Fatih Taş

Fatih Taş
İstanbul
1448 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Şiir'i sevin.
10/10
·85 syf.··
2022 43. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2022 21:35
Şiir sever misiniz? Ben severim. Bildiğim birçok şey gibi, şiiri de bana hocam öğretmişti. Şiir tahlilini değil tabii, şiirde ölçü bilmem ben, şiiri duymayı bilirim. Kafiyeleri bilmem, şiiri görmeyi bilirim. Şiirde temadan anlamam, hissetmeyi ve onunla dans etmeyi bilirim. Üsluptan da hiç anlamam, rayihasını ciğerlerime doldurmayı bilirim. Çünkü öyle öğrendim. Fark ettiniz mi bilmem, kafam biraz güzelleşti. Çünkü uzun zamandır kovaladığım yalnızlığıma kavuştuğum günlerin keyifli melankolisinde, Dünya BulantısıDünya Bulantısı 'nı duydum, gördüm, hissettim, dans ettim.. Karanlıktı, gün ışığını yok edebilecek derecede karanlık. Beni öğlenin birinden gecenin birine davet etti. Gitmek zorundaydım, çünkü iyi şiir emrettiğinde, nereye gitmeni emrediyorsa oraya gitmek zorundasındır. Gittim. Melankolim huzur buldu, mutsuzluğum keyiflendi. Onları besledim. Ama "umudu" hep göreceğimi umdum karanlığın içinde, minik pırıltılar, huzmeler halinde.. Işık huzmeleri arasında dans ettim bazen.. bazen göz gözü görmez karanlığın dibinde. Arkada Chopin mi çalıyordu, Debussy mi, Beethoven mı? Belki de hepsi. Bilmem. Her zaman daha iyisini ortaya koyacağına emindim ve beni yanıltmadın Furkan GüreciFurkan Güreci . Birbirimize şiirler okuduğumuz günler artarak çoğalsın istiyorum, paylaştıkça daha kolay olacak her şey, buna inanıyorum - hepten inançsız da değilim, görüyorsun -. Kalemin hep böyle sivrilsin güzel dostum.. Teşekkür ederim bu dizeleri armağan ettiğin için, var ol.
Şiir
Dünya BulantısıFurkan Güreci · İzan Yayıncılık · 202236 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne kadar Ziyan'sın?
10/10
·352 syf.··
2022 42. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2022 21:25
"İnceleme için notlar mı tuttun sen?.." diyerek yüzüme kahkahalar atan bir Hakan Günday! Kitabı bitirdiğimde ilk gördüğüm şey buydu. Dayanamadım, ben de kahkahalar atmaya başladım. Kitap boyunca bir sonuca varmaya çalışmıştım oysa ki, fakat nafile; sonucuna vardığım tek şey aylar önce sonucuna varamadığımı bildiğim bir başka sonuçsuzluk.. Birkaç soru ile başlayalım öyleyse, cevap arayışımın nafile olduğu sorular. . . . -Siz mi daha canlısınız yoksa içinizdeki "ölü" öteki mi? Şimdi, sizden daha canlı olabilecek bir öteki hayal edin. İçinizde, var, ama henüz aktifleşmemiş. Onu aktifleştirebilecek kuvvette herhangi bir şey (ölüm, yıkım, felaket, yerde bulup dokunduğunuz pürüzsüz bir taş..) yaşamamışsınız. Siz korkaksınız, o cesur. Siz düşününken o çoktan eylemde. Siz hatasız yaşamaya çalışırken o yaşıyor. . . . - Bu ötekiyi doğurmak kolay olur muydu? Ötekinin sıfat adı "ölü". Yaşayandan daha canlı "ölü". Karakterimizin buhranları başladığında, yaşayan taraf düşünmemeye çalışırken, etraftan geçen insanları izlerken, anlık görüntüleri boş boş eşelerken, düşünen taraf, yani "ölü" şunları fısıldıyor: "Korku seni mahvetmiş. Korku beynini kafatasından sökmüş. Benden daha ölüsün." "Çünkü beni duymamak için aklını meşgul etmek en kolayıdır." (S.36). Özetle, ölü taraf var olmaya çalışıyor, yaşayan tarafı yok etmeye. Peki kolay oluyor mu? Hem evet hem hayır. Evet çünkü "ölü"yü aktifleştirecek psikolojik buhranlar yaşanmakta. Hayır çünkü psikolojik buhranlar çok şiddetli yaşanmakta.. Geçelim. . . . -İntiharın eşiğindeki insan zihni, yaşamak için neler yaratabilir? Bu sorunun cevabı, insan zihninin yaratıcılığı ve saflığıyla doğru orantılıdır. Ne kadar yaratıcı, o kadar çok şey; ne kadar saf, o kadar az şey. Hem yaratıcı hem de saf? Garip bir karışım.. Ee sen Werther olmuşsun! Bang!
