İslâm nizamında hükümdara, ihtiyaçlarını giderecek kadar beytülmâlden pay ayrılır; ta ki gönlü pazara değil, adalete meyletsin. Zira tacirleşen hükümdar, yalnız ticareti değil, hükmü de çürütür.
İbn Haldun’un Mukaddime’sinde söylediği gibi: “Eğer sultan çarşıların hengâmesine dalar, halkla kazançta yarışırsa, tebaanın hakkını zayi eder; nimeti kendi tekeline hapseder.”