Murad Hüdavendigar oğlu Y ıldırım Bayezid'e Germiyanoğlu'nun kızı Devlet Hatun'u aldığında Bursa'da büyük bir düğün yapılmıştı, başta Mısır sultanı olmak üzere komşu hükümdarlar düğün tebriki için kıymetli hediyelerle elçiler yollamışlardı, fakat Gazi Evrenos Bey'in hediyeleri hepsinden baskın çıkmıştı, bu akıncılar serdarı padişaha cennet kaçkını yüz güzel oğlan getirmişti, onunun elinde on altın tepsi, onunun elinde de on gümüş tepsi vardı, tepsiler tepeleme altın doldurulmuştu, seksen oğlanın ellerinde de altın ve gümüş ibrikler, leğenler, maşrapalar, şamdanlar vardı. Bunlardan başka, kıymetli kumaşlardan esvaplar giydirilmiş ve mücevherlerle donatılmış yüz cariye vermişti. Elçiler hayret içinde kaldılar. "Bir kulu bu kadar zengin hediyeler getirse bu padişahın kendi serveti nedir ki? .. " dediler. Sultan Murad,
Evrenos'un hediyelerini elçilere dağıttı, onların getirdiğini de Evrenos Bey'e verdi.
Pençik oğlanları aydındır ki, esirlerin en güzideleri, kıymetlileridir, akıncıların bunları saklayıp kaçırmaması için de nezaret vazifesi Rumeli’deki akıncı beylerinin en ünlüsü Evrenos Bey’e verildi.
Bu sırada Osmanlı ordusuna yalnız namının zikredilmesi büyük bir kuvvet hükmünde bulunan Evrenos Bey de iltihak etti. Orhan Gazi'nin silah arkadaşı olan ve Rumeli'ye ilk geçişten beri bu bölgelerde akıncılık yapan bu tecrübeli ihtiyar kumandanın Hac farizasını eda ettikten sonra dönerek Osmanlı ordusuna katılması askerin cesaretini artırdı.(1389 1. Kosova Savaşı)
Osmanlı akıncıları, hafif süvari birliklerindendir. Temelinin Osman Gazi zamanında Köse Mihal tarafından atıldığı rivayet olunur. Uç beyliğinin gelişip büyümesinde önemli rol oynamışlardır. Akıncılığın bir ocak şeklinde gelişmesinde ise Evrenos Bey'in büyük emeği geçmiştir.
Kendini takdir etmek, ey Öğrenci, kibirli bir ahmağın tırmandığı yüksek bir kuleye benzer. Orada o gururlu yalnızlığıyla oturanı kendinden başka kimse fark edemez.