“Hem… hem…” değil, “Ya… ya…” demeyi seviyor insanlar. Kendileri bütün olamadıkları için gördükleri her şeyi de parçalıyorlar. Dünyada “Ya… ya…” diye bir şey yok oysa. Var olmanın yasasına ters bu. “Ya… ya…” formundaki hiçbir şey doğamıyor, var olamıyor. Var olan her şey istisnasız şekilde hem ile hem’in çocuğu.
Hayatı Newton’un değil Einstein’ın gözünden görmek…
“Sanırım bu, içinde yaşadığımız hayatın ta kendisi.” dedi. Oysa hayat hakkında ne biliyordu? Ama belki de küller altında çok şey birikmişti. Bu kitap belki de onun beynindeki külleri güçlü bir solukla üfleyivermişti. Orada kımıltısız, birer kalıp halinde duran her şey kımıldamaya, nefes almaya başlamıştı. Kafasının içi hiç bilmediği aydınlıklarla doluyordu. Her yeni ışık pırıltısı yeni ve daha da parlak aydınlıkları çağırıyordu. Sabırsızca.