bahar

Puan vermedi·50 syf.··
2021 8. kitabı
Benim bir solukta okuduğum bir uzun öykü idi ancak ben bu uzun öykü hakkında herhangi bir yorum yapmamayı tercih ederim... Bu direnişi bu uygulamada bile yapmak mümkün değil zira 150 harf engeline takılıyorum. Maalesef ben bir Bartleby olamıyorum.
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·318 syf.··
2021 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 15:38
·
Bir kitabı bitirdikten sonra kendi düşüncelerimi bile henüz netleştirmeden sıcağı sıcağına arama motoruna okuduğum kitabın adını yazar başkaları o kitap hakkında neler düşünmüş okumaya koyulurum. Genelde bu araştırmalar baştaki kanımı pek değiştirmese de çoğunlukla gözümden kaçan noktaları heyecanla fark ederim. Semerkant'ı hakkında hiçbir sey bilmeyerek okudum. Aşağı yukarı aynı koordinatlarda iki farklı dönem kronolojik sırayla kurgulanmış. İlk kısımda bir devre ışık tutan cok önemli ve değerli bir eserin nasil ortaya çıkarıldığı; ikinci kısımda ise nasil kaybedildiği anlatılıyor. Bu aktarılırken de iki farklı tarihi donemin siyasi ve sosyokültürel bir panaroması okura sunuluyor. Kurgu açısından o kadar başarılı ki tarihin üc dev ismi Ömer Hayyam, Nizamülmük ve Hasan Sabbah hakkında aktarılan hikayenin gercek olduğuna neredeyse emin gibi okuyorsunuz satırları. Bu tarihsel kişiliklerin yer verildiği ilk kısım bir heyecan ve keyif dalgasıyla bitiyor, İkinci kisim ayni tadı vermese de kendini okutuyor. Kurgunun olsa da içindeki tarihi pek çok olay ve karakter de gerçek ki; bu sayede daha sonra kapsamlı araştırma yapılmak üzere bu olay ve karakterler hakkında bir önbilgi edinmiş oluyorsunuz. Kitap İlber Hocanın tavsiyeleri arasındaymış, bize de tavsiye etmiyorum demek düşmez tabi. Severek tavsiye ederim.
Tarih-Roman
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Puan vermedi·253 syf.··
2020 86. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 19:29
Yazar bu kitabı iki günde yazmış. Bu bakımdan büyük bir başarı olduğu düşünülebilir. Ancak "....dedi Colin.","....dedi Nicholas.","...dedi Colin." şeklinde ilerleyen yogun diyalog ağı ve her iki cümlede bir eklenen dipnotlarla ister istemez dikkati dağıtıyor. Blues ve jazz müzik camiasına durmadan gönderme yapıldığından ve ben bu camiaya pek yakin olmadığımdan anlayamadım, tanıyamadım ve sonunda da maalesef ki sıkıldım. Ayrıca kitapta fazlasıyla yeni kelime turetme çabaları var ki bu ceviri bir kitabi daha da olunamaz hale getiriyor. Ancak benim fikrimin aksine kitap, dünyada ziyadesiyle ilgi görmüş, 1968 yılında Fransa'da 2001 yılında Japonya da filme; 1981'de operaya da uyarlanmış. Son olarak 2013 yılında baş rollerini Romain Duris ve Audrey Tautou'nun oynadığı aynı adlı filmi de vizyonlarda arz-ı endam etmiştir. Filmi izleyip beğendiğimi eklemeliyim. Colin denen şahsiyetin masumiyeti daha bir ortaya çıkmış ve güzel olmuş. Sevimli şeker başlıyor kademe kademe duygusallığı artıyor. Bir de görsel sanatlarda fantastik kurgu hep daha inandırıcı olmaya yakın gelir bana.     İşte bu sebeplerle benim kişisel fikrimi bir kenara bırakarak bu yazarı okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
Günlerin KöpüğüBoris Vian · E Yayınları · 20242,219 okunma
7/10
·112 syf.··
2016 44. kitabı
Marquez kitabın finalini en baştan söylüyor ve diyor ki; "bu kitap öyle akıcıdır ki sonunu bilmeniz hiçbir şeyi değiştirmez." Asıl mesele Santiago Nasar'ın öleceğini okurun bilmesi değil; kitaptaki tüm karakterlerin biliyor oluşudur. Ancak kimse engellemek için bir şey yapmaz. Tek yapmaları gereken Nasar'ı durumdan haberdar etmek iken kimsenin hiç bir girişimde bulunmuyor oluşu insanın sinirlerine dokunuyor doğrusu. Marquez işte bu noktada Nasar'ın cinayet sebebinin toplumun üzerinde yaptığı etkiyi gözler önüne seriyor. Kimileri bu aleni cinayet ilanını, ciddi olmadığı gerekçesiyle önemsemezken kimileri ciddiyeti anlamasına rağmen önlem almakta yetersiz kalıyor. Birilerinin olaya mutlaka müdahale edeceğini düşünüyor (kendini avutuyor) ama bizzat uğraşmak istemiyor. Hatta bazıları cinayetin haklı olduğunu Nasar'ın ölmeyi hak ettiğini düşünüyor. Ahali'in düşündüklerini yine onların gözünden, onların bakış açısını yakalayarak anlatmış Marquez.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Puan vermedi·278 syf.··
2020 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2020 14:02
Giris cumleleri vurucu olan kitapları ayrı bir severim. Raziye de şöyle başlıyor, "Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer..."           Kitapta Raziye adı, 200. sayfalara kadar hiç geçmiyor. Vedia var. Vedia, ismi bilinmeyen ana karakterin bir köyde yaşayıp köyü kalkındırmak için bazen yerli bazen yersiz uğraşlar veren ve gençlere yapılacak en büyük iyiliğin onları aşktan korumak olduğunu düşünen dayısının, çocukken evlat edindiği kız. Bu Vedia'nın bir sırrı var. Ve büyük bir umarsızlığı.  Kitap bende Hür yayın evinden çıkan 1980 tarihli ikinci baskı. Bana göre bu kitabın ikinci baskısı ilkinden daha değerli. Çünkü Cumhuriyet Gazetesinde tefrika edilen romanın ilk baskısına nazaran ikinci baskı genişletilmiş versiyon. Dayı yeğen ilişkisine bu baskıdan daha çok yer verilmiş. Dinlene dinlene okunması tavsiyemdir.
Edebiyat
RaziyeMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2023718 okunma