9/10
·265 syf.··
2026 198. kitabı
Raymond M. Smullyan’in Tao Sessizdir’i, elime aldığım anda “bu kitap tam bana göre” dedirten nadir kitaplardan biri oldu. Mantık bulmacaları ve formal sistemlerle ünlü bir matematikçi-felsefecinin, Doğu felsefesini Batı’ya böylesine neşeli, ironik ve içten bir dille aktarması beni çok etkiledi. Kitap ağır bir felsefe metni değil; daha çok sohbet gibi akıyor. Kısa denemeler, diyaloglar, paradokslar ve Smullyan’ın o eşsiz mizahıyla dolu. Tao’yu “anlatmaya” çalışmıyor aslında, çünkü Tao sessizdir. Onun yerine, Tao’nun sessizliğini hissettiriyor; bahçede çalışırken, kestirirken, hiçbir şey yapmazken bile yaşanan o derin huzuru, çocuksu sevinci ve paradoksal özgürlüğü gösteriyor. En sevdiğim yanı, Smullyan’ın Taoizm’i ne romantize etmesi ne de gizemli bir sis perdesine büründürmesi. Mantıkçı yanıyla yaklaşıyor, ama o mantığın sınırlarını neşeyle kabul edip aşabiliyor. “Hiçbir şey yapmamak” ile “her şeyi akışına bırakmak” arasındaki ince çizgiyi, bazen bir Zen ustasının sükunetiyle, bazen de muzip bir amcanın gülümsemesiyle anlatıyor. Okurken sık sık gülümsedim, bazen de durup düşündüm. “Acaba ben de fazla mı uğraşıyorum hayatla?” diye sordurttu bana. Özellikle modern hayatın koşturmacasında, hiçbir şeyin peşinde koşmadan var olabilmenin değerini hatırlattı. Kısacası, Tao Sessizdir kuru bir felsefe kitabı değil; hayata dair hafif, derin ve samimi bir davet. Okuduktan sonra elinizde kalan şey ne büyük bir sistem ne de ezoterik sırlar; sadece sessiz bir gülümseme ve “her şey olduğu gibi yeterince güzel” hissi. Kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle mantık, bilim ve felsefeyle uğraşan ama ruhunu da beslemek isteyenlere... Tao sessizdir, ama Smullyan onu duyurmayı çok güzel başarıyor.
1000Kitap
Tao SessizdirRaymond M. Smullyan · Dharma Yayınları · 199472 okunma
10/10
·496 syf.··
2026 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:40
Seneca'yı okurken bir filozof değil, iyi bir dost dinliyormuşum gibi hissettim. Ahlak Mektupları'nın gücü de burada sanırım. İki bin yıl önce yaşamış bir insan; ölüm, dostluk, kaygı, zaman ve hayatın anlamı üzerine öyle konuşuyor ki söyledikleri hâlâ güncelliğini koruyor. En çok sevdiğim yanı ise Seneca'nın hiçbir zaman bir ideolojinin sözcüsü gibi konuşmaması oldu. Stoacı olmasına rağmen başka filozoflardan öğreniyor, gerektiğinde kendi geleneğini eleştiriyor ve sürekli şu soruya dönüyor: "Bu insanın hayatına nasıl yardım eder? Kitabın önsözünü sonradan okumak ayrıca ilginçti. Seneca'nın sürgünler, hastalıklar, siyasi entrikalar ve sonunda zorla gelen ölümle dolu yaşamını öğrenince mektuplar başka bir anlam kazandı. Bu yüzden Ahlak Mektupları benim için bir felsefe kitabından çok, dönüp dönüp açılacak gerçek bir başucu kitabı oldu.
