“Küçük sular büyüyor ve dere oluyor. Hemen aklıma geliyor: Bazı insanlar dağlardaki berrak dereler gibidir. Kir tutmazlar. Her ikisi de azizdir: Sular ve iyi insanlar.
Dünya nasip yurdudur. Evvela insanlıktan nasibimizi almalıyız. Diğerleri kolay. Rızık zaten O'ndan.”
Bana diyorsun ki "Bu dünya anlamsız; ben burada olmayı kendim seçmedim."...
Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgârın, ağzımızdan çıktıktan sonra yüzyıllarca uzaydaasılı duran sözcüklerin bir anlamı var.
Ne kadar sürer bir şeyin içimizden gelip geçmesi?
.
.
İnsan ne kadar sürer?
Giderken ardında bıraktığı izlerin silinip gitmesi,sözlerin buharlaşarak havaya karışması ne kadar sürer?
Dert ne kadar,çare ne kadar,çaresizlik ne kadar sürer?
“Yoksuldur sevgisini söylemeyen. Söylemedikçe bir şeyler tıkanır boğazına, farkında olmaz. Bir sıkıntı vardır her zaman içinde nedenini bilmediği. Yunus’a sorsaydı kalbinin üzerindeki taşı kaldırmaya yetecekti gücü: “Sözüm ay gün için değil, sevenlere bir söz yeter / Sevdiğim söylemez isem, sevmek derdi beni boğar.”