Kaygının nedeni, özellikle belirli bir ilgilenilebilir şey değildir, tehdit belirli bir el altında olandan veya mevcut olandan gelmemektedir. Daha ziyade, bütün el altında olanların ve mevcut olanların esasen bize artık hiçbir şey "dememesi" durumudur.
Sayfa 343 - Alfa Yayıncılık Genişletilmiş 1. Baskı Ekim 2018 Çeviren: Kaan H. Ökten·Kitabı okudu
Ruhunu sınırsızca geliştirmek, beden adlı hapishaneye mahkûmiyeti her yönden en aza indirgemek ve bireysel ruhun özde bir parçası olduğu evrensel ruhla birleşmek.
Bunun yolu da felsefe ve bilimdir.
Sayfa 39 - Say Yayınları 10. Baskı 2025·Kitabı okudu
Thales, kendisine sunulan açıklamayla yetinmeyip, varlıkların, şeylerin niçin oldukları gibi olmaları gerektiğini anlamaya ve açıklamaya çalışmıştır. Demek ki felsefe, felsefi düşünüş öncesindeki insanın yaptığı gibi, görmek ya da inanmakla ilgili bir konu değildir. Felsefe, merak etmekle, düşünmekle, daha doğru bir deyişle düşünümle, kısacası akıl ile ilgili bir konudur. Felsefe, gözle görülen varlıkların meydana getirdiği çokluğun gerisinde gizli olan birliği, kaos'un gizlediği düzeni görebilmekle, algısal görünüşlerin arkasındaki gerçekliği araştırmak ile ilgili entelektüel bir faaliyettir.
Sayfa 32 - Say Yayınları 10. Baskı 2025·Kitabı okudu
Lange'nin 1866 yılında yayımladığı bu eseri 19. yüzyıl felsefesinin en etkili eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yeni-Kantçı bir filozof olan Lange, bu anıtsal eserinde materyalizmin Antik Yunan'dan kendi dönemine uzanan seyrini titizlikle incelerken, aynı zamanda bu felsefi akımın sınırlarını ve güncelliğini Immanuel Kant'ın eleştirel felsefesi ışığında sorguluyor.
Malesef ülkemizde Albert Lange pek bilinmiyor. Bu kadar kapsamlı bir kaynak kitabın tarihin tozlu sayfalarında yıllanmış şarap gibi keşfedilmeyi beklemesi üzücü, özellikle yoğun çalışma dönemimde dahi elimden bırakamadan okuduğum için bu kitabın ülkemizde değer görmemiş olmamasına üzüldüm.
Eserin temel tezi, materyalizmin doğa bilimlerinin gelişimi için vazgeçilmez bir yöntem ve ilke olduğunu kabul etmekle birlikte, her şeyi açıklayabilen mutlak bir dünya görüşü (metafizik) olma iddiasını reddetmesidir. Lange'e göre, materyalizm ve idealizm arasındaki kadim felsefi çatışma, aşılamayacak bir ikilemdir ve her iki görüş de gerçekliğin yalnızca bir yönünü temsil eder. Biraz daha açıklayıcı olmam gerekirse Lange eserini iki ana eksen etrafında şekillemiş:
Materyalist düşüncenin tarihsel bir dökümü ve bu düşüncenin felsefi bir eleştirisi.
1) Tarihsel İnceleme: Kitap, okuyucuya materyalizmin kökenlerinden itibaren kapsamlı bir yolculuk sunuyor. Antik Yunan'da Demokritos ve Epikuros'un atomculuğuyla başlayan bu yolculuk, Orta Çağ'daki bastırılmışlığını, Rönesans ile yeniden canlanışını ve 17. ile 18. yüzyıllarda La Mettrie, d'Holbach gibi düşünürlerle ulaştığı zirveyi detaylandırır. Lange, bu tarihsel süreci sadece bir felsefi doktrinler geçidi olarak değil, aynı zamanda bilim, din ve toplum arasındaki karmaşık ilişkiler ve çatışmalar bağlamında ele alır.
Eserin en özgün yönü, materyalizme yönelttiği Kantçı