Kadın olmak
9/10
·182 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:40
Bir kız çocuğu olmak, kadın olmak nedir? Neler düşünür kadınlar? Yaptıklarını neden yaparlar bu şekilde? İnsanlar neden bu kadar baskı kurar kadının üzerinde? Toplum kadını nasıl kendi istediği tarafa zorla çekmeye çalışır? Evlilik köleleştirir mi kadını? Kendin olmak için ne kadar direnmelisin erkeklere? Bu sorular daha da çoğaltılır ve çeşitlendirilir. İlk başta çok uç bir noktadan yazdığını düşünmüştüm yazarın bu kitabı. Aşırı muhafazakar bir babanın kız çocuğusun, her an takip ediliyorsun, arkadaşının evine bile arabayla bırakılıyorsun. Hem el üstünde gibisin hem de kısıtlanmışsın. Giydiklerin, yediklerin, konuştuğun kişiler sürekli bir gözlem altında. Sonra, kitap başarılı bir iş kadınının yaşadıklarına doğru evriliyor ve kendini de görmeye başlıyorsun. Hayattan ve gerçekten olan şelerden bahsediyor. Kendimi ve çevremdeki insanların yaşadıklarını sorgulamama, yeni bir gözle bakmama sebep oldu bu kitap. Her yaşta, her yeni bir evrede yeniden okunası bir kitap.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 19. kitabı
Hyunam - Dong Kitabevi Hwang Bo-reum’un tüm dünyada ve ülkemizde büyük ilgi gören romanı Hyunam-Dong Kitabevi, son yıllarda edebiyatta yükselişe geçen "healing fiction" (iyileştirici kurgu) veya "cozy literature" (sıcacık/rahatlatıcı edebiyat) türünün en naif örneklerinden biridir. Büyük dramlar, entrikalar veya hızlı bir aksiyon yerine; modern insanın içsel yorgunluğuna, yavaşlamaya ve küçük mutluluklara odaklanır. ​Kitabın derinlemesine analizi, sunduğu temalar ve karakter dinamikleri şu şekildedir: Romanın çıkış noktası, başkarakter Youngju’nun "her şeyi doğru yapmasına" rağmen mutsuz olmasıdır. İyi bir eğitim, saygın bir kariyer ve toplum standartlarına göre düzgün bir evlilik... Youngju, modern toplumun başarı olarak dayattığı tüm kutucukları işaretlemiş ama günün sonunda ruhsal olarak tamamen tükenmiştir. Kitap, bu yönüyle "Başarı gerçekten bizi mutlu eden şey midir?" sorusunu sert ama sessiz bir şekilde sorgular. Ruhu okşayan, içinizi rahatlatacak bir kişisel gelişim yolculuğu. Biz Bibliyofiller için yazılmış kitap okudukça kitaplara daha çok aşık olacaksınız. Tavsiyemdir. Keyifle Okumalar !
Edebiyat
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·416 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:08
akıp gitti güzel kitap ama kurulan evreni çok beğenmedim kitap fantastik diye pazarlandığı için daha farklı bir evren beklemiştim fakat fantastik yanını pek göremediğimizi düşünüyorum tamam daktilo meselesi falan hoş fakat yeterli gelmedi bana. birde düşman kısmı aşırı kısa bu da en hoşuma gitmeyeni Iris neyse de Roman çok çabuk yumuşadı gibi geliyor. Kitap kalın olduğu için yazar düşman kısmını uzun yazdı falan diye düşünmüştüm ama hiçte öyle olmadı. Bence Iris ile Roman'ın iş hayatını daha fazla okumalıydık beraber çalıştıkları kısımları. Yani Iris, Roman'ın nişanlanacağını öğrendiğinde haliyle hoşlanmıyordu o yüzden bir şey hissetmedi ama beraber çalışırlarken o nişanlılık olayı uzasaydı kıskançlık sahnesi görseydik süper olurdu. Iris'in aşkı bana pek geçmedi o yüzden fakat Roman çok güzel seviyor. Birde evlilik olayı da aşırı geçiştirme geldi yani yazar konuyu bulmuş çok güzel ama yazamamış gibi geldi. Her şeye rağmen kitabı beğendim karakterler olsun konu olsun çok güzel. İkinciyi sabırsızlıkla bekliyorum okumak için
Ebedî RekabetRebecca Ross · Olimpos Yayınları · 20241,232 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Merhaba Bugün sizlere Burhan Cahit Morkaya'dan birbirinin devamı olan iki kitapla geldim Kızıl Serap ve Ayten ; 𝗞𝗜𝗭𝗜𝗟 𝗦𝗘𝗥𝗔𝗣:Ayten, ideal aşkı ve sadakati ararken toplumsal önyargılar ve hayal kırıklıkları nedeniyle erkeklere güvenini yitirir.Eserin ana teması, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadının ekonomik bağımsızlık mücadelesi ve ataerkil toplumun ahlak anlayışına karşı direnişidir. Aldatılmaya tahammül edemeyen Ayten, boşanarak annesinin evine döner. Ancak orada beklediği anne şefkatini bulamayınca, ablasıyla birlikte Yeniköy'deki köşke yerleşir. Hayatına giren erkeklerden yana yüzü gülmeyen Ayten'in yaşadığı hatalar, erkeklerin iç dünyası ve sadakat arayışı bir kez daha sorgulanır. ( Yer yer Ayten'e kızacak hatta bu kadar olmaz diyeceksinizz ) 𝗔𝗬𝗧𝗘𝗡:   Bu devam romanı, Cumhuriyet dönemi kadınının konumunu ve anne-kız ilişkisini işler; ilk kitaptan bağımsız okunabilir. Kendi travmalarının kızına geçmemesi için onu koruyan Ayten ,güçlü bir varoluş mücadelesi verir. Yazar, bu eseriyle birçok kıza "Ayten" isminin verilmesine öncülük etmiştir. Roman, dönemin ağır diline zıt olarak akıcı, samimi ve duru bir Türkçe ile yazılmıştır. Anne ve kızının İstanbul'dan Paris'e uzanan hayat mücadelesini konu alan bu kitap, ilk esere kıyasla daha sade ve sakin bir anlatıma sahipti.Bazı yerlerde çok tekrara düşmüştü bu yüzden ilk kitabı daha çok sevdim. Ayten romanında İstanbul ve Paris'in karşılaştırılması,modern ve ideal kadın anlayışına bir yaklaşımdı. Bu süreçte Türk kadınının yaşadığı süreci almış. ᴏᴋᴜʏᴀᴄᴀᴋ ᴏʟᴀɴʟᴀʀᴀ ᴋᴇʏɪғʟɪ ᴏᴋᴜᴍᴀʟᴀʀ
