Peri Gazozu, buram buram Anadolu kokan, otobiyografik izler taşıyan bir anlatı. Ercan Kesal; çocukluk, gençlik, okul yılları ve özellikle doktorluk dönemine ait anılarını, yaşadığı dönemin gerçekliğiyle harmanlayarak okura sunuyor. Kısa insan hikâyelerinden oluşan bu kitapta, Anadolu insanını, yaşadığı coğrafyayı ve çekilen zorlukları son derece güçlü bir gözlemle aktardığını hissediyorsunuz.
Yazarın hiçbir şeyi süslemeden, olduğu gibi ve tüm çıplaklığıyla anlatması kitabın en etkileyici yanlarından biri. Okurken sık sık boğazınızda bir düğüm, gözlerinizde biriken bir damla yaşla ilerliyorsunuz. Hüzünlü ama bir o kadar da samimi ve sıcak bir anlatımı var; bu yönüyle hem kalpte hem zihinde iz bırakan bir okuma deneyimi sunuyor.
Kitap kronolojik bir sırayla ilerlemiyor; belirli başlıklar altında, o temaya ait farklı anılar bir araya getirilmiş. Bu yapı yer yer dağınık hissettirse de, anlatının doğallığını bozacak ölçüde rahatsız edici değil.