Önce öldürdün sonra merhamet ettin
En büyük aşkını çalarak ve çaldığım aşkı ziyan ederek mahvettiğim adamın yokluğu beni fena halde sarsmıştı.
Alıntı
Dünyada, soyut veya somut herşey gökyüzünden beklenmiştir. Kudretli tanrılara taht olarak semâ yakıştırılmışım Güneş, ay ve diğer gök cisimleri tanrılaştırılmıştır. İlkel inançlardan göktanrıları olmuştur. Tek tanrı inancında bile gökyüzü tanrının konağı sayıldığından, göğe el açıp dua etmek göreneği yerleşmiştir. Gökyüzü kutsal ve melekûti, yeraltı şeytani ve fena sayılmıştır. Monoteizmde özellikle İbrahimi dinleri geleneğinde, Enoş'un, İlya'nın, Hz. İsa'nın huruçları, Hz. Muhammet'in Mir'ac'ı hep gökyüzüne olmuştur. Hiçbir peygamber veya ermiş Hakikat'e ulaşmak için yeraltına inmemiştir. Mağaralarda inzivaya çekilmek, gökyüzüne çıkışın hazırlığı demek olan, tefekkür, riyazat ve itikâf içindir. Mükâşefe sonra; yakın daha da sonra başlar.
Sayfa 115
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Casta Diva’yı hatırladıkça fena oluyorum, dedi. Parçalanan bir kadın kalbi; bu müzikte ne derin bir acı vardır; hiç kimse derdini bilmez… Yapayalnızdır… Sırrı omuzlarını çökertir… İçini aya döker…
İlla bir şey oldum diyeceksek, diyebilirim ki fena halde tükendim.
Sayfa 157 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kalbim fena kırılıyordu. En ufak şeyi bahane edip her fırsatta kırılıyordu zaten kahrolası, galiba Çin malıydı.”
1000Kitap