MEFISTO: Tanrı'm yine bize yaklaşarak halimizi sorduğun ve genellikle beni görmekten memnun kaldığın için kalabalığın arasına ben de karıştım. Bağışla, herkes benimle alay etse de ben gösterişli sözler edemem. Eğer gülmeyi unutmamış olsaydın, benim çalçeneliğime sen de gülerdin. Güneşlerden ve dünyalardan söz açmasını başaramam ben. Ama insanların kendilerini nasıl acıya batırdıklarını görüyorum. Dünyanın küçük tanrısı sürekli aynı halde. Ve ilk günkü gibi tuhaf. Eğer ona gök ışığından bir parçacık vermemiş olsaydın biraz daha iyi yaşayacaktı.O buna akıl diyor ve onu yalnızca, her hayvandan daha hayvanca yaşamak için kullanıyor. Yüksek izninizle söyleyeyim o bana sürekli uçan, uçarken titreyen ve çayırların arasına karıştığı zaman o eskimiş türküsünü tutturan uzun bacaklı ağustosböceği gibi gelir! Burnunu sokmadığı pislik yok!
Aman söz etme bana, renkli kalabalıklardan, onları görür görmez, ruhum kararır.
Bizi zorla girdabına çeken,
O gidip gelen insan selini gözümden sakla.
Gökyüzünün sessiz eşiğine götür beni.