Bir Çağ Sanata Nasıl Kandırılır? -Her türlü sanatçı ve düşünür hokkabazlıklarının yardımıyla insanlara eksiklikleri, tinsel yoksullukları, anlamsız körleşmeleri ve tutkuları karşısında saygı duymaları öğretilir -ve bu olanaklıdır, - suçun ve deliliğin sadece üstün yönü gösterilir, istençsizlerin ve körü körüne boyun eğenlerin zayıflıklarından ise sadece böyle bir durumun dokunaklı ve gönüllere hitap eden yanları gösterilir - bu da yeterince bol gerçekleşmiştir: - böylece tamamen sanattan ve felsefeden uzak bir çağa bile felsefeye ve sanata (yani kişiler olarak sanatçılara ve düşünürlere) duyulan ateşli bir sevgiyi aşılayacak araç kullanılmış olur ve elverişsiz koşullarda, belki de biricik araçtır bu, böyle narİn ve tehlike altındaki bünyelerin varoluşunu korumak için.
Dinci despotizm ve dogmatizm vesayetinin yaşandığı Türkiye’de, din derslerinin neredeyse her yıl zorunlu olması, Felsefe derslerinin ise sadece bir yıl zorunlu olmasının nedeni iktidarların her zaman Felsefe’den ve sorgulanmaktan korkmalarıdır. Bu çarpık eğitim sistemine bağlı olarak, Türkiye’deki sözde aydınlar da Felsefe ile ilgilenmedikleri için, Tanrı ve din konusu sözde entelektüel ortamlarda bile adeta bir tabu haline dönüşmüştür. Sözde aydınların bu korkaklığı nedeniyle de, dinci despotizm ve dogmatizm Türkiye’de mutlak egemenliğini ilan etmiştir.