Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kemal Karpat'ın okuduğum ikinci kitabıydı. Daha önce "Bir Ömrün İnsanları"nı okumuştum. Kendisine olan ilgim de bu kitabıyla uyanmıştır. Özellikle 1938 sonrası döneme ilişkin okulda hiç ders görmediğim ve yakın tarihe dair çok fazla okuma yapmadığım için ilgimi çekti bu kitap. Elbette çok detaya girilmemekle birlikte Abdülhamid döneminden 2012 yılında kadar olan süreci ama hatlarıyla ele alıyor. Daha önce bu dönem hakkında okuma yapmadığım için ciddi bir eleştiri yapmamayı tercih ederim. Ancak yazarın dili ve tarafsızlığı konusunda oldukça olumlu bir izlenim edindim. Yine de kendi yaşadığım ve tanıklık ettiğim dönemlere gelindiğinde açıkçası baştaki bazı olumlu düşüncelerimi bir kez daha sorguladım. Ya da en azından hayatta olsa ve daha yakın bir tarihte bu kitabı yazsa son dönemi nasıl değerlendirirdi acaba diye merak etmedim değil. Nitekim darbe dönemlerinin Türk halkı üzerindeki etkilerine yönelik önemli değerlendirmeleri söz konusu. Rahatlıkla söyleyebilirim ki, anlatım dili bakımından özellikle de tarih okumakta zorlananlar için önerilecek bir kitap. Yazarın diğer kitapları da aynı ilgi ve merakla kitaplığımda okunmayı bekliyor.. ️
940 yılı civarında yaşamış Buharalı şair ve şarkıcı Ebu Abdullah Rûdekî'nin 'Kalem ve Çeng' adlı şiirinden:
"Hayat bir at gibidir ve sen de terbiyecisi
Çaren dört nala koşturmaktır.
Hayat bir top gibidir ve sen de tokmak, çaren çalmaktır.
Çengi çalanın elleri narindir,
Kalem tutan ellere kurban olsunlar.
Senin sayende zulüm, kıskançlık daha azdır.
Senin sayende adalet, cömertlik daha fazladır."