“Öksürükten, çadırın fena kurumuş olmasından ve rüzgârdan dolayı pek fena uyudum. Saat 1:00’den sonra uyandım. Öksürüğü durdurmak için çay içtim. Tekrar yattım. Akşam saat 5.00’te uyandım.”
“Baksak ki unutmuşuz günün birinde her şeyi
Ne o sevdalar, ne ölümsüz sözler kalmış
Toplasak toplasak hepsini işte
Onca sevda bir sevdayı yaratmış
Döner durur başımızın üstünde
Gözlerden ağızlardan saçlardan
Ellerden omuzlardan yapılmış bir hâle
Ve çınlar her biri bir silahın yankısı gibi
Bir yaşam boyu biz tetiği çektikçe.”
“Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Ve say ki bütün şiirler gözlerini
Şarkılar saçlarını söylemedi
Hele nihavend hele buselik hiç geçmedi fikrimden
Ve hiç geçmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden”