Bizim ülkemizde çok popüler olamasa da yabancı sitelerde ve yazarlarda sıklıkla denk geldiğim bir kitaptı Küller ve Kor. Hakkında olumlu yorumlar okuduğum için büyük bir beklentiyle başladım, biraz hayal kırıklığı olmadı desem yalan olur. Öncelikle şunu söyleyebilirim, kitap benim için sürükleyiciydi. Aylardır kitap okumakta zorlandığım için ilaç gibi geldi. Bir gecede bitirdim. En büyük korkumdu sanırım artık kitap okumaktan keyif almıyorum diye düşündürüyordu. Sorunun bende değil okumaya çalıştığım kitaplarda olduğunu anladım. Konusu ve olay örgüsü düşünüldüğünde aslında bu durum şaşırtıcı çünkü kitabın pek de aksiyonlu olduğu söylenemez. Ya da esas karakterin fazla dişli olduğu. Daha çok kaderine boyun eğmemek için savaşan; yıkılmadım ama pek de ayakta sayılmam diyen kızımız fazlaca acıya ve aşağılanmaya maruz kalıyor ve asıl potansiyelini kitabın sonunda gösteriyor. Bana konusunun ufak bir parçası Toz Diyarları serisini anımsattı. Umarım devamı ona benzemez.
Küller ve KorSabaa Tahir · Epsilon Yayıncılık · 2015417 okunma
As I neared the bottom of the staircase, he said, “We need a few rules.”
“I don’t do rules.” Not true. I had an elaborate set of my own. “And certainly not yours.”
“Ours,” he corrected. “Mutually agreed upon. Rule number six—”
“What are rules one through five?”
Sanırım yılın en büyük hayal kırıklığını yaşadım. Kitapta hiçbir şey umduğum doğrultuda gitmedi. Gözlerim sürekli Ryodan’ı arıyordu. Mac ve Barrons çiftinin sevdiğim yönü kızın ‘güçlü kadın’ standartlarını sarsmasıydı. Mac tüm okurlara pembeyi seven, marka giyen ve renkli ojeler süren -toplumun aptal sarışın olarak nitelediği- kadınların da aslında ne kadar güçlü olduğunu, gücün ve sertliğin sevdiğimiz şeylerle değil yüreğimizle ilgili olduğunu öğretti. Toplumun dış baskılarına ve inanışlarına -Barrons’un tüm alaylarına rağmen- asla karakterinden ödün vermemesi gerektiğini öğretti. Bence bir kızı güçlü yapan tam da bu, bütün kızlardan sergilemesini beklediğimiz duruş bu. Mac Barrons’un standartlarına boyun eğmedi, aksine Barrons Mac’i kabullendi. İşte güçlü kadın karakter böyle olur, kalıplara değil ruhuna sığar, ruhunu yansıtır dedirtti... Bu yönüyle Mac ve Barrons gerçek anlamda benim için saygı duyulası bir çiftti ama ne yazık ki ben artık onların hikayesinin bittiğini düşünen taraftanım... Dani ve Ryodan’ı okumak istiyorum... İki alfa karakterin o sert atışmalarını ve hem duygularıyla hem de dünyayla savaşlarını okuma fikri bana artık daha cazip geliyor... Ne yazık ki bu kitapta istediğim gidişatı bulamadım. Beklentilerimin yarısını bile bulamadım. Ryodan resmen Dani’yi dancer’ın kollarına attı. Bu da ne yahu? Nasıl bir olaydı bu? Mac’in ikide bir dengesini şaşması, sayfalar dolusu saçma kitap konuşmasını saymıyorum bile. O kadar baydı, o kadar baydı ki! Bu kitap beni resmen yerle bir etti. Beklediğim onca zamana değmedi. Darısı Dani’nin tekrar ön plana çıktığı High Voltage’a hadi bakalım, gözüm yollarda...
Ateş ŞarkısıKaren Marie Moning · Artemis Yayınları · 2018132 okunma