilgiler ve görsellerle merakla okunan bir kitap. Resimlerin büyük ve detaylı olması, sadece tek bir kareye odaklanmak yerine çocukların hayal güçleri eşliğinde farklı hikayeler kurgulamasına da vesile oluyor. Bir de kitabın sonunda yer alan kunduzun gezdiği yerlerin ve oradalarda yaşayan hayvanların gösterildiği harita, eğitici ve öğretici bir kazanım sağlıyor miniklere. Bu arada miniklere dediğime bakmayın, ben de bu yaşımda öğrendim kunduzların yaşam evlerinin yarı nehir yarı karada olduğunu ve de çardak kuşlarının sevdiği için nasıl çaba gösterdiğini . Sıcacık ve keşif duygusuyla dolu, dostluk, cesaret, ait olma üzerine yazılmış bu resimli kitap, kesinlikle #tavsiyemdir sizlere. Keyifle .
Evine Hoş Geldin Kunduz!Magnus Weightman · 25M2 Kitap · 20252 okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
O, güzeller güzeli Perihan'ın kara kuru kızı Peri. İsmine yakışacak bir Peri Masalı mevcut değil bu eserde. Çünkü Perihan'ın güzelliğinden nasibini alamadığı ve annesine göre halası Nazlı'ya benzeyen Peri, yıllarca annesinin gözüne girmek için çırpınıp durur. Ancak ne yaparsa yapsın Perihan için Peri, görmek istemediği bir manzara gibidir. Dağ gibi yakışılıklı esmer kocasının ve kendi güzelliğinin birleşimi bembeyaz tenli güzeller güzeli bebeğini esmer tenli olarak gördüğü ilk andan itibaren Peri'nin masalı çoktan siyahlara boyanmıştı. "Adım gibi eminim ki çirkin olmak yoktur. Çirkin hissetmek vardır.Sen istediğin kadar güzel ol. O hissi içinde taşıyorsan başkalarının sana güzel demesi farketmez." Peri ise çocukluğundan beri annesi gibi güzel olamadığının farkında, sevgiye muhtaç, annesinin gönlünü hoş etmek için elinden geleni yapmaya çalışarak büyürken annesi titiz diye evini tertemiz tutmak, annesinden bir güzel söz duymak için her şeyini vermeye hazır günleri ve yılları geçirirken sığındığı tek şey renklerin gizemidir. Resim yapmak onun dünyasının en önemli parçasıyken yeteneği ilk önce ilkokul hocası tarafından fark ediliyor. Resim yaparak yaşama kendince tutunmaya çalışırken hayatının yolunda olmadığını anlaması ise yıllar sonra resim öğretmenine yaşadıklarını anlatması başlayacaktır. Bu adımı yirmi yedi yaşına girdiğinde kendisinin hazırladığı "Çirkin Kadınlar için Hayatta Kalma Rehberi" ile bambaşka bir sürece doğru evrilirken kendi ruhu ve bedenini yeniden keşfedecektir. "Bir patron ne kadar yetenekli olursa olsun iyi bir ekip kurmazsa şirketi batırır. Yaşamak da aynen öyle bir ekip işidir. Ekibini iyi kurarsan iyi yaşarsın, kuramazsan yaşamayı ne kadar iyi bildiğinin bir önemi yok." Peri'nin iyileşme yolculuğunu Ceren Ceran'ın mizahı yüksek kalemi ile
Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma RehberiCeren Ceran · Masa Kitap · 2024497 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 9. kitabı
