dramakuyin

dramakuyin
@fdrssn
Yıldız teknik üniversitesi
İstanbul
58 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
moliere moliere moliere!
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 03:16
evet biraz uzun ama lütfen okuyun! 1673 moliere, lulli’nin entrikaları yüzünden sarayda kaybettiği yerini yeniden bulmak umuduyla Hastalık Hastası yazıyor. bütün zoru tiyatrosunu yaşatmaktır. dostlarını dinlemeyip hasta hasta sahneye çıkıyor. yine (hep böyle yapmış) tiyatrosunu ve iş arkadaşlarını para sıkıntısından kurtarıyor. dostu madeleine’in ölümünden günü gününe bir yıl sonra moliere sahneye çıkmazdan önce kendini çok yorgun ve bitkin hissediyor. yine de oyuna çıkıyor, ama son perdede sendeliyor. halk farkına varıyor. moliere işi şakaya vurup güçbela oyunu bitiriyor. titremeler içinde evine götürülüyor ve öksürükle başlayan bir iç kanama yüzünden yarım saat sonra karısını bile göremeden ölüyor.( karısını çok seviyor) burada araya gireceğim gelecek paragraf bununla ilgili olacak şöyle ki; Hastalık Hastası komedyasında (o dönemin) tıp eğitimi, hekimlik, eczacılık kurumlarına ağır taşlama yapıyor hatta syf 94-95 kendini bile oyun içinde taşlıyor. ölümünden sonra o sahneler oyuncular ve seyirciler tarafından üzücü hale geldiğinden “moliere” isminin geçtiği yerler “oyuncular” olarak değiştiriliyor. peki neden bu kadar acımasızca eleştiriliyor dersiniz…buyurun; *o dönemde eczacılar kabarık faturalar düzenlemekte ünlüydü. *ağız kalabalıkları çoktu çünkü yaptıkları ilaçlar yetersizdi. *en çok kullanılan tedavi yöntemi hacamattı ki bu bir çok hastanın ölümüne sebep olmuştu. *tıp eğitimi halka açık münazaralara katılmaktan ve iyi bir tartışmacı olmaktan ibaretti. *bu mevkiler rüşvet veya iltimas yolu ile elde ediliyordu. işte tüm bu sebeplerden dolayı moliere hekimler tarafından tedavi edilmeyi reddediyor.. ve son! kilisenin ve softaların tiyatroya ve tartuffe (çok kıskanıldığı ve hoş görülmediği için) yazarına olan hıncı, ölümünde ortaya çıkıyor. herkes gibi gömülmesine izin
Hastalık HastasıMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20258,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ne kadar derin nefes alsam da göğsüm rahatlamıyor.
Sayfa 45 - APRIL Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Saatin yüzü yüreğe yakınsa kendi yüzü konuşur insanın.
Sayfa 50·Kitabı okudu
2023 Okuma Raporları
Sen hüzünle savaşmazsan bütün hayatın boyunca yakanı hiç bırakmaz. Korkunç bir hastalık gibi… Boynunu bükersen hüzün adamı yer bitirir.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Edebiyat
8/10
·152 syf.··
2021 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2021 07:28
Kitabı okuyanlar tarafında kitapla ilgili çok farklı düşünceler mevcut. Çok beğendiğini söyleyip, neredeyse nefret edende var. Ben kendi anladığımı ve kitapta gördüklerimi yazmak isterim belki de yardımcı olabilirim okurlara. Kitaptan ilk anladığım feminist bir metin olması. Kitabın başından sonuna kadınların domine ettiği hikayeler var. Aşı geçen bütün erkekler bir ya da birkaç yönden kadınların etkisi altında ve hikayede kenar süsü olarak kullanılmış. Bu açıdan ben çok beğendim çünkü zamanının ötesinde ve insanın gözüne sokmadan, bütün kadınsı duyguları anlatıyor. Daha sonra alt mesajlara girdiğimizde karşımıza bir anti faşist metin çıkıyor. Yazar bir savcı edasıyla bayan Brodieyi soruşturuyor, en sonunda bir hakim gibi yargılayıp cezasını veriyor. Hayatı boyunca dik durmuş, güzelliğiyle fark yaratmış, insanlara tepeden bakmış, insan sevgisi hiç olmayan ülküleri için çocukları oyun hamuru gibi büken gerekirse eski sevgilisinin kucağına atmayı planlayacak kadar bir megaloman olan ve her gezisinde Mussolini, hitler güzellemelerini el altından dağıtan kadını yalnızlığa ve hiçliğe mahkum ediyor. Bütün günahlarını gören ama değerlendiremeyen en güvendiği öğrencisi, sonunda görüyor ve kadından nefret eden güruha, bir öğrencisini faşist franconun yanında savaşmaya göndermesini öğrendikten sonra bayan brodieyi teslim ediyor. Mükemmel bir sembolikte anlatımla bayan brodienin aslında nasıl bir faşist lider gibi çevresini yönettiğini anlatan ayrıca feminist altyapısıyla, atlamalı zaman örgüsüyle, bilinç akışı yöntemiyle harika bir kitap. Benim en çok sevme sebebim ise anlattığını düşündüğüm çok büyük toplumsal gerçeklere (faşizm, Feminizm, megalomani gibi) kitabın hiç manifesto içermeden yazılması. Manifestolardan sıkılan biri olarak bu dolaysız anlatıma, mesaj içerecek
Bayan Jean Brodie'nin BaharıMuriel Spark · Siren Yayınları · 2021304 okunma