Maalesef duyuyor ve üzülüyoruz ki, boyları kadar çocukları olan bazı erkek ve kadınlar, cep telefonu mesajıyla, internet aracılığıyla başka kadın veya erkeklerle önce haberleşip sonra kendi yuvalarını yıkacak kadar büyük hatalar işleyebiliyorlar. Televizyon denen nesne ise, bilhassa ipe sapa gelmez evlilik programları, gayri meşruyu normalleştirme gayretinde olan dizileri ve 24 saat kesintisiz yayınları ile ailelerdeki mutluluğu tehdit etmekte, eşlerin arasına kara kedi gibi fitneyi sokmaktadır. Çaremiz şu ki, televizyona, internete, cep telefonuna karşı, 'eûzu besmeleyi' iyi çekmemiz gerekiyor. Gece üçlere dörtlere kadar televizyon veya internetin başından kalkmayan kişinin başka günah aramasına gerek yoktur.
Sayfa 51 - Kutupyıldızı Yayınları, 9. Baskı, Temmuz 2016·Kitabı okudu
Televizyon Türkiye toplumunda tam bir kaçış objesi. Günlük hayatın dertlerinden uzaklaşmak ve oyalanmak için bir bahane. Evlilik programları, yarışma programları, diziler, günlük hayatın dertlerinden uzaklaşıp bir masal dünyası yaratarak oyalanma arzusunu yansıtıyor. Toplum kendini uyuşturmak istiyor. "Anestezi çağı" diyorum ben buna. Gerçekle yüzleşmekten korkuyoruz. Sanal ve hayali dünyalar yaratarak orada var oluyoruz.
"Tapusu bize ait olan evlerimizin baş köşesine televizyon, gündemini de diziler ve magazin programları işgal etti. Geniş odalar, salonlar, mutfaklar, mobilyalar arasında afiyeti, huzuru ve bereketi kaybettik. Daha konforlu bir hayat, daha iyi bir ev, daha iyi bir araba hayalleri kurarken İslâmî hedef ve ideallerimizi unuttuk."
Son on yılda 5000'e yakın kadının bir cinayete kurban gittiği, sayısız kadının tacize, tecavüze uğradığı, çocuk yaşta evlendirmenin hala sürüp gittiği ülkemizde kadınlar gününü neredeyse sevgililer günü gibi çarşı pazar reklamlarıyla kutladık.
Bir yanda kocaları, sevgilileri, aile bireyleri yani en yakınları tarafından öldürülen kadınlar, bir yanda Benim Stilim ya da evlilik tarzı televizyon programları...
Pek çok konuda olduğu gibi kadının yeri konusunda da kafamız oldukça karışmış durumda.
Kadına şiddetin artması konusu bir yanıyla da kadınların artık susmaması, boşanmak için ya da şiddet uygulayan kocalarını şikayet amacıyla mahkemelere başvurmasıyla, medyanın bu konuda daha fazla hassasiyet göstermesiyle de daha çok gündeme geliyor.
Tapusu bize ait olan evlerimizin baş köşesini televizyon, gündemini de diziler ve magazin programları işgal etti. Geniş odalar, salonlar, mutfaklar, mobilyalar arasında afiyeti, huzuru ve bereketi kaybettik. Daha konforlu bir hayat, daha iyi bir ev, daha iyi bir araba hayalleri kurarken İslamı hedef ve ideallerimizi unuttuk.