Sakın Yalan Söyleme
8/10
·288 syf.··
2026 6. kitabı
Sakın Yalan Söyleme, Freida Mcfadden'dan okuduğum ilk kitaptı. Açıkçası kolay okunabilir oluşu olsun, olayların sürükleyiciliği olsun, merak unsurunu canlı tutuşu olsun elimden bırakamadan bir günde bitirdiğim bir kitap oldu. Spoilerlı yorum! Öncelikle kafamda çok fazla soru işaretiyle bitti kitap. İlk olarak kitabı genel olarak Tricia'nın ağzından okumamız bence çoğu şeyi eksik bırakıyordu çünkü ilk başta Tricia'nın her şeyi planlayan olması, göründüğü gibi değil çok daha tehlikeli biri olması kitabın geneliyle bence uyuşmuyordu. Tricia'nın Adrienne'ın hayaletinin evde dolaştığına neden bu kadar takıldığı, salonundaki tabloyu indirmek istemesi gibi olaylar kitabın sonlarını öğrenince aklıma yattı ama dediğim gibi, özellikle de Tricia'nın ağzından okuduğumuz düşünülürse sonu bana mantıklı gelmedi. İkinci olarak Ethan mevzusuna değinmek istiyorum. Ethan'ın bazı noktalarda sinirli oluşu, en sevdiği şarap türü gibi özellikleri onu benim kafamda EJ ile eşleştirmişti açıkçası. Kitapta emin olduğum tek şey Ethan ile EJ'in aynı kişi oluşuydu. Fakat ters köşelerimizden birisi de buydu ki EJ ile Ethan tamamen farklı kişiler çıktılar ve açıkçası bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü dış görünüşlerinin, özelliklerinin bu kadar benzemesinin bir anlamı olmalıydı diye düşündüm okurken. Luke karakterine gelirsek onun bir noktada evsiz kaldığı için o evde yaşamaya başladığını anladık ama Tricia ve Ethan'la karşılaştığı kısımlar ve sonrası çok hızlı geçti. Zaten onu bağladıkları sırada karakterler hakkındaki gerçekler ortaya çıkmaya başladı. Ethan'ın annesinin Adrienne'ın hastalarından biri olması şaşırtıcıydı bence, aynı şekilde onu merdivenlerden itip alkollüydü düştü süsü vermesi de. Tricia'nın Ethan'ı ara ara görüp onu beğenmesi, daha doğrusu takıntı haline getirmesi, ve
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
9/10
·284 syf.··
2026 27. kitabı
Çıban "Dünyanın en ağır yüklerini taşıyanlar, birbirlerinin gözlerindeki o tanıdık ağırlığı bir milisaniyede hisseder." İşinde oldukça başarılı bir mühendis olan Serdar oldukça kibirli ve mükemmeliyetçi biriydi. O gün gittiği bir pastanede fenalaşan evsiz bir adamı hastaneye götürmüş ve yanında refakatçi olarak kalmıştı. Fakat Bekir Amca'nın sayıkladığı kelimeler onu sıradan bir evsiz olmaktan çıkartıyordu. İşte bu kelimeler başta Serdar olmak üzere birçok kişinin hayatını değiştirecekti ama o an kimse bunu bilmiyordu. Ezgi, Bekir Amca'nın yattığı hastanede başarılı ve idealist bir doktordu. Ve Serdar'ın zekası onu epeyce etkilemişti. Aralarındaki kıvılcım daha ilk andan itibaren yanmaya başlamıştı. Ayrık, haksızlığa uğrayanların, yoksulların ve kimsesizlerin yanında olan bir avukattı. Plazaların ve büyük şirketlerin o görkemine karşı büyük bir savaş açmıştı. Deniz ise o plazalarda kendine bir yer edinmek isteyen yeni mezun bir genç kızdı. Yoksulluktan kurtulup en tepe çıkmak istiyordu. Peki Bekir Amca'nın sayıkladığı o kelimeler bütün bu insanların hayatlarını nasıl değiştirecekti? Gücün, hırsın, modern teknolojinin ve kibrin insanları nasıl etkilediğini anlatan sürükleyici bir bilimkurgu kitabı bu. Satır aralarında verdiği mesajlar ise insanlığın nereye gittiğinin gerçeğini yüzünüze tokat gibi çarpıyor aslında. Sürekli konuşuyoruz ama aslında hiçbir şey söylemiyoruz. Durmaktan ve kendimizle kalmaktan o kadar korkuyoruz ki, kelimeleri birbirimizin üzerine kusuyoruz. Zaman bir ilerleyiş değil; aynı karakterlerin aynı rolleri oynadığı, kendi kuyruğunu yiyen bir canavardı.
