İnsanın kendi dilinin, diliyle yaratılmış zenginliklerini kültürünü, ülkesini ve halkını sevmesi bir erdemdir. Ancak bu sevginin diğer dil, din ve etnik realitelere ilişkin önyargılarla, düşmanlıklarla dolması, kendisi için istediğini başkasından esirgemesi başkası için istememesi bir erdem değil, soykırımlardan tanıdığımız canavar homurdanmasıdır.
Sokrates der ki:"Tanrılardan biri hazla elemi birbirine karıştırmak istemiş,bunu başaramayınca,bari şunları kuyruklarından birbirine bağlayalım,demiştir."
İnsanların ruhunu öldürüyorlar anne.İşte asıl cinayet bu.Hem de utanılacak bir cinayet.Birtakım silahlar çıkartıyorlar,insanları öldürüyorlar ve bunu yapanlara devlet diyorlar.Evlerine,sosyal statülerine,paralarına hiçbir zarar gelmesin diye garip insanları harcıyolar.Anlıyorsun beni değil mi anne ?Halkın ruhunu kurutuyolar ve hiçbir işe yaramaz hale getiriyorlar.
-Yüzümü görmeyeli çok olmuştu.Amma da çirkinim!
-Bundan sana ne,dedi Andre.
-Saşenka "yüz ruhun aynasıdıdır" demiyor muydu?
-Bu doğru değil.Hem onun da biçimsiz bir burnu,çıkık elmacık kemikleri olduğu halde bir yıldız gibi saf ve temiz değil mi?