Tuğçe

Tuğçe
@fernwehsirius
Kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında,bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki, hissedilemezin içinde silinir, yok olurlardı. O zaman dileğime kavuşurdum.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Konuyu değiştiriyorsun." "Konumuz neydi ki?" "Seni seksi bulan,boş kafalı kızlar." "Biliyorsun." "Neyi biliyorum?" "Gözlerimin sadece seni gördüğünü."
Sayfa 174·Kitabı okudu
Edebiyat
Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı ?
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
Her bir insanın hikayesi, bizi kendi başımızdan geçen olaylar kadar ilgilendirirdi. Yeter ki kendi gerçekliği içinde kavransın. Her hikaye, sonuçta insan varoluşunun bir hikayesi değil miydi? Ve akıp giden hayatın?
Sayfa 256·Kitabı okudu
Edebiyat
"Tüm zirvelerde sessizlik, Tek bir ağaç bile solumuyor, Kuşlar ormanda susuyor, Biraz daha bekle, Yakında sen de gömüleceksin sessizliğe..." -Nedir burada "sessizliğe gömülmek?" -Ölüm sevgili şivester. -Evet. Ölüm. İnsanın Tanrı'sına kavuşması. O en kutsal an... Tanrı'ya ulaşılan en kutsal an. Varoluşun tek gerçek anı... Ölüm. Tanrı'yla birleşme.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Edebiyat