Sosyal medyanın ifşa ettiği hayatlardan kaçamıyoruz. İnanılmaz bir hâl aldı. Evlilik programları, yemek programları, şarkı yarışmaları, yetenek programları ile başladı her şey. Sonra millet bunlara doyunca ilgi çekmek adına her şeyi cinsellik sosuna buladılar. Kimse emek verip diploma sahibi olmayı, meslek edinmeyi, bir şeyler üretmeyi, sorun çözmeyi, memleket meseleleriyle dertlenmeyi düşünmüyor artık.
Andy Warhol'un kehaneti gerçek oldu. Herkes 15 dakikalığına meşhur olmak için saçmalıyor. Canlı yayın açıp oyun oynuyorlar, futbol yorumluyorlar, dedikodu yapıyorlar, argo ve cinsellik konuşuyorlar, kumar oynuyorlar. Ve bu şekilde geçiniyorlar. Kadınlar yüzlerce yıl boyunca toplumsal adalet için, cinsel ve medeni özgürlükleri için mücadele ettiler. Gelinen noktada artık kendi bedenlerini metalaştırıyorlar. Bunca zaman kadınların üzerinden erkekler faydalandı. Artık kendi bedenlerini kendileri pazarlıyorlar. Böyle bir ortamda insanlar hayatına nasıl anlam katabilir? Gelecek nesillere nasıl bir miras bırakabilir? Nasıl bir değer üretebilir? Aklım almıyor.
Kapitalizm evrim geçirdi, dinler evrim geçirdi, cinsiyetler evrim geçirdi. Artık sade ve sıradan yaşayan, tevazu sahibi, aza kanaat eden, gösterişsiz yaşayan, idealist insanların dönemi değil. Kendini bile mutlu edemeyen insanlar, partnerini nasıl mutlu etsin. Duygularımı, düşüncelerimi, bilgimi ve tecrübemi konuşacak insan bulmakta her geçen gün zorlanıyorum. Gerçi bir anlamı da kalmadı bu tarz şeylerin artık. Öyle değil mi?