9/10
·401 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 00:00
Orijinal metninde okuduğum eserlere yine aynı dilde inceleme yazdığım için buna da İngilizce devam edeceğim, kusura bakmayın :) I really enjoyed reading this book. At first, I thought it might be difficult because it was written a long time ago, but the story became more interesting as I continued reading. One of the things I liked most about the book was the adventure and action. The characters travel through dangerous forests, face many challenges, and have to make difficult decisions. This kept me interested and made me want to know what would happen next. But the most interesting thing was to think that all this cruelty and madness actually happened. It is blood-curling and saddening to think that the massacre scene at the battlefield or what that savage did to that baby by the rock really happened in real life. I also liked how the friendship between the characters was shown throughout the story. The novel explores themes such as courage, loyalty, friendship, and survival. It gives readers a glimpse into a different period of history. It helped me imagine what life was like during the conflicts between different groups in North America. And I also wished I could have crazy natural survival skills, tracking skills and enhanced vision or hearing like the mohicans who dwell in the forests. Imagining living like them makes my sedentary city-dwelling life seem much more duller than normal.
Edebiyat
The Last of the MohicansJames Fenimore Cooper · Dejavu Publishing · 2012440 okunma
Rezalet Bir Çeviri
Puan vermedi
Kitabın çevirisi aşırı özensiz, kötü ve hatta hatalı. Ayrıca metinde çok ciddi bir eksiltme de var; yaklaşık %30 - %40 arası bir kırpma söz konusu. Çevirmen berbat bir iş çıkarmış. Bunu herhangi bir yapay zekaya - hatta Google Çeviriye bile çevirtip okumaya kalksak daha iyi sonuç alırız. Çeviriden birkaç örnek vermek istiyorum. 1-) Orijinal kitaptan bir cümle: "The garden was overgrown, full of red-flowering oleanders and with Asiatic pines round a ruined fountain." Türkçe çevirisi: "Sütunlarla dolu bahçe ise oldukça bakımlı görünüyordu. Harap olmuş bir çeşmenin etrafı çeşitli çiçeklerle doluydu." Burada "overgrown" derken = yani bahçedeki otlar büyümüş, yabani otlar sarmış, BAKIMSIZ kalmış diyor. Bunu "Bakımlı" olarak çevirmek için gerçekten kötü ve yanlış çevirmeye çaba harcamış olmak lazım. 2-) Orijinal dilde bir betimleme: "...with moving wrinkles under them as though the whole lower part of his face were on a hinge." Yani karakter konuşurken yüzünün alt kısmının / çenesinin, bir menteşeye bağlıymış gibi hareket ettiğini söylüyor. Bu zihinde kolayca canlanabilen çok güzel bir görsel betimleme. Ama Türkçe çevirisi: "Zeki gözlerinin altında kırışıklıklar görülüyordu." 3-) Kırpılmış paragraflardan bir örnek: "The Street of Tombs lies outside the walls of Pompeii. It leads from the Herculaneum Gate, descending a shallow hill like a broad trough of paving-blocks between a footway on either side. Cypresses stand up over it, and make this street of the dead seem alive. Here are the burial-vaults of the patricians, the squat altars hardly yet blackened to ruin. When this man heard his own footsteps there, he felt merely that he had got into a neglected suburb. The hot, hard light shone on paving-stones worn to ruts by cartwheels; on grass sprouting in cracks, and
Yeşil KapsülCarter Dickson · Akba Yayınevi · 19766 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kasırga Mevsimi
7/10
·191 syf.··
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:33
Yazım tarzı olarak spiral şekilde olması oldukça ilgi çekici geldi itiraf etmeliyim. Hikayedeki karakterlerden aynı olayı farklı şekillerde duyup olayın kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenmek keyifliydi. Yazar Meksikalı ve kendi halkının ögelerini, özellikle kötü yönlerini çok güzel ve sert bir şekilde yansıtmış. İçindeki küfürler, kanlı sahneler, cinsellik ögeleri oldukça çarpıcı ve rahatsızlık verici. Bu bakımdan kitap bana in-yer-face tiyatrosunu da hatırlattı diyebilirim, başarılı buldum.
