Kolay değil
Puan vermedi·520 syf.··
2026 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 13:02
Aile, dram, teknoloji, geçmiş, gelecek, yenilikçi ve felsefe konularını işleyen bilim kurgu tadında uzun uzun yazılmış eser uzun olmamalıydı diye düşündüm. "Calep" karakterinin başrol olduğu, iş hayatında insanın nasıl harcandığı, mutlu ailesinin bir an kendi sorumsuzluğundan dolayı çocuğunu kaybetmesi ve eşini kaybetmesi daha sonra işini kaybetmesini okuyoruz. 2 genç girişimci tarafından "Calep" karakterine iş teklifi geliyor, karakterin tek amacı oğlunu kaybettiği o an'a gidip olayları düzeltmek istemesi mutlu aile hayatına devam etmesi. "Zaman Makinesi" icat ederler. Planlar istenildiği gibi yolunda gitmez. Gitse bile "o an yaşandı" istediğin kadar planlar yap paralar harca icat yap sorumluluğunda olduğun olayları düzeltsen bile sorumsuzca davrandığın için iliklerine kadar işleyen ruhunu kemiren "o an" yaşayan ölüye çevirir insanı karakterini okuyoruz. Kitabın dolu dolu olduğunu düşündüm öyle değil. Kitap 520 sayfa, çok rahat 300 sayfa ile anlatmak istediğini net olarak anlatabilirdi. Aile dramı dışında beni okuyucu olarak etkilemedi. 5/10
MobiusAdam Fawer · April Yayıncılık · 20241,719 okunma
8/10
·296 syf.··
2026 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 03:30
Her birimizin hayatımızın bir döneminde keşke böyle yapsaydım dediği anlar vardır,yapsaydım çok farklı olurdu dediğimiz dönemler. İşte bu nokta da Matt abimiz bize şu gerçeği anlatıyor; Yaptığımız seçimler bizi değiştirmeyecek yine biz olarak o hayata devam edecek.Ve kendimizi değiştirmediğimiz sürece ne olursak olalım mutluluğu bulamayacak,pişmanlıklarla devam edeceğiz.Ve böylelikle de bolca felsefeden alıntı yapmış, bana göre sadece pişmanlıklar ve seçimler değil felseye ilgi uyandırmayı da başarmış bir yazar. Matt abimiz sayesinde felseye olan merakım artmış,bahsettiği yazarları araştırma isteği uyanmış ve kitaplarını aldırmıştır. Bu romanda bolca kendinizden bir şeyler bulacak.Günümüzün sosyal ilişkilerinden tutun da,felsefe,tarih,bilimle iç içe olacaksınız ve tekrar okumak için kitaplığınızın bir köşesine kaldıracaksınız. Son olarak okuduğum bütün kitaplarda bir dizi yada filmi hatırlarım.Bu roman ise bana “Dark” dizisini hatırlattı.Ne yaparsan yap kendin olduğun gerçeğini değiştirememen ve ikisinde de alıntı yapılan Arthur Schopenhauer’in dediği gibi “İnsan istediğini yapabilir ama istediğini isteyemez”.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·1006 syf.··
2026 9. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 13:56
Üzgünüm dostlar! Ayrıntılı bir inceleme yap(a)mayacağım. Eser yoğun biçimde korkunç cinsel ve cinayet ögeler içeriyor. Bu nedenle içeriği hakkında sadece felsefe yönüne bakarak birkaç söz sunmak istiyorum. Kitabın ana karakteri Juliette ahlak kurallarını reddeden, kendi çıkarlarını merkeze koyan bir hayat kadınıdır. Savunduğu erdemsizliği ve yaptıkları iğrençliklerin yanında yaşadığı dönemin toplumsal sorunları ve ikiyüzlülüğü de eleştirir. Yazar bu eserinde „özgür irade, Tanrı ve din karşıtlığı, güç ve otoriteye köle olmama“ gibi kavramları ele alır ve ahlaksızlığı över. İnsanın fıtratı kötüdür ve ahlaksızlık barındırır düşüncesiyle erdemsizliğin üst sınırlarıyla dans eder. Okunması kolay olmayan bir kitaptır. Sadizm kavramının negatifliği ve sapıklığı bu eserde apaçık ortaya çıkıyor. Ama kitabın düşünce ve felsefe yönüne bakılırsa, Sade’nin sorgulayıcı tespitleri öyle yabana atılacak cinsten değildir.
Juliette - Erdemsizliğe ÖvgüMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2013274 okunma
O bizi anlamaz biz de onu anlamayız.
