10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 10:51
Arthur Schopenhauer'ın "Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine" adlı eseri, insanın zihinsel bağımsızlığını, karakter inşasını ve yaşamı anlamlandırma çabasını felsefi bir derinlikle irdeleyen kapsamlı bir yaşam rehberidir. Schopenhauer, bireyin başkalarının düşüncelerini sorgusuzca benimsemek yerine kendi aklını işletmesi gerektiğini savunurken, okumanın ancak eleştirel düşünmeyle birleştiğinde gerçek bir entelektüel değere dönüşeceğini vurguluyor. Yazmayı salt bilgi aktarma aracı olarak değil, düşüncenin olgunlaşmış ve süzülmüş hâlinin dışavurumu olarak değerlendiriyor ve derin gözlem, yoğun tefekkür ve özgün fikirlerle ortaya çıkabileceğinin altını çiziyor. İnsanın sürekli dış dünyanın gürültüsüne maruz kalmasının zihinsel üretkenliği körelttiğini, hakiki bilgelik ve yaratıcılığın ise yalnızlık, içe dönüş ve disiplinli düşünme süreçlerinden beslendiğini etkileyici örneklerle anlatıyor. Schopenhauer'un yer yer sert ve eleştirel üslubu, dönemin yüzeysel bilgi anlayışına, gösterişe dayalı entelektüelliğe ve taklitçi yazarlığa yönelttiği güçlü itirazlarla, okuru pasif bir bilgi tüketicisinden aktif bir düşünce üreticisine dönüştürüyor. Eser, bilgi ile bilgelik arasındaki ayrımı ortaya koyarken, gerçek kültürün ezberlenen metinlerden değil, sorgulayan bir zihinden doğduğunu hatırlatıyor. Nasıl okunacağını ya da nasıl yazılacağını anlatmaktan ziyade, insanın kendi zihinsel özgürlüğünü nasıl inşa edebileceğini, düşüncelerini nasıl derinleştirebileceğini ve yaşamını aklın rehberliğinde nasıl anlamlandırabileceğini gösteren, felsefe, edebiyat ve yaşam pratiğini son derece açık bir dille anlatan, nitelikli ve zamana meydan okuyan bir başvuru eseri.
1000Kitap
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,848 okunma
Bu da şov yani !
9/10
·182 syf.··
2026 36. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 12:57
Naşit Nefi'nin ölen karısı Cadı olmuş. Kocasını kıskanıyor, kocasını evlendiği kadınlara rahat vermiyor, hatta birini öldürmüş! Naşit Nefi'nin boşanan son eşi Şükriye canını zor kurtarmış! Yaşadıklarını da kitap haline getirmiş anlatıyor. Hem onlarca da şahidi var... Dul Fikriye'yi bu adamla evlendirmek isteyen yengesi muradına erercek mi? Yorumum Hüseyin Rahmi Gürpınar kaleminin gücünü, entelektüel birikimini, yüksek gözlem yeteneğini bir kez daha göstermiş. Kolay iş değil hem güldürmek hem insani tespitler yapmak hem de felsefi tartışmalara girmek. Ne bileyim bir an mezarından çıkan bir cadıyı düşünürken sonrak saniye nasıl ahlak, bilim felsefesibe sıkmadan geçiş yapmak nereden baksan ustalık. Tempo düşmüyor, diyaloglar canlı, dolu dolu... Su gibi akıp gidiyor Tam bir yaz kitabı. Sıcak bir günde camı açık bir odada soğuk kahve içmek gibi hissettiriyor.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
John von Neumann - Bilgisayar ve Beyin Üzerine
7/10
·82 syf.·
2026 14. kitabı
İncelemeyi hak eden bir yazar ve kitap olduğunu düşünerek başlamak istiyorum. Bilgisayar ve Beyin John von Neumann Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en eski ve en seçkin akademik ders serilerinden biri olan Silliman Konferansları’nı vermek, tüm dünyadaki akademisyenler arasında bir ayrıcalık ve onur olarak kabul edilir. Geleneksel olarak öğretim görevlisinden yaklaşık 2 haftalık bir süre boyunca bir dizi konuşma yapması, ardından derslerin el yazmasını Silliman Konferansları’nın evi ve merkezi olan Yalze Üniversitesi’nin himayesinde yayınlanacak bir kitap haline getirmesi istenir. John von Neumann’da bu ayrıcalıklı kişilerden birisiydi. Neumann kariyer olarak Zürih Teknik yüksek okulu’nda ve Budapeşte Üniversitesinde kimya ve matematik okudu. 1927 yılında Berlin üniversitesinde doçent olarak atandı, bunların dışında Hamburg üniversitesinde bir yıllık misafir öğretim üyesi, Princeton’da akademik kadroya katılarak ABD’de kalıcı olarak yerleşti. Neumann’ın bilimsel ilgisi; kuantum, matematiksel mantık, ergodik, sürekli geometri, işlemciler, soyut matematik, kuramsal hidrodinamik, diferansiyel denklemler, nükleer fizik ve fiziğin uygulamalı alanları olmuştur. Yer aldığı projeler ENIAC, JONIAC. Neumann Joniac projesinde beyin ve işleyişi hakkkında çalışmalara başlayıp nöroloji ve psikiyatriye merak salmıştır. Çevresinde bu tür uzmanların olmasını istemiş ve bunlarla temaslar kurup konferanslar düzenlemeye başlamıştır. Silliman konferanslarıyla da bu işi geliştirmeyi ve büyütmeyi düşünmekteydi. 1955de talihsiz bir haber sonrası Neumann’a kemik kanseri teşhisi konuldu ve aniden hastalığın verdiği olumsuzluklarla donuklaştı. Silliman konferansları için hazırladığı notları bir yandan düzenlemeye çalışıp alanında çalışmalar yapmaya devam etmekteydi. 1956 ocak ayında tekerlekli
Bilim
Bilgisayar ve BeyinJohn von Neumann · Tübitak Yayınları · 202364 okunma
Kozmos – Evrenin ve Yaşamın Sırları / Carl Sagan
10/10
·398 syf.··
Beğendi
·
2026 249. kitabı
Kozmos, yalnızca astronomi ya da popüler bilim kitabı değildir; insanın evrendeki yerini, aklın yolculuğunu ve bilimin düşünce tarihindeki büyük rolünü anlatan felsefi bir bilim metnidir. Carl Sagan bu eserde evreni sadece yıldızlar, galaksiler, gezegenler ve fizik yasaları üzerinden anlatmaz. Aynı zamanda insanın merak etme yetisini, sorgulama cesaretini ve bilginin karanlığa karşı nasıl bir ışık olduğunu gösterir. Bu yönüyle Kozmos, bilimsel olduğu kadar insani ve felsefi bir kitaptır. Kitabın en etkileyici tarafı, evrenin büyüklüğü karşısında insanı küçültürken aynı anda yüceltmesidir. Kozmik ölçekte baktığımızda insan, çok küçük bir varlıktır. Fakat düşünebilmesi, soru sorabilmesi, evreni anlamaya çalışması ve kendi varlığının farkında olması onu olağanüstü kılar. Sagan’ın anlatımında insan, evrenin merkezinde değildir; ama evreni anlayabilen nadir bilinçlerden biridir. Bilimsel bakışla düşününce Kozmos, insanlığın bilgiyle kurduğu ilişkinin tarihidir. Gözlem, deney, matematik, kuşku ve akıl; insanı mitlerden, korkulardan ve dogmalardan çıkarıp daha geniş bir gerçeklik alanına taşır. Sagan, bilimi kuru bir formüller bütünü olarak değil; insanlığın ortak hafızası, ortak emeği ve ortak umudu olarak anlatır. Felsefi açıdan ise kitabın merkezinde şu soru durur: Biz kimiz ve bu devasa evrende ne anlama geliyoruz? Kozmos, bu soruya kesin ve kapalı cevaplar vermek yerine, insanı daha derin düşünmeye çağırır. Çünkü bazen en değerli cevap, doğru soruyu sormayı öğrenmektir. Carl Sagan’ın en güçlü yanı, bilimi soğuk ve uzak bir alan olmaktan çıkarıp şiirsel bir düşünceye dönüştürmesidir. Evreni anlatırken yalnızca akla değil, hayrete de seslenir. Çünkü bilim, yalnızca bilmek değil; aynı zamanda hayret etmeyi daha bilinçli hâle getirmektir. Kozmos bana göre insana iki
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın SırlarıCarl Sagan · Altın Kitaplar · 20227,1bin okunma
Bir çağın ruhuna tutulan ayna.. Bir dönem eleştirisi..
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:19
Yazarın okuduğum ilk kitabı olan ,Cool anılar 1-2 aslında bir serinin ilk kitabı.. Bir anı kitabı olarak yayımlansada kesinlikle çok daha fazlasını barındırıyor bünyesinde.Yazarın; dünyaya,topluma, insana dair gözlemlerinin felsefe ile harmanlanarak size sunulduğunu görünce zaten bir anı kitabından çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. Kitap 2 kısımdan oluşuyor... "Cool anılar 1 " diye ayrılan bölümde ,yazarın gözlem yeteneğini çok daha net farkediyorsunuz. Günlük yaşantısında, gezilerinde karşısına çıkan olayları ,kişileri gözlemleyip, bu durumu modern dünya ile ilişkilendiriyor. Ortaya çıkan tezatlıkları yine kendine özel farklı bir kalemle eleştiriyor. Bize normal gelen, sıradan gelen bir olayın aslında ne kadar önemli olduğunu ya da aslında bizim baktığımız pencereyle hiç alakası olmadığını şaşırarak, donup kalarak, çoğu zaman 'tabiiii yaaaa ' diye tepkiler vererek öğreniyoruz.Bakmayı bilmediğimiz için aslında ne kadar derin anlamları gözden kaçırdığımızı farkediyoruz.Modern dünyayı anlamaya çalıştığını belirten yazar, bunu yaparken insana,topluma ,doğaya ve bu dünyayı kapsayan herşeye bir bütün gözüyle bakıp o şekilde olaylara yaklaşıyor. "Cool anılar 2" bölümünde ise yazar okuyucuyu daha derin bir düşünmenin içine çekiyor. İlk bölümde sorgulattığı her duyguyu ikinci bölümde düşünmeye çağırıyor. Zaten olması gerekende bu değil midir değişim için... Önce sorgulamaya başlarız,sonrada değişim için ne yapabilirizi düşünmeye... İnsanın iç dünyasına doğru daha yoğun bir yolculuk başlatan yazar böylece kitabıda felsefi yönde desteklemiş oluyor. Modern yaşamın gerçekliklerinin ardında gizlenen trajediyle yüzleşmeniz size oldukça zor ama keyifli bir deneyim sunacak. Kitapta bir olay örgüsü,belirgin bir karakter durumu yok. Kopuk cümleler,hikayeler var. Düzenli,tek
Cool Anılar 1-2 (1980-1990)Jean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 201469 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 21. kitabı
Bu kitaptan edebi bir şeyler elde etmek istiyorsanız lütfen okumayınız diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Bu eser hayatın taaa kendisi... Kimsenin yeri ve zamanı gelinceye dek adını ağzına almadığı hastalık ve ölüm gibi kavramlar üzerinden yaşamı bizlere aktarıyor. Bir bir buçuk saat gibi kısa bir sürede okunulabilecek bir eser olmasına rağmen eser üzerinden yapılacak çıkarımlar ve bunların irdelenmesi haftalar boyu sürebilir. Kısaca kitabı ele alacak olursam; eser otobiyografik bir yapıt olarak karşımıza çıkmaktadır. Yazarımızın babasına kanser teşhisi koyulması, babasının son ayları, ölüm süreci ve yas dönemini kitap bizlere anlatmaktadır. Bu anlatı üzerinden de yaşam-ölüm, zaman mefhumu ve insan tabiatı (zihinsel-psikolojik-fiziksel) gibi temalara değinilmekte ve felsefi çıkarımlar yapılmaktadır. Beni etkileyen temel noktalar ise şunlar oldu diyebilirim: Zamanın durması; insana hastalık teşhisi koyulması, doktor raporları, günlük gözlem ve incelemeler derken zamanın adeta takılı kalması buna rağmen hasta insanın günden güne erimesi, bu duruma karşı ise hasta yakınlarının duyduğu derin çaresizlik ve acziyet... (kendi yaşamımda da gözlemlediğim bir durum olduğu için duygu bana yoğun bir biçimde geçti diyebilirim ;(() Kabullenilmişlik ve teselli; eserde yer alan 'Babam bir bahçıvandı şimdi ise bir bahçe' ve 'korkacak bir şey yok' cümleleri durumu bizlere açıklar. İnsanın yaşam ve ölüm döngüsü tıpkı bir tohumun toprakla oluşturduğu döngü gibidir. Onu özel ve farklı kılan durum ise tamamıyla insanın kendi tabiatıdır... Okuyun ve okutturun diyerek sözlerime son veriyorum.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma