Ayşegül YILDIZ

Ayşegül YILDIZ
Middle school math teacher
Mardin
274 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
iyiliğin ardındaki görünmeyen gölge..
Puan vermedi·88 syf.··
2026 29. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 06:58
İnsan bazen en büyük yanlışı, kendini en doğru sandığı anda yapıyor. Çünkü iyilik yaptığını düşünen biri artık kendini sorgulamayı bırakıyor ve işte tam orada, fark etmeden başkasının hayatına kendi arzularını yerleştirmeye başlıyor. Ben burada asıl körlüğün gözlerde değil, niyetlerde olduğunu görüyorum; insan başkasını kurtardığını sanarken aslında onu kendi vicdanını rahatlatmak için şekillendiriyor. Sevgi dediğimiz şey bile bu yüzden saf kalamıyor, içine sahip olma isteği, üstünlük duygusu ve gizli bir benlik karışıyor. Bu metin bana şunu düşündürüyor: İnsan sevdiğini gerçekten özgür bırakabiliyor mu, yoksa onu kendi iyiliğinin içinde sessizce hapsediyor mu? Ve en rahatsız edici olan şu biz çoğu zaman doğru olanı aramıyoruz, sadece istediğimizi doğru ilan ediyoruz. O yüzden anlıyorum ki gerçek ahlak, iyi olduğuna inanmak değil; kendi içindeki karanlığı da görebilmektir.
Duygu ve Düşünce
Pastoral SenfoniAndré Gide · İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,7bin okunma
çokluk içinde tek, tek içinde çoğalan ben
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:48
Bu kitabı okurken şunu fark ediyorum: “
Kadınlar Ormanı
Kadınlar Ormanı
” aslında dışarıda bir yer değil, insanın içinde büyüyen bir alan. Her kadın bir yön, bir renk, bir kırılma; ama hiçbirini tek başına anlamak mümkün değil. Çünkü insan dediğimiz şey, tek bir hikâyeden değil, üst üste binmiş yaşanmışlıklardan oluşuyor. Ben de bu metnin içinde dolaşırken başkalarının hayatını okumuyorum aslında; kendi içimde sakladığım, bastırdığım ya da adını koyamadığım parçalarla karşılaşıyorum. Orman dediğimiz şey de bu zaten: Düzenli olmayan ama kendi içinde bir anlam taşıyan bir karmaşa. Burada en çok çarpan şey şu oluyor: Kadınlık bir kimlikten çok bir oluş hâli. Sürekli değişen, dönüşen, kırılan ve yeniden kurulan bir süreç. Toplum onu tanımlamaya çalıştıkça daraltıyor; ama yaşanmışlıklar onu sürekli genişletiyor. Ve ben şunu görüyorum; insan, özellikle kadın, anlatıldıkça değil, çoğu zaman sustukça derinleşiyor. Sonunda şu soruyla baş başa kalıyorum: Ben kimim? Tek bir yol muyum, yoksa kesişen onlarca yolun toplamı mı? Belki de cevap şu: İnsan, kendini tek bir hikâyeye indirgediği anda eksilmeye başlar. O yüzden bu ormanda kaybolmak korkutucu değil; asıl korkutucu olan, kendini tek bir yola mahkûm etmektir.
Duygu ve Düşünce
Kadınlar OrmanıJennifer Clement · ‎ Siren Yayınları · 20252,075 okunma
Normal olmak mı, kendin olmak mı??
8/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 11:28
Bu kitabı okurken şunu fark ettim: anlatılan şey sadece bir hikâye değil, sanki bir insanın zihninin içine girip onunla birlikte düşünmek gibi. Anlatım düz, klasik bir akışta ilerlemiyor; daha çok parçalı, iç içe geçmiş anılar ve düşünceler var. Bu da bana aslında insanın kendisinin de böyle olduğunu hissettirdi: bütün değil, parça parça. En çok da “normal olmak” meselesi üzerinde durdum. Çünkü kitap bana şunu düşündürdü: toplumun normal dediği şey çoğu zaman insanın kendinden vazgeçmesi anlamına geliyor. Oysa mutluluk dediğimiz şey, dışarıya uyum sağlamak değil, kendi gerçeğinle yüzleşmek. Bu da kolay değil; çünkü insan geçmişiyle, yaralarıyla, eksikleriyle karşı karşıya kalmak zorunda kalıyor. Ama şunu da anladım: iyileşmek, yaşananları silmek değil; onları kabul edip kendinin bir parçası haline getirmek. Yani insan aslında hazır bir kimlikle doğmuyor, zamanla kendini kuruyor. Bu kitap bana en çok şunu düşündürdü: normal olmak ait hissettirir belki ama mutlu olmak, gerçekten kendin olmayı gerektirir.
