Bugünkü Türkiye'ye tercüme edersen, nedir 'haddini bilmezlik' biliyor musun? 'Haddini bilmezlik' rasyonel, akılcı otoritenin kaybıdır. Şimdi, bak, insanın insanı kullandığı yerde, öğretmen-öğrenci, eski deyimiyle şakirt-mürşid arasındaki rasyonel otorite yok oluyor. Kimse karşısındakinin kendisinden daha bilgili, daha üstün olabileceğini kabullenmiyor. Herkesin kendisini her mevkiye layık gördüğü, herkesin 'en iyi yeri kapmak' için savaşta olduğu bir ortam oluşuyor ki, Beşiktaş Belediye Meclisine tombalacıyı üye yapan anlayış da budur, efendim, Fatma Girik'i Şişli'ye layık gören cüret de budur, 'k'yi, 'g' okuyanın TRT spikerliğine soyunması da budur! Bize her gün her saat 'bu mevkiye getire getire bunu mu getirmişler!' dedirten, benim makûs seçim dediğim şey budur. Hatta şunu da söyleyeyim, Türklerin kitap okumamasının nedeni de budur! Kimsenin kimseden öğreneceği bir şey yok! Anlıyor musun? Bu ülkede herkes herkesten daha akıllı olduğu için her şeye her an yeniden başlanır.
Sayfa 357 - boyut yayınevi, beşinci baskı, ekim 1993