Farisi filozof Molla Sadreddin el-Şirazi (ö. 1640/41), erişkin bir erkeğin çırağına duyduğu erotik ilginin sanat ve medeniyetin nesilden nesle aktarımını güvence altına almaya yaradığını söyler. El-Rouayheb, güçlerini meni yoluyla aktaracakları iddiasıyla oğlanlarla birlikte olan derviş ve mutasavvıflara dair anekdotlardan söz eder. Her ne kadar bu anekdotlar karalama amacı taşıyor olsa da, yirminci yüzyılda Fas'ta bir evliyanın barakasını bedensel temas ve cinsel birliktelik yoluyla aktarmasına ilişkin Abdellah Hammoudi'nin ve Edward Westermack'ın çalışmaları ilgi çekicidir. Yirminci yüzyıl Fas'ına özgü bu olgunun, erken modern Osmanlı toplumunu açıklama gücü zayıf olsa da, bu anlatılar usta-çırak ilişkisinin pedagojik-erotik boyutuna dair fikir edinmemizi sağlayabilir. Bir müridin, mürşidiyle cinsel birliktelik yaşamasına ve hatta mürşidin müride tecavüzüne ilişkin rüyalar, tasavvuf literatüründe yaygındır ve daha çok müridin mürşide intisabıyla ilişkilendirilerek yorumlanır.
Sayfa 77-78·Kitabı okuyor
Saatlerce aradığım hadis
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ، وَأَحْمَدُ بْنُ الْأَزْهَرِ؛ قَالَا : ثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُحَمَّدٍ ثَنَا يَزِيدُ بْنُ السَّمْطِ ثَنَا الْوَضِينُ بْنُ عَطَاءٍ، عَنْ مَحْفُوظٍ بْنِ عَلْقَمَةَ، عَنْ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ تَوَضَّأَ ، فَقَلَبَ جُبَّةَ صُوفٍ كَانَتْ عَلَيْهِ، فَمَسَحَ بِهَا وَجْهَهُ. في الزوائد : إسناده صحيح. ورواته ثقات وفي سماع محفوظ من سليمان، نظر. Selmanu'l-Fârisî radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm abdest aldılar. Sonra üzerindeki yün cübbesini ters çevirip (iç tarafıyla) yüzlerini sildiler."
Sayfa 594·Kitabı okudu
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Risale-i Nur şakirdleri vücud-u manevîsinde, ancak küçük bir ayak parmağı kadar bir kıymeti olan bu bîçare kardeşinizi, Hâlıkımız bu günahkâr abdini nihayetsiz in'am ve ihsanına lâyık görmüş ki; Risale-i Nur naşirine bir talebe, Risale-i Nur şakirdlerine bir kardeş, Kur'an hâdimlerine bir arkadaş etmiştir. Arabî ve Farisî bilmeyen, ilim ve medrese görmeyen bir âsi abdine, hikmet-i Samedaniyesiyle böyle bir ikramda bulunuşu, elbette bir hikmete müsteniddir. O da her halde Risale-i Nur'la alâkadar olanlar arasındaki safvet ve ihlas ile, Risale-i Nur'un ind-i İlahîdeki derecesine ve hizmetin ulviyetine atfolunur. Barla - 305
Selman-i Farisi
Gözünüzü iyice açın şu gölgelikte oturan heybetli ihtiyarı görüyor musunuz? elinde ki hurma yaprağını iyice bükerek ip ve sepet yapmaya çalışan ihtiyarı ...işte o selman'dır ona iyi bakın kısalmış elbisesine iyi bakın öyle kısalmış ki dizleri görülecek o bu sade yaşantısına rağmen o bol bol infak ederdi yılda 4 gün 6 gündür hem arasına geliri olurdu bunun tümünü dağıtır sadece bir dirhem bırakırdı
Din
”Eğer bir ilimde takva olmaksızın şeref bulunacak olsa İblis insanların en şereflisi olurdu eğer mesele buysa.”
Çelik yayınevi·Kitabı okudu
Din
“İlim deryası çok büyük iken ömür kısadır. Sen, sana ilimden lazım olan miktarı almalısın.”
Sayfa 123 - Çelik yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı