Meleklerle temas diye kandıranlar
Bazı enerji uygulayıcıları, daha ileri düzey iddialarda bulunarak meleklerle iletişim kurduklarını ve onlardan bilgi aldıklarını öne sürmektedir. Hatta bu anlayışa dayalı olarak “melek enerjisi” adı
Sayfa 82
Fâtiha-6: اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖیمَ ۙ Meali: Bizi doğru yola (İslâm’a) ilet (İslâm ile yaşat). Fâtiha-7: صِرَاطَ الَّذٖینَ اَنْعَمْتَ عَلَیْهِمْ ۙ غَیْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَیْهِمْ وَلَا الضَّٓالّٖینَ Meali: Kendilerine (lütfundan) nimet verdiğin kimselerin yoluna (ilet);{7} (emirlerine âsi olmuş ve) gazaba uğramışların ve sapıtanların değil (Yâ Rabbi).* (Âmin...)** * Yahudiler, hıristiyanlar ve diğerleri gibi.{8} Yahudiler dinlerini merasimleştirdiler, peygamberlerini küçük düşürdüler, devre dışı bıraktılar, hakaret ettiler, hatta bazısını öldürdüler. Hıristiyanlar ise peygamberlerini ilâhlaştırdılar. “Din vicdan işidir.“ diye onu vicdanlara hapsettiler ve dini dünyevîleştirdiler. Halbuki inancın/dinin, kişinin iç dünyasına ait birşey olduğunu söyleyip onu vicdanla sınırlı bir alan içine hapsetmek ve kişiyi, dinî yaşamından engellemek yanlış ve geçersizdir. Çünkü vicdanda olan herşey her yerde var demektir. Bu yönden bunu hegemonik/baskıcı usûl ve üslupla bastırmak insan onurunu zedeleyen bir tavır olmuştur. ** Âmin, “Öyle olsun, kabul eyle” anlamındadır ve “âmin” demek sünnettir. Sesli namazlarda Hanefîler’de imam ve cemaat sessiz; Mâlikîler’de yalnız cemaat sesli; Şâfiî ve Hanbelîler’de imam ve cemaatin sesli okumaları menduptur. Besmele, İmam Şâfiî’ye göre sûreye dâhil sayıldığından sesli namazlarda açıktan okunur. İmâm-ı Âzam ve Mâlik’e göre yedinci âyet “gayri’l-magdûbi...”dir. Dipnotlar: Dipnot 7: bk. 4/69 Dipnot 8: bk. 2/90; 5/77; 58/14
Kitap Alıntısı
FÂTİH, FÂTİHA...
Fâtih: Açan, fetheden. Teshir eden, zapteden... Fâtiha: Bir şeyin başlangıcı, ihtidası. Mübaşeret. Başlamak. Karar yermek. Kur’ân’ın birinci sûresi... Seb’ül Mesânî: İki defa nazil olan ve yedi âyetten ibaret bulunan Fâtiha Sûresi. Mükerrer okunup tekrarlanan. Teveffi: Ölmek, vefat. Bütününü aldırma. İbtidâ: Başlangıç. Baş taraf. Evvel. En önce, başta... İbtida’: Benzeri olmayan bir şey yaratmak. İbdâ.
Vâridât: Fatih’in Dirilişi, ″GÖK GÖZLÜ HAKAN″ başlıklı 29 Mayıs bölümü, İBDA Yayınları
Lûgatçe