10/10
·256 syf.·
2026 38. kitabı
Nefis diyor ki... İnsan nefsi içinde konusan sestir. Eğer güzel bir şey yapacakken içinden bir ses konuşmaya başlıyorsa bil ki nefsin sana bela olmuş. Kitap farklı iki zamanda geçiyor. İstanbul da babasını yeni kaybetmiş kahramanımız gezerken rastgele girdiği kitapçıdan öylesine bir kitap alıyor. Onu en çok etkileyecek kitap olduğunu bilmeden. Kitapta Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri'nin hayatı anlatılmış. Akıcı bir sekilde yıllar süresince iki zaman arasinda gidip geliyoruz. Kadı Mahmut Efendi tam mesleğinin zirvesinde iken,bir gece gördüğü rüya ile kendisini bir bilinmezin içinde bulur. Öğrencilik yıllarındaki ihlasin kendisinden gittiğini düşünür. Ve yolu Üftade Hazretlerinin dergâhına düşer. Burada nefsini eğitmek için önce ciğer satar, daha sonra abdesthaneleri yıkar. Aradan geçen zamanda da hocasının dizinin dibinden ayrılmaz. Ancak zamanla artık kendi dergahini kurmasını gerekir. Ve hocasının yönlendirmesi ile İstanbul'a gelir. Tüm bu süreçlerde sürekli nefis muhasebesi yapar. Nefsini öldürmenin yollarını arar. Kitapta bu bölümleri nefsin ağzından dinliyoruz. Onu yoldan çıkarmak için her şeyi yapmasına rağmen yıllar geçtikçe nefsi kendisine tabi olur. Diğer taraftan şimdiki zamanda yaşayan kahramanımız ise kitabı akıl almaz bir şekilde çok anlamlı bulur ve hayatında yaşadığı tevafuklarla beraber yeni bir sayfa açar. Kitabını dili son derece akıcı ve güzeldi. Uzun zamandır okuduğum en güzel kitap diyebilirim. Sonunda ise Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri ruhunu teslim ederken nefsi de ona teslim olmuştur. Kitabın son sayfalarında nefsin kendini anlattığı bölüm çok etkileyiciydi. Ne olursa olsun kıyamet gününe kadar vazgeçmeyeceğini insanın kendisine yenilmesi için her şeyi yapacağını açıkça söylüyor. Rabbim nefsini dizgine çekenlerden eylesin. Amin Alıntılar : Bu dünya
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
Sebepler farklı ama insana hissettirdiği aynı. Yalnızlık…
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:13
Kendimi çok yalnız ve çaresiz hissettiğim bir dönemdeyim. Birşeyler için sürekli çabalarken ellerimin her seferinde boş kalması içimdeki heyecanı umudu hevesi öldürüyor. Öyle ki çok severek okuduğum mesleğimi bir daha yapamayacakmışım gibi hissediyorum. Tüm bunların üzerine bu kitap o kadar iyi geldi ki. Okurken hem selime teyzeydim hem meltem. Onları kitabın içinden çıkarıp yüzlerine bakın ben sizim demek istedim. Beni sorup soruşturmayan evlatlarım yok selime teyze ama ben senim ne hissediyorsan karşılığı bende,annem beni terk etmedi babaannem ve dedemle büyümedim Meltem ama bak ben senim demek istedim. Beni nasıl böyle güzel anlatabildiniz merak ediyorum demek istedim. Sıcacık bir kitaptı elimden bırakmak istemedim. Öyle ki dün sabah dişlerimi fırçalarken de tam 3 sayfa okudum
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·336 syf.··
2026 21. kitabı
Kitabı okurken belki de çoğu yerde "Yok canım, daha neler!" diyebilirsiniz. Ama ben buna imanın gücü, tevekkül diyorum. Nurullah Hoca da çok tevekkül sahibi bir ailenin çocuğu olarak büyüdüğü için anlatılanları hiç garipsemedim. Hatta iki evlat sahibi bir anne olarak, sürekli "Keşke benim de evlatlarım bu şuurda olsalar" diye dua ettim. Nurullah Hoca ne kadar vefakar, ne güzel bir insanmış... ​Otobiyografi tarzında bir eser olmasına rağmen kitap asla sıkmıyor; sıkılmadan okuyacağınız nadir otobiyografilerden biri olmuş. Benim için okuması çok keyifliydi; yer yer güldürdü, bittiğine çok üzüldüm. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı, diğer kitaplarını okumak için de sabırsızlanıyorum.