Felsefe ve Düşünce
Ahlak MektuplarıSeneca · Jaguar Kitap · 20191,513 okunma
Reklam
Puan vermedi·848 syf.··
2026 276. kitabı
İki ayrı dünyadır: Wittgenstein, özü aynı olan. Büyük bir dönüş ve bitmeyen felsefe. Çünkü o Tractatus’un önsözünde şunları yazmıştı: “Kitap felsefe sorunlarını ele alıyor ve-sanıyorum- gösteriyor ki, bu sorunların soru olarak ortaya çıkmaları, dilimizin mantığının yanlış anlaşılmasına dayanır.” ve devam eder “Böylece, şu kanıdayım ki, sorunları özlerinde sonuna dek çözdüm.”1 der, önsözünün sonlarında. Fakat yanılmıştı Wittgenstein. O, tüm sorunları çözdüğüne inandığı felsefeyi tamamen bırakarak, artık hiç geri dönmeyeceğini sanarak, kendine, felsefesine uygun olarak iş aramaya koyuldu. Çünkü babasından kalan mirasın bir kısmını entelektüel çevreye, geri kalan kısmını ise kız kardeşine bağışlamıştı. Onun için yapacak tek bir şey kalmıştı, tüm sorunları çözdüğüne inandığı felsefeden sonra kendisinin inandığı felsefeyle bağlantılı iş yapmasıydı. Şüphesiz ki onun bu fikirlerinin oluşmasını sağlayan kendisinin defalarca okuduğunu söylediği Tolstoy’un İncil’i, Thakur’un fikirleri ve belki de Schopenhauer olmuştu.Belki de o artık Tolstoy’un İncil’indeki Wittgenstein’a gösterdiği yolu aramak üzere, bir İsa yaşamı, yani basit bir yaşam modeli belirleyerek mutluluğa ulaşmakdı.2O, Birinci Dünya Savaşı’na katıldığı zaman da şöyle bir not almıştı: “Mutlu bir biçimde yaşamak için ne yapman gerektiğini biliyorsun .” der. Yine devam eder: “Neden yapmıyorsun peki? Çünkü akılsızsın. Kötü hayat akıldan yoksun hayattır.” Ve bunun için Wittgenstein Tanrıya dua eder; kendisine güç vermesi için.3İşte onun mutlu biçimde yaşaması için bildiği şey ise, bir İsa hayatı gibi basit ve yalın bir yaşam sürmesiydi. (O, basit yaşam için, giyimine dahi dikkat etmeye başlamıştı. Ömründe tüm bu geçiş aşamasından sonra çok nadiren kravat takmaya başlamıştı.4) Bunun içinde mirasını dağıttı ve kırsal da
WittgensteinRay Monk · Kabalcı Yayınevi · 200533 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 465. kitabı
Ustam ve Ben, Elif Şafak’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak dönemine, Mimar Sinan’ın dehasına ve sadık çırağı Cihan’ın gözünden İstanbul’un o büyülü, çok kültürlü atmosferine odaklanan masalsı bir tarihsel romandır. Hikaye, saray fili Chota ile şehre gelen Cihan’ın, Mimar Sinan’ın atölyesine kabul edilmesiyle başlar ve Süleymaniye’den Selimiye’ye uzanan görkemli yapıların inşa sürecini, saray entrikalarını ve yasak bir aşkın gölgesinde şekillenen bir büyüme öyküsünü anlatır. Şafak, mimarlığı sadece taşları üst üste koymak değil, evrene, zamana ve aşka dair bir felsefe olarak işlerken; okuyucuyu hem tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor hem de sanatın, ustalığın ve sadakatin insan ruhunu nasıl inşa ettiğine dair incelikli bir anlatıyla buluşturuyor.
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
Puan vermedi·616 syf.··
2026 463. kitabı
Aeden, Azra Kohen’in bilim kurgu, felsefe ve spiritüel öğretileri harmanlayarak kurguladığı, insanın dünyadaki varoluş amacını ve evrensel döngüyü sorguladığı kapsamlı bir romandır. Hikaye, başka bir gezegenden gelen iki ana karakterin dünyadaki yaşamla karşılaşması üzerinden ilerler; bu karşılaşma, insanın doğaya, hayvana ve birbirine karşı sergilediği tutumların sert bir eleştirisine dönüşür. Yazar, bilimin verileriyle etik değerleri birleştirerek, okuyucuyu bireysel farkındalık ve evrensel sorumluluk üzerine düşünmeye davet eder. Dünyanın mevcut düzenine, tüketim çılgınlığına ve insanın kendini dünyanın merkezine koyma yanılgısına odaklanan eser, daha bütünsel ve barışçıl bir yaşam biçiminin mümkünlüğünü arayan ütopik bir bakış açısı sunar.
AedenAkilah Azra Kohen · Destek Yayınları · 201614,3bin okunma
Puan vermedi·283 syf.··
2026 446. kitabı
İnsanlar, Matt Haig’in kozmik bir bakış açısıyla insan doğasını, kusurlarımızı, aşkı ve yaşamın anlamını masaya yatırdığı, hem düşündüren hem de derinden etkileyen muazzam bir bilimkurgu-felsefe romanıdır. Dünyanın en zeki matematikçisinin bedenini ele geçiren bir uzaylının, başlarda tiksindiği ve ilkel bulduğu insan ırkına, onların müziğine, şiirlerine, sevgisine ve kırılganlıklarına kapılarak yavaş yavaş "insanlaşmasını" konu alır. Yazar, dışarıdan bir gözün vizyonuyla bize aslında sahip olduğumuz ama değerini bilmediğimiz o sıradan hayatların ne kadar büyülü ve yaşanmaya değer olduğunu ironik, naif ve sıcacık bir dille hatırlatır.
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Reklam
Reklam