Nazım Hikmet, sanıldığının aksine, ayrı düştüğü yıllarda bir kez gelmiştir çok sevdiği memleketine! Hem de, ölümünden yaklaşık dört ay önce...
Şairi, Tanzanya'ya götüren uçak, Anadolu'nun üstünden geçmektedir. Çocukluğunda uçak yapmak için bir penceresine taş attığı memleketinini görebilmek için iyice dayar yüzünü uçağın penceresine... Nazım, sekiz bin metre yükseklikten, bulutlar arasında bir görünüp bir kaybolan memleket toprağına bakmaktadır. Şubattır aylardan. Anadolu'da kara kışın hüküm sürdüğünü gördükçe titrer şairin yüreği...
Başını bir an ayırır pencereden. Arkadaşları, yüzünün gözyaşlarıyla ıslandığını görürler. Nazım Hikmet, dudaklarından şu söz döküldükten sonra, yeniden uçağın penceresine çevirir bakışlarını:
" Şu an, bu uçağın düşmesini istiyorum! "