Kimi zaman, uzak bir yeri özlediğimizi sanırız, oysa aslında yalnızca o sırada daha genç ve daha taze olduğumuz için, orada geçirdiğimiz zamanı özlemekteyizdir. Böylece zaman, bizi mekân maskesi altında yanıltır. Oraya yolculuk ettiğimizde, yanılsamanın farkına varırız.
İnsan ne denli yaşlanırsa, insani olaylar, tümden ve teker teker, o denli küçük görünürler: Gençliğimizde sabit ve kararlı bir biçimde önümüzde duran yaşam, şimdi günübirlik olayların hızlı bir akışı olduğunu gösterir; bütünün hiçliği öne çıkar.
Gençliğin gözüyle bakıldığında, yaşam sonsuz uzunluktaki bir gelecektir; yaşlılık gözüyle ise, oldukça kısa bir geçmiştir; başlangıçta yaşamı, bir opera dürbünüyle bakıyormuşuz gibi, sonlara doğru ise bir büyüteçle bakıyormuşuz gibi görürüz.