Biomortem
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 15:35
Merhaba dostlarım, bugün @serkan_karaismailoglu ‘nun kalem aldığı @elmayayinevi tarafından yayınlanan #BİOMORTEM kitabı ile geldim. Kitabı okurken insanın aklında o kadar çok soru oluşuyor ki… Ölüm ve yaşamın bilinmezlikleri arasındaki o garip hat, bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, ulaştığımız ve asla ulaşamayacağımız bilgiler… Sonsuz bir deniz gibi. Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz, kendini dondurup yıllar sonra tekrar çözdüren insanlar… Bu gerçekten mümkün mü? İnsan ölünce ne olur? İnsan ne zaman tam olarak ölmüş sayılır? Bu kitap size öyle bilgiler sunuyor ki hem hayret ediyor hem de sorgulamaya başlıyorsunuz. İnsan, kendi hapishanesinde yazdığı senaryonun bir gün kendi başına geldiğini öğrenirse ne yapar? Falin okulu hiç sevmemiş, liseden sonra da devam etmemiştir. Ama hayat onun adına çoktan planını yapmıştır. Bir üniversitede ses sistemi teknisyeni olarak işe başlar. Sevmediği için bıraktığı okula bu kez çalışmak için girmiştir. Başta sıkıcı gelen teknisyenlik, zamanla Falin’in hayatını şekillendirir. Katıldığı her konferansı dinler, ilgisini çeken konuları not alır, zihninde birleştirir ve yazar. Artık en büyük tutkusu, kafasında kurduğu dünyayı kağıda dökmektir… Ta ki Enke ile tanışana kadar. Enke bir öğretim görevlisidir. Konferans salonundaki kısa sohbetler, onların hayatlarını birleştirir. Ancak bu evlilik Falin için bir hapishaneye dönüşür. Çünkü Enke; kuralları, düzeni ve programları olan bir kadındır. Falin fark etmeden onun düzeninin bir parçası olur. Amakrin… Gözleri görmez ama ışığıyla her yeri aydınlatır. Falin’in gözlerinin açılmasına ve hayatını yeniden, hayal ettiği gibi yaşamaya başlamasına sebep olan kişidir. Falin yeni hayatının tadını çıkarırken öğrendiği bir gerçek her şeyi altüst eder: Ölmek üzeredir. Her türlü tedavi
Alıntı
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,780 okunma
9/10
·321 syf.··
Beğendi
·
2025 348. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 11:48
Merhaba dostlarım Bugün eğlenceli bir hikaye ile geldim .#dileknazlioglu ndan okudugum dördüncü kitap #bulusturbeninecla. Evlilik programları bir ara ne çoktu televizyonda hatırlıyor musunuz?Her kanalda farkli bir program vardı.Ben küçükken hatırlıyorum bazi gazete ve dergilerde evlilik köşesi olurdu.insanlar oraya bilgilerini yazar ,begenen olursa mektup yollar görüşürlermiş.Ben de meraklı oldugum icin okurdum bunları . Yani aslına bakarsan evlilik her dönem zor .Uygun kişileri bulmak ,aile uygunluğunu sağlamak vs.. İşte kitabımıza gelecek olursak olayımız bu .Necla taa küçükken amcasıyla yengesine aracı olup evlenmelerini sağlamış.O zamandan aklına yatmış bu fikir. Büyüyünce bir firma kurmuş. BULUŞTUR BENI NECLA .. Evlenmek isteyenler ,hatta cogunlukla çocuklarını evlendirmek isteyenler oraya kayıt yaptırıyor. Sıkı güvenlik aşamalarından geçenler buluşup konuşuyor. Böylece insanlar hem eğitim eşitliği, hem maddi eşitlik sağlayıp kolaylıkla eşleşıyor. Hatta Necla kendi de böyle evlenmiş. Ama bu durumdan memnun olanlar oldugu gibi , karşı çıkan da çok .Meyve veren ağaç taşlanır. Onlar da sürekli karalamalara maruz kalıyor . Feyyaz -Alev ,Tolga -Sahra ,Bircan-Tan Alp ilişkilerinin de nasıl başlayıp nasıl ilerledigini de okuyoruz . Roman, bir yandan düşündürürken bir yandan da tebessüm ettirerek, hayallerinin peşinden gitmekten vazgeçmeyen güçlü bir kadının hikayesi üzerinden günümüz insanının değer yargılarını ve başarı kavramını sorgulatıyor. Keyifli bir kitap okumak isteyenlere tavsiyemdir .. Buluştur Beni Necla Dilek Nazlıoğlu
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202526 okunma
Reklam
9/10
·321 syf.··
2025 67. kitabı
Hani bir zamanlar televizyonlarda çok izlenen evlendirme programları vardı. Ev hanımlarının vazgeçemediği gündüz kuşağı olanlardandı. Şimdi size öyle bir eserle geldim ama bu bildiğimiz evlendirme programı değil. Necla Hanımın işi buydu. Evlenmek isteyen kişiler ona başvuruyor, Necla hanımda kendine başvuranlar arasında uygun gördüklerini tanıştırıyordu. Ancak bu bir televizyon programı değildi. Evlendirme şirketi gibi düşünün. Hatta çocuklarının evlenmesini isteyen anne babalar çocukları adına başvuruyor. Necla Hanım çocuklara bunu çaktırmadan tesadüf gibi onların hayatına evleneceği adayı sızdırıyordu. Bu şirketin adı Buluştur Beni Necla’idi. Necla Hanım özellikle zenginler tarafından tercih ediliyordu. Zengin kişiler kendilerine uygun adaylar bulamadıkları için ya da güvenemedikleri için Necla Hanım’a başvuruyor, o da zengin olan adayın statüsünde birisini o kişinin karşısına çıkarıyordu. Böylece hayat standartları benzeyen kişiler birbirini buluyordu. Necla Hanım bunu tek başına yapmıyordu tabi. Bir ekibi vardı. Ve tüm adayların maddi, manevi, fiziksel ve ruhsal tüm özellikleri dikkatte alınıyordu. Sizce böyle bir şirket gerçek hayatta olsa ne olurdu ? Gerçek hayatta olsa nasıl olurdu bilmiyorum ama eserde birçok çift bu sayede evlendi ve çok mutlu oldu. Arada tabikide sıkıntı yaşayan çiftler oldu ama maalesef bu normal evliliklerde de olan şeylerdi. Benim favori çiftim Bircan ve Tan Alp’ti. Bircan kalp doktoru, Tan Alp ise iş adamıydı. İkiside işine aşık gençlerdi. Aileleri evlenmelerini istemelerine rağmen akıllarına hiç evlilik gelmeyen kişilerdi. Babaları çocukları adına Buluştur Beni Necla’ya başvurmuştur. Necla Hanımda bu çifti uygun görüp tesadüf şekilde tanıştırmıştır. Ve bu tesadüfen macera dolu bir aşk doğmuştur. Onlar gibi birçok hikayeyi okumak
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202526 okunma
Winging It With You
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 15:41
Ne bekleyeceğimi bilmediğim bir kitaptı. Okumadan önce kitaplarım hakkında yorumları okumayı ve bilgi sahibi olmayı severim. Ama ani bir kararla okumaya karar verdiğim için, arka kapak özeti dışında hiçbir fikrim yoktu. Kötü sürprizlerle ve hoşlanmayacağım şeylerle karşılaşmadığım için gerçekten çok mutluyum. Çiftler halinde yarışılan bir tv programının etrafında dönüyor kitap. Normalde böyle yarışma programları konusu olan kitapları sevmiyorum ve okumasam bile sıkıcı geliyor. Ama bu kitapta sıkılmadım. İlk 50 sayfadan sonra açıldı ve hem akıcı hem sürükleyiciydi. Yarışma kısımları çok boğucu gelmedi. Asher ve sevgilisi katılacakken, Asher terk ediliyor. Üstelik yarışmayı isteyen de sevgilisiydi. Yapamayacağını ve bundan vazgeçtiğini söylüyor ve ayrılıyorlar. Adam tam bir şerefsizlik örneğiydi. En kötü sevgili örneğiydi. Üstüne birde tek başına bunu başaramazsın diye Ash'i küçük görünce... işler burada patlıyor. Bir diğer karakterimiz ise Teo, bir pilot. O kadar fazla çalışmakla kafayı bozmuşki, yolcuların güvenliği adına dinlenmesi için işvereni onu birkaç haftalık zorunlu izne çıkarıyor ve iyi bir dinlenme ve iş dışında bir şeyler yapıp kafasını dağıtmasını kanıtlamasını istiyorlar. Bu ikisi havalimanın da karşılaşıp, sahte sevgili olarak yarışmaya katılıyor. İkisi de çok tatlıydı. Birlikte uyumları, birbirlerini anlamaları, başkalarının görmediği ama birbirlerinde gerçek Ash ve Teo'yu görmeleri kalp ısıtıcıydı. Kitabı, karakterleri, karakter ve ilişki gelişimlerini çok sevdim. Biraz betimlemesi çok gelebilir ya da yabancı yer adları gibi şeyler sıkabilir. Bunun dışında duygu derinliği olan, yavaş yavaş ilişkinin geliştigini hissettiğiniz, her bir karakterin geçmişte yaşadığı acı verici olayların onların hayatını etkilediğini gördüğünüz ve konuların alt yapısının
1000Kitap
Winging It With YouChip Pons · G.P. Putnam s Sons · 20252 okunma