İnceleme
ZiyanHakan Günday · Doğan Kitap · 20196,3bin okunma
Neden Küçük İskender okumalı?
10/10
·192 syf.··
2021 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 17:45
Neden Küçük İskender okumalı? 1) Cinselliğin her türlüsünün normal bir şey olduğunu kanıksamanıza yardımcı olacaktır. Bizler seksi zevk için yapan hayvanlarız. Papadan tutun da yeryüzündeki bütün imamlara kadar herkes sevişir. Bölünerek çoğalmayı milyonlarca yıl önce bırakmış genlerimizden haberdar değilmişiz gibi davranmayı bırakmamıza, bunu yapanlara kıçınızla gülmenize yardımcı olacaktır Küçük İskender. 2) Anal seksin faydalarını anlamanıza ve gülümsemenize yardımcı olacaktır. Nedir peki bu faydalar? ‘’Sado-mazoşist duygularınız gelişeceğinden yaşadığınız hayata ve acılara daha kolay uyum sağlayabileceksiniz.’’ (Syf.126) ‘’Kişilere farklı ritimler, melodiler kaydeder. Karyola daha fazla gıcırdar.’’ (Syf.127) ‘’Ferahlık yaratır. Gazoz gibidir. Özellikle sıcak havalarda ağzınızı açtığınızda cereyan yapar ve böylelikle serinleme imkanı bulursunuz.’’ (Syf.125) 3) Yukarıda gördüğünüz ve daha nicesinde görebileceğiniz üzere, nüktedan bir toplum kaçığı olmaktan hiç çekinmeyen bir yazarı okumuş olursunuz. Espri anlayışınızda gözle görülebilen bir artış saptanır. Arkadaşlarınız artık sizleri daha eğlenceli bireyler olarak nitelendirir. Kendinizi ve çevrenizi renklendirmiş olursunuz. 4) Eşcinsel olmanın faydalarına daha hâkim bireyler olarak hayatınıza devam etme lüksüne sahip olabilirsiniz. ‘’Kadın sorunlarına daha duyarlı olursunuz. Çünkü siz erkekleri de, kadınları da çok iyi tanıyor ve biliyorsunuzdur.’’ (Syf.80) ‘’Yatakta iş kazası sonucu baba olmak tarihe karışacaktır’’ (Syf.82). Aranızda homofobik var mı bilmiyorum ama varsa eğer ilk olarak onlar okumalı Küçük İskender’i. Belki bu hastalıktan kurtulma yolunda büyük bir adım atmış olur ve tedavinin ilk aşamasını tamamlamış şekilde hayatlarına devam edebilirler. 5) Yeraltında kalmış, toplumun dışına itilmiş, topluma
İnceleme
666Küçük İskender · Can Yayınları · 2019405 okunma
Binbir insanın sancısı.