Çehov’un 44 yıllık ömründe tamamladığı son öykü sayılan Nişanlı, evlilik arifesindeki genç bir kızın hayatı sorgulamasını ve zincirlerini kırarak özgürleşme sürecini anlatıyor. Rus feodal yapısının yarattığı aylak insan profilini yere yere bir hâl oldun be Pavlovic. Ne var yani sistem; kendilerini tembelliğin kucağına atmış insanları yarattıysa ve işe yaramazlıklarıyla mahalle kahvelerinde geceleyen binler yarattıysa, oğulları ve kızları kendilerinin laciverti olmaktan başka bir kapıya çıkamıyorsa 3-4 soy. Yazarken bile yalandan olumlayamıyorum bu tekdüzeliği. O yüzden ben de bu Akçadağlılardan hallice taşlama becerisine sahip Anton abimin düşüncesinden taşacağım. Herif 44 yıllık ömrünü bu cehaletin karşısında geçirmiş, bize biraz daha fazla yıllar vaat eden bu hayatı; sırtı emperyalizmin şatafatına dayayarak geçirmek yakışmaz. Bu az önce bahsettiğim genç kızımız işte ; eve Moskova'dan gelen akraba Saşa ile kendini bulma sürecine girer. İçinde annesinin karbon kopya hayatını yaşayacağının kaygısını, sezgisini duymaya başlar ve şüphe eder evliliğe bu kadar yaklaşmış ve görünürde en önemli kararını verecekken hayatının; ve işte en önemli kararını Saşa ile kaçmakla kendine yeni bir yelken açmakta bulur. Saşa onun için yeni kapılar da açabilen bir çilingir görevi görür yani. Saşa ile kaçmak diyince ona bağrı yanık da sırılsıklam peşinden gidiyor sanılmasın, Nadya kendini bulabileceği bir eşik yaşamaktadır sadece. O yüzden ismini ilk defa şu an , özgürlüğüne adım atarken anmayı tercih ettim, ismini unuttuğumdan değil yani. -Biz de yedik, yeseniz güzel olurdu.- Nadya Moskova'da kendi yolunu çizmeye çalışır, eğitim alıp kendini geliştirir, bir kere girmiştir çünkü o yola; köyüne dönüp nişanlısıyla evleneceği yoktur ya bu saatten sonra, o da ancak ailesine keskin bir ket
NişanlıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,910 okunma
8/10
·504 syf.··
2026 58. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:10
Stefan Zweig, Dünün Dünyası'nda hem kendi yaşam öyküsünü hem de artık var olmayan bir Avrupa'yı anlatıyor. Ölümünden kısa süre önce tamamladığı bu otobiyografik eser, Nazizm nedeniyle ülkesini, evini ve alıştığı hayatı geride bırakmak zorunda kalan bir insanın, kaybettiği dünyaya yazdığı hüzünlü bir veda gibi. Kitabı okurken kendimi Birinci Dünya Savaşı öncesinin o kozmopolit Avrupa'sında sanat ve edebiyat çevrelerinde dolaşıyor gibi hissettim. Sanki bir masada yazarlar sohbet ediyor, bir başka köşede besteciler yeni eserlerini konuşuyor. Sayfalar arasında öyle isimler çıkıyor ki insan ister istemez imreniyor. Zweig'ın dostluk kurduğu ya da yakından tanıdığı sanatçıların sayısı ve çeşitliliği gerçekten hayranlık uyandırıcı. En çok da Romain Rolland ile ilgili bölümler ilgimi çekti. Zweig'ın ona duyduğu saygı ve hayranlık bana da geçti diyebilirim. Hatta elimde okunmayı bekleyen Jean-Christophe kitaplarına karşı merakımı ve heyecanımı iyice artırdı. Ama Dünün Dünyası sadece kültür ve sanatın altın çağını anlatmıyor. Aynı zamanda savaşların, yükselen milliyetçiliğin ve değişen dünyanın o parlak dönemi nasıl yavaş yavaş yok ettiğini de gösteriyor. Bu yüzden okurken bir yandan o döneme hayran oluyor, bir yandan da derin bir hüzün hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde sanki sadece Stefan Zweig'a değil, tanışmayı isteyeceğim onlarca sanatçıya ve artık geri gelmeyecek bir çağa da veda etmiş gibi hissettim.
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20242,678 okunma
Reklam
Reklam