Aşkı doğuran her karşılaşmanın, her bilimsel yeniden-kurmanın, her sanatsal icadın ve özgürleştirici siyasetin her anının açığa çıkardığı imkansızın imkanı ... bir hakikatler etiğinin tek ilkesidir.
Düşünmek çileli bir iştir; insanı zihinsel konfor alanından çıkartır. Rahatını bozar. Sorgulamayı öğretir. Görünenin ötesine geçmenin ne anlama geldiğini anlatır. Gerçek fikirlerin bir zihin jimnastiği yahut dil oyunu değil, varoluşsal bir yolculuk olduğuna işaret eder. Düşünmenin değişmek olduğunu gösterir.
“Akıllı insanlar sudan hoşlanır. Erdemli kişiler dağlardan tat alır. Bilgililer hareketlidir, erdemliler sakindir. Bilgililer neşelidir, erdemliler uzun ömürlüdür.”
Latincesini geliştirdiği gibi Kutsal Kitabı okuyarak düşüncelerinin temeline yerleştirdi. İlerleyen dönemde bunları felsefe , teoloji, gramer ,diyalektik, retorik, astroloji, aritmetik, geometri , müzik ve tarih çalışmaları , ahlak ve doğa felsefesi izleyecekti.
Bilim, sanat ve felsefe vermek hakkında sordukları sorularla insanın uyanmasında önemli bir rol oynarlar. Ama sordukları sorulara kendi bünyelerinde cevaplar buldukları vehmine kapıldıkları nispette sordukları soruları geçersiz hale getirirler.Bilim teknolojide, sanat piyasada, felsefe yönetimde kendine "karşılık" bulduğu zaman insanlık narkoz içindedir.