8/10
·60 syf.··
2021 18. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2021 22:34
Sevgili dostum Furkan GüreciFurkan Güreci 'nin ilk kitabı olan Bir Sancının PanoramasıBir Sancının Panoraması adlı kitabının ilk okurlarından birisi olmamın mutluluğu içerisindeyim. Bu mutluluğumdan, yazardan ve onun ilk kitabından bahsetmek istiyorum sizlere. Furkan ile bu siteden tanıştık. Şimdi hatırlayamadığım bir konuda uzun ve bana ukala gelen bir ileti paylaşmıştı. Daha yeni takipleşiyorduk onunla ve bu durum beni rahatsız etmişti. Samimi gelmemişti ilk okuduğumda o ileti ve Furkan'ı takipten çıkmayı düşünmüştüm (lütfen beni mazur görün, bazen böyle aşırılıklarım olabiliyor. Kesinlikle takipten çıkacak kadar rahatsız edici bir şey değildi, bir yakarıştı sadece ve ben samimi bulmamıştım. Benim aşırılığımdı bütün mesele.) Daha sonra mesaj atmaya karar verdim ve uzunca, eleştirel, bazılarının tersleyebiliceği, belki de ukala görünen bir mesaj yazmıştım. Karşılığında o kadar nazik ve içten bir geri dönüş almıştım ki, o anda bir dost kazandığımı anlamıştım. Naif bir insan vardı karşımda; ne dediğini bilen, altını dolduran, açıklamaktan asla gocunmayan, hoşgören, nazik ve kibar, kelimelerini özenle seçen ve tabii ustaca kullanan biri. İşte o insanın yazdığı kitap çıkınca ve uygun zamanım gelince hemen sipariş verdim. Kitap gelir gelmez okumadım, biraz da kendi zihinsel zamanımın gelmesini bekledim; iştahımı kabarttım, bu insandan iyi bir şey çıkacağına emindim ve kendimi kitaba hazırladım. Usta yazarlarımızdan biri olan Şükrü ErbaşŞükrü Erbaş 'ın ilk dönem şiirlerini okudum mesela. Şiire kabarttım ruhumu iyiden iyiye. Nihayet hazır olduğumu düşündüm ve başladım kitaba. Demin de kitabı bitirdim. Ve yanılmadım, bu insanın kalemi güçlüydü, müthiş bir potansiyel taşıyordu ve okunmaya değer bir yazar ile tanışmıştım. Umutsuzluğun içerisindeki koca bir umut çığlığı gibiydi şiirleri. O koca umutsuzluğu yadsımıyordu, tanrıya sığınmıyordu,
Şiir
Bir Sancının PanoramasıFurkan Güreci · İzan Yayıncılık · 202173 okunma
Uzun lafın kısası yoktu.
Puan vermedi·140 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 04:56
“Ben ne okudum yahu!” tepkisini hepiniz duymuşsunuzdur. Net olarak şunu söyleyebilirim ki, bu tepkiyi daha çok hak eden başka bir kitap okumamıştım. Hayretler içerisindeyim, özellikle son bölüm beni dehşete düşürmüş durumda ve bu inceleme zor olacak. Daha sonsözü gördüğüm anda Ali Ece çığlıklarımı atarak: “Dalga mı geçiyorsun be!” demiştim, çünkü eserini açıklamaya girişiyordu Tolstoy. Bakın durum o kadar ciddi ki, Kilise bu sonsözü okuyup müthiş yobaz bulmuş ve Tolstoy’u aforoz etmiş! Dalga mı geçiyorum sanıyorsunuz? Gelin size kitabın konusundan ve dokusundan, falanından feşmekanından bahsedeyim önce, daha sonra şu meşhur sonsöz bahsine geliriz. Şimdi, bu büyük edebiyat dâhisi, (dalga geçmiyorum, kalemi muazzam) Rusların İsa’sı (işte şimdi dalga geçiyorum) bu kitabı 1889 yılında yayımlıyor, on yıl sonrasında ise kitabını açıkladığı sonsözünü yayımlıyor. Kitabın konusu; bir tren yolculuğunda ismini bilmediğimiz anlatıcımız ile, “kadın”, “evlilik”, “aşk” vb. konularda tartışan bir grup insanın arasında tanışan ve bir yakınlık kuran Pozdnışev adlı karakterin kısa hayat öyküsünü, yolculuk boyunca anlatıcımıza anlatması ve anlatıcımızın da onu yolculuk boyunca hayretler içerisinde dinlemesiydi. Şu Pozdnışev’den bahsedeyim biraz sizlere. Beyaz kıvırcık saçlı, parlak gözleri etrafta fıldır fıldır dönen, insanlarla konuşmayı ancak bir savaş edasıyla gerçekleştirebilen, büyük bir travması olduğu daha ilk bakışta anlaşılan, klasik bir Rus erkeği. Karısını öldürmüş bu adam. Evet! Ve trende tanıştığı yabancıya yani anlatıcımıza bu olayın nasıl geliştiğini anlatarak günah çıkartıyor bir nevi. Tabii kendi boktan tarzında! Hayatımda ilk defa bu kadar kaliteli bir yobazlık örneği gördüm. Çünkü Tolstoy asla boş atmıyor, söylediği her şeyi İncil’den doğrulayarak ve Rus toplumsal
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma