Yani duygularını açıkça yaşamamak seni hasta edebilir. Acıdan korkma utanma yasın dilediğin gibi tut. Bak şöyle izah etmeye çalışayım: hayatla başa çıkma kanallarımız var bizim Feribe. Travmatik deneyimlerde bu kanallar bazen kapanır ve çalışmaz. Ya da bazıları zarar verecek ölçüde yoğun çalışmaya başlar. Kısaca denge bozulur. Misal kişi her şeyi kendi içinde yaşayıp dışarıya güçlü görünmeye çalışır ve duygu kanalı çalışmayı bırakırsa bir süre sonra beden kanalı devreye girer.
Er ya da geç hepimizin bir şekilde unutmak için başvuracağımız yöntemleri, başaramazsak, hatırlamamaya gayret edeeceği dertleri olacak. Dertleri, anıları, aklın ve aşkın işveleri, cilveleri, bereket ki arkasından gelecek hüsranları olacak. Unutmaya çabalayacağız, biliyorsun. Akıl-kalp-vicdan koalisyonuyla girişeceğimiz bu çabanın neticesinde yaşamımız türbülansa girecek, şöyle bir sarsılacağız. Yetmezse, olur da içimizin kuyruğu dik ordusu seferden mağlup dönerse -ki bu hep böyledir, yeni bir yol bizi bekliyor olacak: Unutmak için hatırlamak. Bundan dört asır önce, insanlığın onuru ve haysiyetine uygun olarak kımıldayan Shakespeare'i hatırla, Feride. Atinalı Timon'da, ufak bir güç karşısında eğilip bükülenler adına "onurdur benim için" demişti, "dövüşmek kötü devletlerle." Hatırlıyorsun değil mi? İçimizde koca bir kenti öldürecek kuraklık taşıyoruz, Feribe. Ama olsun, herkes ölür, iyiler bile. İçimiz kuraksa, farklı coğrafyalarda benzer şekilde kırılıyorsak eğer, kötülerle dövüşmek onurdur bizim için de. Bu yüzden Feride, bu yüzden, unutacağız. Herkes gibi, bütün mağluplar gibi eve döneceğiz. Aklı incitmeden, yıkım ve felaketimizi de alarak döneceğiz. Unutacağız Feribe, önce hatırlayacak sonra bir güzel unutacağız. Neleri unutmuyor ki insan.
Sayfa 28 - hüseyin hakan·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
‘.. hayatla başa çıkma kanallarımız var bizim Feribe. Travmatik deneyimlerde bu kanallar bazen kapanır ve çalışmaz. Ya da bazıları zarar verecek ölçüde yoğun çalışmaya başlar.Kısaca,denge bozulur. Misal, kişi her şeyi kendi içinde yaşayıp dışarıya güçlü görünmeye çalışır ve duygu kanalı çalışmayı bırakırsa, bir süre sonra beden kanalı devreye girer. Çarpıntılar başlar mesela. Panik atak dediğimiz şey, kabullenilmeyen acının kalp tarafından ifade edilmesidir aslında. Beden kişiye toparlanman lazım mesajı verir..’
Sayfa 104·Kitabı okudu
"Uzun süredir âşık değilsin galiba. Unutmuşsun. Aşk acısı çekerken hiçbir șey neșeli değil Mehpare. Hurşid Yenigün'ün '○ gemide ben de olsaydim' ı bile bana efkârli geliyor." "Unutur muyum? Aşk acısı çektiğim zamanları alt alta toplasan, bir üniversite diploması alınır. Ama şu kadarını söyleyeyim; şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, bir daha âşık maşık olmazdım Feribe!"
Sayfa 192
Yașadığı sürece canı yanacak adamın. İnsan olanın çünkü, canı yanar. Bu böyledir. Kendimizi elimizden geldiğince korumakla mükellefiz, ama dünya ağrısını geçiremeyiz Feribe. Senin de yanacak.
Sayfa 169
Ya Sen?... Sen de onlardan mısın?...
"Bazıları kalın zırhlarla gezmeyi sever. Âşıksa umursamaz, zayıfsa güçlü, korkaksa cesur, merhametliyse acımasızmış gibi görünmek ister. Sadece başkalarını değil, kendini de kandırmaya, dünyadan ve duygularından böyle korunmaya çalışır. Sen de onlardan mısın Feribe?" "Ben.."
Sayfa 168