Dönüp Dolaşıp Yine Kendine Bağlanan İnsan
7/10
·319 syf.··
2025 2. kitabı
Kuşadası Kitap Fuarı sayesinde adını duyduğum, tanıştığım Atiye Güner Tümüklü’nün “Gün Sönümü Çiçekleri” romanını okuyunca beğenmiştim kalemini. Anlatım tarzı, kullandığı cümleler kendine çekmişti beni. Birkaç yıl sonra tekrar rastgeldim kendisine yine aynı fuarda. Bu sefer “7” (Mühür Kitaplığı, Ekim 2019) romanı vardı masasında. Başka kitaplarını da sergilese de bu romanı almaya karar verdim. 2024’te Kuşadası’nda bulunan Çalıkuşu Kültürevi’nde kendisinin de katılacağı Reşat Nuri Güntekin’i anma etkinliği için bana davet gönderince hem Reşat Nuri’yi daha yakından tanımak hem de kendisinin sunumunu merak ettiğim için davete icabet etmeye karar verdim. Kuşadası’nda yaşayan kalem dostum Şükran Günay’la birlikte katıldık dinletiye. Eve dönünce üç yıl önce alıp imzalattığım, ama öncelik verdiğim kitapları okumaktan okuma fırsatı bulamadığım “7” romanına haksızlık ettiğimin farkına vardım. Hiç düşünmeden kitaplıktan indirip sayfalarını çevirmeye başladım. Türkiye’nin yedi farklı bölgesinden yedi farklı insanla tanışan Eylül Dizdaroğlu’nun başından geçenler konu edilmektedir “7” romanında. Televizyondaki bir evlilik programının sunumuyla perde açılır. (Çok izlenen ulusal kanallarda bundan yaklaşık on on beş yıl önce evlilik programları furyası sarmaşık gibi dört bir yanımızı sarmıştı. Evlilik programı olmayan kanal neredeyse kalmamıştı. Bu vasat, paçoz, müptezel, pespaye, seviyesiz, alaycı, ciddiyetten uzak ve çoğunun düzmece olduğuna inandığım programlar AKP hükümetinin olaya el atmasıyla geç de olsa tarihe gömüldü.) Bilgisiyle, olgun duruşuyla ve şiirlerden alıntılarla süslediği etkili konuşmasıyla kısa sürede herkesin ilgi odağı olur Dizdaroğlu. Bu yarışmacının asıl adı Eylül Dizdaroğlu olsa da herkes onu “Pamuk Prenses” rumuzuyla tanır. Gerçek adını gizler. Pamuk
Edebiyat
YediAtiye Güner Tümüklü · Mühür Kitaplığı · 20194 okunma
Şu Ters Giydiğim Kazak
9/10
·288 syf.··
2025 10. kitabı
Geçmişle içinde bulunduğumuz an arasında gelgitlerle İlerleyen bir kitap.Üniversite yıllarında birbiriyle arkadaş hem de çok yakın dost olmayı başarmış Inci, Remzi ve Metin ile tanışıyoruz.Üniversite yılları geçiyor, her biri kendi hayatını kuruyor, hayat şartları onları farklı farklı yerlere savuruyor.Metin ünlü bir cerrah oluyor başarılarına sürekli bir yenisini ekliyor katıldığı televizyon programları ile bu başarısını taçlandırıyor hayatında Zehra var ve ilişkileri gayet yolunda. İnci bir evlilik yapıyor severek yapılsa da bu evlilik sonu pek de iç açıcı olmuyor ve İnci evliliğini noktalamak zorunda kalıyor. Remzi memleketine dönüp babasının işlerine el atıyor.( Üniversite yıllarında İnci ve Remzi arasında yaşanan aşk zihnimde farklı bir yer etti doğrusu) buraya kadar her şey normal değil mi? Aslında işin aslı pek de öyle değil. İnci Boşandıktan sonra Remzi'ye ulaşmaya çalışıyor fakat ona ait hiçbir iz bulamayınca eski dostu Metin'den yardım istiyor ne de olsa Metin'in eşi dostu çok bulma ihtimali olabilir diye düşünüyor. İnci ve Metin Remzi'yi aramaya başladıklarında Remzi'nin hayatına dair o kadar farklı şeylerle karşılaşıyorlar ki kendilerini Remzi'yi ararken bambaşka bir dünyanın içinde, sırların, olayların, maceranın, gerilimin, kaosun içinde buluyor. Sadece omu Metin'in nişanlısı Zehra'nın İnci'yi kıskanması, sakladığı sır, İnci'nin sakladığı sırrı, Remzi'nin ortadan kayboluş nedeni ,işlenen cinayetler ,sebepleri inanın okuru ayrı ayrı düşündürüyor, geriyor ,soluksuz okuyorsunuz eseri.En sonunda Metin'e üzülmeden yazık oldu demeden kitabı kapatamadım doğrusu. Uzun süre etkisinde kalacağınız bir okuma bekliyor sizi. Ali Osman Üçkaleler Şu Ters Giydiğin Kazak
Şu Ters Giydiğin KazakAli Osman Üçkaleler · Feniks Kitap · 202385 okunma
Reklam
Reklam