1000Kitap
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,031 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 12:24
Kadın olmak her toplumda zor.. Afganistan'da kadın olmak, anne olmak, evlat, kardeş olmak daha zor.. Zeba da bir anne ve işlediği suç yüzünden ip'e gidecek. Peki işin iç yüzü ne? Bahçede bir ceset kenarda bir balta kadının her yeri kan içinde. Kendinden geçmiş, korku, telaş, şok.. Herkes toplanmış avluya ne oldu bilmiyor kimse. Cinnet geçirmiş bu kadın, zaten kadınlar delirmeye yatkındır diyorlar.. Bir koca ne olursa olsun öldürülmeyi hak etmez diyorlar.. O koca ne kadar kötü biri de olsa aklanıyor bir anda.. Erkek çünkü her durumda üstün kadından. Afganistan'da kadın olmak şahitliğinin bile yarım olması demek.. Zeba büyük bir hikaye saklıyor bu romanda. Afganistanda dolaşıyorum her cümlede, tozlu yollarda yürüyorum yargısız bir yargıda acımasızca yargılanıyorum. Anneyim, penceresiz bir mezara koyuyorlar beni, evlatlarım var biri daha sütten kesilmemiş. Herkes kesin o öldürdü kocasını diyor. Oysa kimse bilmiyor küçücük bir canı koruduğumu. Anlatsam da kimse inanmaz zaten bana.. Bu hikayede Zeba oluyorum. Çocuklarından ayrılmış bir anne. Çünkü o pis adamı kızlarından daha küçük bir çocuğa tecavüz ederken görüyorum. Ama tecavüz kelimesinin bir karşılığı yok dilimde. Bacaklarından akan kan yüzünde utanç var.. incecik bacaklarına pantolonunu çekmeye çalışıyor küçük kız.. Afganistanda namusu giden bir kız ölse daha iyidir. Zaten yaşatmazlar.. O yüzden susuyorum.. Yaşadığını silemem belki, ruhundaki yarayı da iyileştiremem. Ama kurtarabilirim onu her sözden. Peki benim yani Zeba'nın hikayesi ne olacak? Kitabın devamında bunu göreceğiz. Okuması yüreğe ağır gelen bir kitap. Okuyacak olanlara iyi okumalar diliyorum..
Penceresiz EvNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 2020600 okunma
Mesudiye Zırhlısı
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 01:56
Efendi Kaptan kurtar Bizi Oğuz Otay Heyecanla okuduğum bu eser, 1874-1914 seneleri arasında Osmanlı donanmasının en önemli gemilerinden Mesudiye zırhlısının trajik hikâyesi ve Osmanlı'nın çöküşünü irdeliyor. Kitap 1874 yılında Osmanlı'nın ingilizlerden satın aldığı "Mesudiye Zırhlısı" adlı savaş gemisinin tamiratı, yeniden inşâsı,onarımı ile başlıyor. Ve 1914'te başlayan 1. Dünya savaşı & Çanakkale Savaşı'nda, geminin B 11 denizaltısı tarafından hazin sonla batırılmasına kadarki tarihsel süreci, belgeler, anılar ışığında okura aktarıyor. Dönemler: Sultan Abdülaziz, 93 Harbi, Balkan Savaşları, Türk Yunan savaşları, 1. Dünya Savaşı başlangıcı...Sürükleyici kitabın ilginç yeri ingilizlerden satın alınmış olan savaş gemisinin 40 yıl sonra yine İngilizler tarafından batırılması ânı. Bakımlarının tam yapılmamış olmasına, hatta onarımının ihmal edilmesine, bazı hasarları olmasına rağmen cahil cesareti ile savaşa çıkarılan bu gemideki Türk askerleri savunmaya geçse de bir süre sonra gemi yara alıp arızalanıyor, yan yatıyor 36 saat boyunca kurtarılmayı bekleyen Türk askerlerinin kimisi yarıya kadar gömüldükleri suda boğuluyor, şehit oluyor bir kısmı da kurtuluyor bu süreç çok duygusal işlenmiş. Hatta gemiye yardım etmek için İstanbul'dan gelenler beklenirken bu aşamada zırhlı saç levhayı keskiyle delip mahsur kalanlara hortumla süt verilmesi de çok ilginç. Geminin derinliklerinden gelen 'Efendi Kaptan Kurtar Bizi ' çığlıkları ise gerçekten yürek burkucu. Okurken en etkilendiğim kısımdı. "Merak etmeyin evlatlarım şimdi hepinizi kurtaracağız biraz sabredin" diyen kaptanın çaresizliği ise iç ler acısıydı.. Kitabın içeriği arşivler, fotoğraflar,mürettebatın hatıraları, gemide yaşanan disiplinsizlikler teknik yetersizlikler ve cehalettir. Kısaca eser, bir gemiden yola çıkıp
1000Kitap
Efendi Kaptan Kurtar Bizi!Oğuz Otay · Denizler Kitabevi · 200511 okunma
10/10
·120 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 14:11
Insan evladının, küçücük bir çocuğun yaramazlık ve kotucul davranışlarıyla baslayip, elindeki güç ve kuvvet gittiğinde aslında ne yaptığını farketmesi uzerine cok guzel bir öykü. Çizgi filmde yapılmış evlatlarım izliyorlardi. Gerçekten ne yaptığını anladığında pişman olacağımızın guzel bir örneği olmus.
Nils ve Uçan KazSelma Lagerlöf · Beyaz Balina Yayınları · 2017460 okunma