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202682 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aziz Ayyaş Efsanesi/Bu kitap niye yazılmış ki:((
1/10
·56 syf.··
2026 28. kitabı
Paris'in köprü altlarında yaşayan evsiz ve içki düşkünü bir adamın novellası.Ne amaçla yazılmış,nereye varıyor anlam veremediğim sevmediğim bir kitap oldu
Aziz Ayyaş EfsanesiJoseph Roth · 20221,603 okunma
Çıban
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:55
Merhaba arkadaşlar Bugün @femreaynur ‘un kaleme aldığı @tilkikitap tarafından yayınlanan #ÇIBAN kitabı ile geldim Bu kitap sadece bir roman değil; felsefenin, bilimin ve tarihin izlerini taşıyan katmanlı bir sarmalın içinde ilerleyen sürükleyici bir yolculuk. Her bölümde karakterler tek tek yerini buluyor, büyük sistemin bir parçasına dönüşüyor. Son sayfalara yaklaştıkça tempo giderek yükseliyor ve olaylar öyle hızlanıyor ki “Şimdi ne olacak?” diye merakla kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Serdar, kurduğu Vortex şirketi için kusursuz bir ekip oluşturmuştu. Kibri ve mükemmeliyetçiliği onu işinde başarılı ama yalnız bir adama dönüştürmüştü. Duygusuzlaşan kalbini yeniden attıran tek kişi ise Ezgi olmuştu. Ancak bir gün yolda karşılaşıp fenalaşınca hastaneye götürdüğü evsiz adamla tanışması, her şeyi değiştirdi. Bekir Amca sıradan bir evsiz değildi. Sayıkladığı kelimeler ve anlattığı olaylar akıl sınırlarını zorlayacak kadar gizemliydi. Ezgi, mesleğine tutkuyla bağlı bir doktordu. Hayatını insanlara umut olmaya adamıştı. Serdar’ın zekâsı ve karizması ise onu ilk karşılaşmada derinden etkilemişti. Ayruk, plazalara ve büyük şirketlere karşı savaş açmış idealist ve obsesif bir avukattı. Haksızlığa uğrayanların, kimsesizlerin ve emeği sömürülenlerin yanında durmak onun yaşam amacıydı. Deniz ise gençliği, hırsı ve kıvrak zekâsıyla yoksulluktan kurtulup o büyük plazalarda kendine bir yer edinmek istiyordu. En güçlü silahı ise kendine olan güveni ve kırmızı rujuydu. Bekir Amca’nın gösterdiği yolda ilerleyen Serdar, eline geçen ipuçlarıyla büyük bir kaosun fitilini ateşlemek üzeredir. Onu durdurabilecek tek kişi ise yine kendisidir. Peki, dinamitleri kendi elleriyle yerleştirirken patlamayı engelleyebilecek mi? Ve en önemli soru… Hayatınız görünmez bir sarmalın içine
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202682 okunma
Puan vermedi·219 syf.··
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 07:42
Beklenen büyük İstanbul depreminde hazırlıksız yakalanan insanlar, yarı Türk yarı Fransız Sinan, tetikçi Cevat, gazeteci Yazgülü, Feride, Doktor Lucas, Hangman Hilmi... Felaket sonrası bir araya geldiklerinde sadece depremin yıkıntıları, sağlık sorunları, güvenlik, evsiz kalan insanlar, anne babasız çocuklar ile değil ülke üzerine oynanan oyun ile de savaşmak zorunda kalır. Sonu okuyucuya bırakılmış bir roman...
Bir Gün, GeceMine G. Kırıkkanat · Om Yayıncılık · 2003143 okunma
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ Akdoğan 'ın Sürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu. Burası uygun dedi. Neye. Bu kitaba.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma