Freud'un bu eseri psikanalizin kuramsal çerçevesini ilkel toplumların sosyal ve kültürel yapılarını anlamak için kullandığı en cüretkar ve etkili çalışmalarından biridir. Kitapta uygarlığın, ahlakın, dinin ve en temel toplumsal yasakların kökenine dair psikanalitik bir teori geliştirmeye çalışmış. Temelde dört ana denemeden oluşuyor kitap ve bu denemeler aracılığıyla ilkel kabilelerdeki ensest korkusu, tabu, animizm, büyü ve totemizmin yeniden dirilişi gibi konuları inceliyor. Kitapta değinmek istediğim birkaç konu var ancak önce kitabın ismi neden totem ve tabu onu inceleyelim.
Freud'a göre Totem kavramı, "Genelde, eti yenebilen, zararsız ya da teh likeli, korkulan bir hayvan, nadiren de bir bitki ya da doğa gücüdür (yağmur, su) ve totem ile tüm kabile arasında çok özel bir ilişki vardır. Totem her şeyden önce kabilenin atası, ayrıca kehanetler gönderen koruyucu ruhu ve yardımcısıdır; başkaları için tehlikeli olsa bile kendi evlatlarını tanır ve sakınır." Sayfa 2.
Tabu kavramını ise şöyle açıklıyor; "Bize göre tabu kelimesinin anlamı birbirine zıt iki yöne ayrışır. Bir yandan, kutsal, kutsanmış; diğer yandan da tekinsiz, tehlikeli, yasak, kirli manasına gelir. Tabunun Polinezcedeki zıt anlamlısı, 'umumi', 'herkese açık' anlamına gelen noa kelimesidir. Dolayısıyla, tabunun 'uzak durma' anlamı da vardır, zaten tabu daha ziyade yasaklar ve kısıtla malarda ifadesini bulur. Nitekim bizdeki "kutsala hürmet" tamlaması tabunun anlamıyla çoğu zaman örtüşür." Sayfa 21
Freud'un en çarpıcı argümanı, insanlık tarihinin başlangıcında var olduğunu varsaydığı "ilkel bir sürü" teorisidir. Bu teoriye göre, tüm dişileri kendine saklayan ve erkek çocuklarını sürüden kovan kıskanç ve güçlü bir "baba" figürü vardı. Sürüden kovulan erkek kardeşler, bir gün bir araya gelerek bu despot