Birden blucini ve donu aynı anda fora ederek, yani donu ona göstermeden işi bitirip, gömleği çözerek anadan üryan giriyorum dereye. Soğuk ne kelime, kuzey kutbundayız sanki! Isınmak için bir iki kulaç atmak istiyorum, koltuk altlarım buz kesiyor, sanki karların içinde kulaç atıyorum, soğuk su her yerime batıyor. Fakat namahreme faça vermemek için, haso bir Karadeniz çocuğu olarak, üşümüyormuş gibi akıntıya karşı delikanlı kulaçlar sallıyorum.
İstikrarlı bir öz-değer hissi için, ötekiler nezdinde önemli olduğum, başkaları tarafından sevildiğim fikrine muhtacım. Bu fikir belli belirsiz olabilir, ancak önemli hissetmek için vazgeçilmezdir. Kendine zarar vermenin sorumlusu tam da yetersiz varlık hissidir. Kendini kesmek, günümüz performans ve optimizasyon toplumu açısından tipik olan yetersizlik hissinden dolayı kendini cezalandırma ritüeli olmakla kalmaz, aynı zamanda bir sevgi yakarışıdır.
Faça atmak da denilen kendine zarar vermenin altında yatan öz-değer hissindeki eksiklik, toplumumuzda genel bir hoşnutluk krizine işaret eder. Öz-değer hissini kendim üretemem. Bunun için beni seven, öven, tanıyan ve takdir eden bir hoşnutluk mercii olarak ötekine muhtacım. İnsanların narsisist yalnızlaşması, ötekinin araçsallaştırılması ve topyekun rekabet, hoşnutluk iklimini yok eder. Onaylayan, tanıyan bakış kaybolur. İstikrarlı bir öz-değer hissi için, ötekiler nezdinde önemli olduğum, başkaları tarafından sevildiğim fikrine muhtacım. Bu fikir belli belirsiz olabilir, ancak önemli hissetmek için vazgeçilmezdir. Kendine zarar vermenin sorumlusu tam da yetersiz varlık hissidir. Kendini kesmek, günümüz performans ve optimizasyon toplumu açısından tipik olan yetersizlik hissinden dolayı kendini cezalandırma ritüeli olmakla kalmaz, aynı zamanda bir sevgi yakarışıdır.