Duygu ve Düşünce
Normal Olmak Varken Neden Mutlu OlasınJeanette Winterson · Sel Yayıncılık · 2015845 okunma
Aynı hikâye tekrar eder; adalet hep ertelenir.
8/10
·158 syf.··
2026 26. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 23:01
Teneke
Teneke
, yalnızca bir köy hikâyesi değil; adalet, güç ve vicdan arasındaki çatışmanın sert bir sorgulamasıdır. Yaşar Kemal burada bireyin sistem karşısındaki yalnızlığını gösterirken, insanın kötülükle nasıl “alışarak” uzlaştığını da ortaya koyar. Teneke çalınması, bir protestodan çok, bastırılmış bir çığlığın sembolüdür: Ses vardır ama etkisi yoktur. Eserin en dikkat çekici yönü, aynı olayın iki farklı biçimde anlatılmasıdır. İlk bölüm klasik roman diliyle ilerler; okur olayların içine girer, karakterlerin iç dünyasını hisseder. İkinci bölüm ise tiyatro formundadır; burada olaylar sahnelenir, mesafe oluşur ve okur artık sadece hissetmez, yargılar. Bu yapı bize şunu düşündürür: Gerçek değişmez, ama anlatım biçimi gerçeğin anlamını değiştirir.
Yaşar Kemal
Yaşar Kemal
’in üslubu ise doğrudan ve sarsıcıdır. Süslemez, gizlemez; doğayı, insanı ve zulmü çıplak hâliyle verir. Onun dili, bir betimleme değil, bir yüzleştirmedir. Çukurova’nın sıcağı, çamuru ve çaresizliği metinde sadece bir arka plan değil, karakterlerin kaderini belirleyen bir güçtür. Sonuçta
Teneke
Teneke
, bize şu soruyu bırakır: İnsan kötülüğe karşı duramadığında suçlu mudur, yoksa zaten sistemin bir parçası mıdır?
Alıntı
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
yol sandığın, sensin
Puan vermedi·78 syf.··
2026 25. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 09:05
Doğu Yolculuğu
Doğu Yolculuğu
, dış dünyaya yapılan bir seyahatten çok, insanın kendi varlığıyla yüzleşme sürecidir. “Doğu” burada bir coğrafya değil; anlam, hakikat ve içsel uyanışın simgesidir. Yolculuk ilerledikçe karakterler bir hedefe yaklaşmaz, aksine kendi içlerindeki bütünlüğün çözülüşüne tanık olurlar. Çünkü insan, kendini aradığını sanırken çoğu zaman sadece kendi kurduğu bir yanılsamanın peşinden gider. Eserdeki yol arkadaşları da aslında başkaları değil, insanın içindeki parçalanmış seslerdir: inanç, şüphe, umut ve boşluk. Bu yüzden yol, bir ilerleme değil; bir fark ediştir. Özellikle görünmez gibi duran bir figürün yokluğu, tüm düzeni sarsar ve şu gerçeği açığa çıkarır: İnsan, en çok fark etmediği şeylerle ayakta durur. Sonunda
Hermann Hesse
Hermann Hesse
‘nin söylediği şey nettir: İnsan bir yere varmaz. Sadece kendine dair kurduğu hikâyenin çöktüğünü izler. Ve belki de gerçek yolculuk tam orada başlar.
Duygu ve Düşünce
Doğu YolculuğuHermann Hesse · Can Yayınları · 20193,371 okunma