Kızıl SerapBurhan Cahit Morkaya · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024668 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 9. kitabı
Çehov’un 44 yıllık ömründe tamamladığı son öykü sayılan Nişanlı, evlilik arifesindeki genç bir kızın hayatı sorgulamasını ve zincirlerini kırarak özgürleşme sürecini anlatıyor. Rus feodal yapısının yarattığı aylak insan profilini yere yere bir hâl oldun be Pavlovic. Ne var yani sistem; kendilerini tembelliğin kucağına atmış insanları yarattıysa ve işe yaramazlıklarıyla mahalle kahvelerinde geceleyen binler yarattıysa, oğulları ve kızları kendilerinin laciverti olmaktan başka bir kapıya çıkamıyorsa 3-4 soy. Yazarken bile yalandan olumlayamıyorum bu tekdüzeliği. O yüzden ben de bu Akçadağlılardan hallice taşlama becerisine sahip Anton abimin düşüncesinden taşacağım. Herif 44 yıllık ömrünü bu cehaletin karşısında geçirmiş, bize biraz daha fazla yıllar vaat eden bu hayatı; sırtı emperyalizmin şatafatına dayayarak geçirmek yakışmaz. Bu az önce bahsettiğim genç kızımız işte ; eve Moskova'dan gelen akraba Saşa ile kendini bulma sürecine girer. İçinde annesinin karbon kopya hayatını yaşayacağının kaygısını, sezgisini duymaya başlar ve şüphe eder evliliğe bu kadar yaklaşmış ve görünürde en önemli kararını verecekken hayatının; ve işte en önemli kararını Saşa ile kaçmakla kendine yeni bir yelken açmakta bulur. Saşa onun için yeni kapılar da açabilen bir çilingir görevi görür yani. Saşa ile kaçmak diyince ona bağrı yanık da sırılsıklam peşinden gidiyor sanılmasın, Nadya kendini bulabileceği bir eşik yaşamaktadır sadece. O yüzden ismini ilk defa şu an , özgürlüğüne adım atarken anmayı tercih ettim, ismini unuttuğumdan değil yani. -Biz de yedik, yeseniz güzel olurdu.- Nadya Moskova'da kendi yolunu çizmeye çalışır, eğitim alıp kendini geliştirir, bir kere girmiştir çünkü o yola; köyüne dönüp nişanlısıyla evleneceği yoktur ya bu saatten sonra, o da ancak ailesine keskin bir ket
NişanlıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,908 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 4104. kitabı
Alice Feeney yine ters köşeleriyle dolu, okuru son sayfaya kadar diken üstünde tutan bir roman yazmış. Daisy Darker, klasik bir kapalı oda gizemini gotik bir atmosferle birleştirirken, aile sırlarının ne kadar yıkıcı olabileceğini de gözler önüne seriyor. Hikâye, yıllardır birbirinden uzak yaşayan Darker ailesinin, ninenin 80. yaş günü için gelgit adasındaki evlerinde bir araya gelmesiyle başlıyor. Gelgit yükseldiğinde dünyanın geri kalanıyla bağlantılarının kesilmesi zaten başlı başına tedirgin edici bir ortam yaratıyor. Fırtınanın ortasında bir ölüm gerçekleşince gerilim giderek artıyor ve herkes birbirinden şüphelenmeye başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı atmosferi oldu. Deniz Camı adlı ev, yükselen sular, dışarıdaki fırtına ve içeride biriken gerginlik öyle başarılı anlatılmış ki kendimi adada mahsur kalmış gibi hissettim. Her karakterin sakladığı sırların yavaş yavaş ortaya çıkması merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bir bölüm daha okuyayım derken sayfalar hızla akıp gidiyor. Daisy karakteriyle ilgili ayrıntılar ve aile üyeleri arasındaki kırgınlıklar da hikâyeyi sadece bir cinayet romanı olmaktan çıkarıyor. Aslında kitap, bir ailenin yıllarca görmezden geldiği gerçeklerle yüzleşmesini anlatıyor. "Şeytan aslında görmemiş gibi yapan gözlerdi ve duymamış gibi yapan kulaklardı." cümlesi kitabın ruhunu çok güzel özetliyor. Çünkü burada kötülük yalnızca yapılanlarda değil, sessiz kalınanlarda da gizli. Final kısmına geldiğimde gerçekten şaşırdım. Uzun zamandır bir polisiye beni bu kadar hazırlıksız yakalamamıştı. Geriye dönüp düşündüğümde ipuçlarının aslında gözümün önünde olduğunu fark ettim ama yazar bunları öyle ustaca saklamış ki son ana kadar tabloyu göremedim. Gerilim, gizem ve aile dramını bir arada okumayı sevenler için Daisy Darker kesinlikle tavsiye
Daisy DarkerAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20241,366 okunma