Benden hayalgücüyle dinginlik arasında bir seçim yapmamı isteseler, zaman zaman hayalgücümü feda etme isteğim ağır basardı.
Ancak uzun sürmezdi.
Hayalgücüm benim şansımdı, hücremdeki daracık penceremdi, ışığımdı. Onu kaybetmek, kendimi kaybetmek olurdu.
Kendimi ömür boyu gerçekliğin içine kapatılmış bir halde bulmak, bundan hi kaçamamak.
Artık en kötüsünü hayal edememek, onu yaşamaya mecbur olmak.
Artık hayal kuramamak demekti.