Puan vermedi
José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köyde doğdu.(1922-2010) Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birçok işte çalıştı. Daha sonra bir yayınevinde, yayın hazırlığı ve üretim departmanında görev yaptı. Diario ve Lisboa gazetelerinde kültür editörü olarak çalıştı. Siyasi yorumlar yazdı. Portekiz Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulunda görev üstlendi. 1976'dan sonra kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1993'te Kanarya Adaları'ndaki Lanzarote adasına yerleşti. Pilar del Rio ile evlendi. İlk romanı Günah Ülkesi 1947'de yayımlandı. 1995 yılında kaleme aldığı Körlük adlı romanıyla birlikte geniş kitlelerce tanındı, büyük bir başarı yakaladı. Yazarın romanları ve denemelerinin yanı sıra iki şiir kitabı ve oyun kitapları da vardır. José Saramago, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmaya layık görüldü.Yazarın anlatma biçimi gayet dikkate değerdir ve öğüt niteliğindedir. Kitaplarındaki düz yazılarında, kendine özgü bir yazım stili vardır: Diyalogları düz yazı biçiminde yazar ve noktalama işareti olarak nokta ve virgülden başkasını kullanmaz. Anlatım dili de oldukça muzip, sade ve akıcıdır. Bunlar da, okuyucuyu yazara bağlayan diğer etkenlerdir. Ünlü yazar 18 Haziran 2010 tarihinde, 87 yaşında öldü. Saramago, bir ateistti. 1969 yılında üye olduğu Portekiz Komünist Partisinden ömrünün sonuna kadar ayrılmamıştır. Havva ile Adem’in oğlu Kabil, kardeşi Habil’i öldürür ve Tanrı tarafından lanetlenir. Kabil’in laneti evinden uzakta zamansallık ve mekansallık olmadan yolculuk etmektir. Gittiği yerler arasında Sodom ve
Felsefe
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Yahudi Az[gınlık]mi
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2025 13. kitabı
يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَۘ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍؕ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاِنَّهُ مِنْهُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمٖينَ ﴿٥١﴾Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Bir yer nasıl işgal edilir? Bize sorucak olursanız ilk olarak bir yeri işgal etmek için oraya göz dikmek gerekir. Göz dikilen o yer artık sizin için bir vatandır. 2000 yıldır Allahın onları lanete uğratıp ayak basamadığı lanetli Yahudi kavmi 200 yıllık bir azmin neticesi olarak وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ İnsan için, yalnızca çalışmasının, gayretinin, hâlis niyetlerinin karşılığı vardır.( necm suresi 39.) Bir delili olarak yahudilerin dünyanın dört biryanına yayılıp devletlerin içine nüfus ederek ve bilgiyi elde ederek ( ziraat, kimya, fizik, Felsefe, siyaset vs. ) her alanda kendilerini geliştirerek devletsiz yahudi toplumunu son 100 yılın aktörü haline getirmiştir. Eizar ben yahudanın hayatını ve çalışmalarını azmini konu alan ve bir hayalle başlayıp bir devlet dili haline gelen kadim ibranicenin yeniden ele alınmasını konu alan kitap, "bizlere batıl bir zihniyetin bu kadar gayertli olup biz hak dava uğruna mücadele eden ve karşılığının cennet olacağı bir hayata karşı neden onlar kadar gayerli değiliz dedirtiyor!" Siyasetçisinden, çiftçisine, çocuğundan, yaşlısına kadar yeni bir vatan için hile hurda ile didinen akabinde zulme doğru giden ve kendi kavimlerini yeryüzünden silecek soykırıma imza atmaları insanın acizlikten azgınlığa nasıl evrildiğini bize aşikar ediyor. Ey ümmeti muhammed için gözü yaşlı gönlü yaralı
Alıntı
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,074 okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2025 432. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 19:06
Yolculuk susuzluğumuzla [dor] ölümden hayatın yüzeyine kaçıyoruz. Değiştirmek için gitmek istiyoruz. Ama neyi değiştirmek? Görüntüleri. Onların pırıltıları üstünde kayıyoruz, dibe dokunamamaktan çekinirken, dokunmak daha fazla ürkütüyor. Zira çok muhtemeldir ki gezip tozmalarımız hayatın ve ölümün etrafında dolanmaya hizmet etse de harekete geçme ihtiyacımız bu dibe erişme kaygısının ifadesidir. Biz ne kadar acele yer değiştirsek de ölüm araya sızar, soluk soluğa kaldığımızda ise bizi yakalar. Ama yine yer değiştiririz, alelacele; sanki dışarı bakmak ister gibi, tehlikenin hangi evresinde bulunduğumuzu görmemek ister gibi. Manzaralara baktıkça belirgin bir çözümden kurtuluruz; bakarak, ruhumuzu nesnelere bağlarız, dünyada bir aylak olur ruhumuz. Hiç aralıksız yürümek ölmeme sanatıdır – ölüm hissi içinde. Daha doğrusu: bir Ars moriendi' dir – hayat saplantısı içinde. İnsansız, iklimsiz, idealsiz, yeryüzü karşısında da yıldızlar karşısında da etkisiz, hayata benzemeyen, hatta ölüme de benzemeyen bir ülkeyi düşlemeye hiç ara vermedim; var olmamanın cazibesiyle büyülenmiş bakışımı ayıramadığım belli belirsiz gümüşi bir pus imparatorluğuydu bu. Ben ki felsefeyi kavramsal bir içki yap- mışım, şeylerin çizimi soyut sarhoşluk ihtiyacımı yaralıyor. Bir andante tesellisini, kendi gerçekdışılığından beslenen yanıl- samanın dumanlı yavaşlığını, varlıktan üstün adımların sakinliğini uzamda aradım. Bulutları bulundukları gökten daha fazla sevdim.
Hayata Dair
Hiçliğe Açılan PencereEmil Michel Cioran · Sel Yayıncılık · 2023246 okunma
Reklam
Reklam