1000Kitap
Kasırga MevsimiFernanda Melchor · İthaki Yayınları · 2025210 okunma
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 23:05
"Anubis Kapıları" okumaya başladığımda, klasik bir zaman yolculuğu anlatısının içine girdim diye düşündüm; ama Tim Powers'ın, zamanı olayları taşıyan bir araç olarak betimlediğini anladığım an, insan kimliğinin parçalanmasını gösteren metafizik bir labirente düştüm. Brendan Doyle karakteri ilk bakışta akademik dünyaya sıkışmış, içine kapanık ve tarihsel metinlere gömülmüş bir araştırmacı gibi görünse de, anlatı ilerledikçe zamanın içinde savrulan bir kimlik enkazına dönüştüğünü görüyoruz. Doyle’un yaşadığı dönüşüm yalnızca fiziksel bir hayatta kalma mücadelesi değildir; Powers burada insanın tarih karşısındaki çaresizliğini, geçmişe hükmetmeye çalışırken geçmişin bir parçasına dönüşmesini anlatıyor. Romanın olay örgüsü inanılmaz derecede karmaşık; 1810 Londra’sı, dilenciler loncası, büyücüler, Mısır mitolojisi, beden değiştirme ritüelleri, şiirsel referanslar ve zaman kırılmaları kaotik gibi görünüyor; fakat Powers bütün bu parçaları gotik bir matematik hassasiyetiyle birbirine bağlıyor. Özellikle Dr. Romany, Horrabin ve palyaço görünümünün ardında grotesk bir trajedi taşıyan Dog-Face Joe gibi karakterler yalnızca olay ilerletmek için yazılmamış, her biri insanın yozlaşmış arzularının farklı bir temsilidir. Alt metninde en güçlü şekilde hissedilen unsur, zamanın insanı tüketmesi fikri. Powers geçmişi romantikleştirmiyor, aksine geçmişin kirli, salgın dolu, vahşi ve acımasız tarafını göstererek tarihsel nostalji sergiliyor. Londra sokaklarının betimlenişi neredeyse çürüyen bir organizma; sis, lağım, açlık ve kalabalık roman boyunca yaşayan bir karakter gibi. Bu atmosfer sayesinde eser fantastik oluşunun yanı sıra, gotik bir korku romanına dönüşüyor. Tim Powers’ın anlatım üslubu aşırı yoğun, detaycı ve bilinçli şekilde olayları içinden çıkılmaz bir duruma sürüklüyor.
1000Kitap
Anubis KapılarıTim Powers · Alfa Yayınları · 202074 okunma
7/10
·160 syf.··
2026 5. kitabı
spoiler! Dead Poets Society is a deeply emotional story that reminds us that life is not only about success or discipline, but also about poetry, romance, love, and passion. One of the most heartbreaking parts of the book is Neil’s tragic death, which changes the entire atmosphere of the story. In the film adaptation of the book, whenever the word “death” is mentioned, the camera often focuses on Neil’s face, creating a powerful example of foreshadowing. This detail makes the ending even more emotional and unforgettable, while also emphasizing how destructive social pressure can be on young people’s dreams.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Nokta Yayınları · 200633,1bin okunma
7/10
·456 syf.··
2026 29. kitabı
Herkese merhaba :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir Yani bana kalırsa o kadar seriyi aktasan bir kitaptı ki okuduğum süre boyunca sürekli ne alaka diyip durdum. 1. kitabı okurken neyi bak bu böyle olacak gibi dediysem O OLDU???? Kitabı okudukça full poker face idim asla bir tepki bir heyecan olmadı. Aşağıda ne alaka dediğim her şeyi açıkça yazıyor olacağım; SPOILER; şaşırdığım konular Mia'nın babasının Darius'un çıkmaması?? akademinin Darius ihaneti?? VAY HAİNLER!!! SPOILER NE ALAKA DEDİĞİM ŞEYLER; 1-) Darius ve Antonius ilişkisi?? NE GEREK VARDI ÇOK SAÇMAYDI Bİ KERE 2-) Mia ve Ash ilişkisi?? YANİ O SENİN ARKADAŞINI İTTİ??? 3-) Hazır arkadaşını itti demişken Tric ne alaka da geri döndün ölmüşken ölü kal işte umarım yazar bunu güzelce bağlayabilir. 4-) Düello sahneleri o kadar uzatılmış o kadar aynıydı ki kitabın yarısından fazlasında aynı şeyi okuyormuşum gibiydi. 5-) İlk kitapta daha çaylakken güçlerini o kadar harika kullanan MIA'YA NE OLDU??? bu kitapta o kadar sıradandı ki kitabın yarısından sonra açıldı.
İnceleme
Nevernight - TanrımezarıJay Kristoff · Pegasus Yayınları · 2019280 okunma