Fatih Aydın

Fatih Aydın
@faydin
9 okur puanı
Kasım 2015 tarihinde katıldı
İsrail'in çok gizli nükleer silah merkezi Dimona Nükleer Tesisi'ne; istihbarat dünyasında bilinen adıyla Çikolata Fabrikası'na ait görüntüler, Erdoğan'ın arkasında sırf bu açıklama için kurulmuş devasa ekrandan akmaya başladı! Ekranları başındaki milyonlar şimdi, ilk kez yayınlanan ve farklı dillerdeki alt yazılarla desteklenen bu görüntülerle, İsrail'in varlığını sürekli inkar ettiği nükleer silah programının merkezine yolculuk yapıyordu. Devasa bir hangarı andıran merkezde teknisyenler, taslaklar üzerinde hararetli bir şekilde tartışıyor, onlarca uzman bir kısmı monte edilmiş, bazıları parçalar halindeki nükleer savaş başlıklarının etrafında dolanıyordu. Montajı bitmiş nükleer füzeler, hassas vinçlerle özel römorklara yükleniyor, Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak, ara sıra yanındakilerle birlikte uzmanlarla konuşurken görüntüye giriyordu.
Sayfa 290 - Timaş·Kitabı okudu
Reklam
... Organize suç örneği, bir benzetme yapma olanağı sağlıyordu. Mafya patronları genellikle sokak serserileri olarak başlar. Ama zaman içerisinde, tepeye çıkanlar görünüm değiştirir. En iyi terzilerin ellerinden çıkma elbiseler giyer, yasal bir iş sahibi olur ve topluma yararlı birer vatandaş rolüne bürünürler. Yerel yardım kuruluşlarına bağışlarda bulunurlar ve içinde oldukları toplumun saygısını kazanırlar. Zor durumda olanlara borç para verirler. MAIN özgeçmişindeki John Perkins gibi bu adamlar da örnek birer vatandaş görünümündedirler. Ama bu görünümün altında bir kan gölü yatmaktadır. Borçlular borçlarını ödeyemeyince tetikçiler gelip diyetlerini ister. Bu işe yaramazsa, devreye beyzbol sopaları ile çakallar girer. Son çare olarak da, ortaya silahlar çıkar...
Sayfa 195 - April Yayınevi·Kitabı okudu
.... Kolomb'un tesadüfi keşfi, bir iki yüzyıl içinde dünyanın dengelerini değiştirecekti. Ama o zamana kadar Avrupa, Akdeniz'le okyanus arasına sıkışıp kalmıştı. Osmanlı, Akdeniz'in en büyük gücüydü. Uzakdoğu'dan ve İpek Yolu üzerinden gelen mallar, kendi kontrolü altındaki Ortadoğu üzerinden dünyaya yayılıyordu. Keyfi yerindeydi. Daha sonradan, denizaşırı sömürge imparatorlukları kuran ülkelerin hepsinin Atlantik Okyanusu ülkesi olması dikkate değerdir. Bu ülkeler, o dillere destan derin subatmanlı teknelerini Osmanlıların etrafından dolaşmak için geliştirmişlerdi! Portekizliler mecburiyetten, "kafiri" by-pass etmek için Afrika'nın ucundan dolaşmışlardı. Oysa Osmanlı'nın derdi "kafiri" by-pass etmek değil, Viyana kapılarını yıkıp doğrudan üzerine gitmekti.
Sayfa 165 - Timaş·Kitabı okudu
Tarih
... Fedaileri cennete gönderme fikrimi ilk işittiğinde neden sinirlendin? Sence mutlu değiller mi? Onların mutluluğuyla, mutluluğun kaynağındaki hakikatten bihaber biri arasında ne fark var? Aslında ben seni neyin rahatsız ettiğini gayet iyi biliyorum. Sen üçümüzün bildiği şeyleri onlar bilmiyor diye rahatsızsın. Oysa durumları buna rağmen hiç de kötü değil. Hatta benden bile iyi durumdalar örneğin. Şu an yaşadıkları mutluluk, onları hiç bilmedikleri bir yöne doğru çekmekte olduğumdan zerrece şüphelenseler nasıl da bir anda kedere dönüşür bir düşünsene. Ya da yaşadıklarına ilişkin onlardan çok daha fazla şey bildiğimi öğrenseler mesela? Veyahut kendilerinin elimde yalnızca birer oyuncaktan, çaresiz satranç taşlarından ibaret olduğunu öğrenseler? Çok daha zeki bir varlığın arzuladığı bilinmeyen bir planın basit birer parçaları olduklarını bilseler? Bakın dostlarım bu türden düşüncelerle ben her gün boğuşuyorum. Kainatı ve bizi gözetleyen üstün bir varlığın var olup olamayacağını düşünürüm hep. Bizimle alakalı her şeyi, hatta ölüm anımızı dahi bilen ama acımasızca gözlerimize perde çekerek bizi bu türden bilgilerden mahrum bırakan üstün bir kudret var mıdır? Bizi bu şekilde var eden kudret belki de üzerimizde bir deney yapmakta, hayatımızla, kaderimizle oynamaktadır. Elinde birer kukla olan bizlerse kendi mutluluğumuzu kendimizin şekillendiğini düşünerek avunup duruyoruzdur belki. Neden tabiat olaylarını umutsuzca da olsa araştıranlar hep en zeki insanlar olmuştur? Neden o zeki insanlar kendilerini bilime, kainatın sırlarını araştırmaya adamışlardır? Epikür kişi bilinmeyen bir cennet hayaliyle hayatını idame ettirmez, ölümden korkmamayı öğrenirse ancak gerçek mutluluğa erişir demişti. Bu korkuyu yatıştırmak ya da en azından korkumuzun kaynağını izah edebilmek için de
Tarih