...bendeniz ne Fransızların ve ne de herhangi bir yabancı devletin yardımına tenezzül eden şahsiyetlerden değilim.Benim için en büyük korunma yeri ve yardım kaynağı milletimin bağrıdır.
Kıyan ve Dokuz çok beğendikleri bu yere Ergenekon adını verdiler.”Ergene” dağ kemeri “Kon” ise dik anlamına geldiğinden Ergenekon adı bu yeni yurda çok yakışmıştı...Aylar ve yıllar birbirini kovalarken aradan tam dört yüzyıl geçti.Bu süre içinde hem kendilerinin hem de hayvanlarının sayıları o kadar çoğaldı ki sonunda Ergenekon onlara dar gelmeye başladı....Günlerce konuşup tartıştıktan sonra Ergenekon’dan çıkmaya karar verdiler.Fakat asıl sorun buradan nasıl çıkacaklarıydı.Atalarının dört yüzyıl önce kullandıkları geçit depremler ve çeşitli yer hareketleri sonunda çoktan kapanıp gitmişti.
Ergenekon halkının başında Kıyan soyundan Börte Çine isimli bir han bulunuyordu.Herkes buradan çıkmak için yol ararken Börte Çine yüksek bir tepenin üzerinde gök yeleli bir kurt gördü.O tarafa doğru giderken kurt da gün doğusuna doğru yürümeye başladı.Bu şekilde epeyce yol aldıktan sonra kurt yalın kat bir kayalığın eteğindeki bir delikten karşıya geçti.Burası yüzyıllar önce atalarının Ergenekon’a girerken kullandıkları geçit olmalıydı.Fakat delik kendilerinin ve hayvanlarının geçeceği kadar büyük değildi.Bunun genişletilmesi gerekiyordu.Hemen obaya gelip durumu anlatınca herkes gök yeleli kurdun Tanrı’nın gönderdiği bir kılavuz olduğunu düşünerek deliği genişletmek için harekete geçtiler.
Kurdun karşıya geçtiği yalın kat dağ,Demir madenlerinden oluştuğu için dağı eritmek zor olmayacaktı.Hemen bol miktarda odun yığarak yetmiş ocak ve yetmiş körük oluşturdular.Tanrı istediği için yetmiş günde dağı eritip yüklü bir devenin geçebileceği bir yol açmayı başardılar.O gün bu gündür ataların bu günü bayram olarak kutlarlar.
Atatürk,Türkiye Mareşali’dir.Büyük bir mareşaldir çünkü başka mareşalleri takdir etmeyi bilmiştir.Büyük mareşaldir çünkü sivil hayata geçmeyi bilmiştir.Bunlar onun en büyük özelliklerindendir.Büyük ve yaratıcı adamlar bu geçişleri kolaylıkla yaparlar.