Kusur, benim imzamdır.
10/10
·269 syf.··
2026 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:49
güneş tepede parıl parıl parlarken, kuşlar cıvıl cıvıl öterken ve en sevdiğim çiçek olan papatyalar gözlerimin içine bakarken, girdim bir kütüphaneye. bir kitabı aramaya başladım, bulamadım. "arayan bulamaz, ama bulanlar hep arayanlardandır." elime gelen bu kitabı alayım dedim; demedim, aldım. okudum. okudukça kayboldum. aman Allahım, neredeyim ben? yürüdüm de yürüdüm.. kocaman bir gözetleme kulesini -ki semte adını veren Galata Kulesi imiş- geçtikten sonra bir ney sesi ilişti kulağıma. vicdansız öyle bir terennüm ediyor ki, duysa bülbüller feryad edecek! ben bu sesi bir davet belledim de daha da yürüdüm. ses beni bir kapıya götürdü; attım sağ ayağımı içeriye doğru.. eski İstanbul sokaklarında dolaşırcasına bir okumaydı bu. Fatih ve Beyoğlu semtlerinde gezinirken, "ah, şu zamanda burada yürüsek neler görürdük?" sorusuna bizatihi bir cevaptı. o yolları musiki ile renklendirince, ah ne güzel bir yürümek.. musikinin yanına bir de tasavvuf girince, yorulmak namümkün. ​ son zamanlarda aklıma takılan bir düğümü de çözdü bu yolculuk: "senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'Gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'Git' demeleri. hiç kimseye 'kötüdür' deme. aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır." kalbimi haset ile kirletirken, tazyikli bir darbe, şifalı bir tokat oldu bu bana. teşekkürler İhsan Oktay ANAR
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
7/10
·523 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 17:51
İşgal yılları, Kurtuluş Savaşı günlerinde İstanbul' da düzenlenen miting, gösteri, toplantı, protesto, mevlit vs. hakkında çok ayrıntılı bir çalışma. Çok geniş bir kaynak taraması yapılmış. Çok zaman ve emek harcanmış belli. Konu en küçük ayrıntısına kadar çalışılmış. Ön hazırlıklarından düzenleyen kişi ve gruplara, duyurulmasından izin alınıp alınamamasına, izin alınamadığında bulunan çözümlere, mitingin gerçekleşmesinden sonuçlarına, etkilerine, resmi yerli ve yabancı bürokrasideki yansımasından basında yer alışına kadar her açıdan düşünülüp çalışılmış. Çok sıkı bir araştırma olmuş. Konu hakkında çalışmak isteyen, kaynağa ihtiyacı olan biri için mükemmel bir eser ortaya çıkmış. Ne yazık ki okumak gerçekten çok zor. Şimdiye kadar okuduğum en kötü yazılmış kitap. Nasıl bu kadar yazım hatası yapılmış anlamak mümkün değil. Yazar, yayımcı, basım, matbaa, hangisinin yol açtığı bir hata bilmiyorum. Neredeyse doğru yazılmış bir cümle bulmak mümkün olmayacak. Hatasız yazımlar tesadüfen olmuş herhalde. Cümle kurulumları, özellikle uzun, bileşik cümlelerde ne dediği anlaşılmayacak kadar bozuk. Özne, yüklem, nesne arasındaki bağları kuran eklerin tamamına yakını yanlış, hatalı. İfadenin demek istediğini anlamak için bulmaca ya da şifre çözer gibi, düzelterek okumak gerekiyor. Bazı cümlelerde anlam ancak tahmin edilebilir. Rakamla yazılan tarihlerde bile hatalar var. Üstelik bunlardan biri bölüm başlığı. Çok doğrudan alıntı yapılmış. Bu kısımlar eski dilde, Osmanlıca. Eski sözcüklerin yazımında tutarsızlıklar çok. Transkripsiyon hatası olabilir, bilemiyorum. Sözcüğü tanımayınca da doğru yazılış hangisi bilinemiyor. Ayrıca asıl metinle dipnotlar arasında da yazım tutarsızlıkları var. Umarım yeni baskısı yapılır ve bu durum düzeltilir. Yoksa kitabı okumak isteyene büyük güçlük
İşgal Feryad ve DirenişTahsin Yıldırım · Ketebe Yayınevi · 20193 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·64 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 23:18
Sezai Karakoç & Unutuş ve Hatırlayış Gözyaşlarıyla bitirdiğim, incecik bir kitapta nasıl bir ufuk çizilebiliri bize gösteren merhum Karakoç'a rahmet dileyerek başlamak isterim. Kitap 1988-91 yılları arasında, Diriliş Dergisi'nde yayınlanmış yazılardan oluşuyor. On tane kısa makalenin birleştiği eserin temel konusu hakiki bir diriliş. Madden ve manen, köklerimizi hatırlayacak bir diriliş. Kutlu Hac Yolculuğu başlıklı yazısında "kutsal" kavramı üzerinde duruyor. Kutsal kavramının kullanılışlarından örnekler vererek neden onun yerine "kutlu" ifadesini kullandığını izah ediyor. Kavramlara takılıp üzerine kafa yoran yazarlar her daim beni cezbetmiştir. Başkalarının bizim için seçtiği kavramları değil de kendi kavramlarımızı kullanmanın önemini bir kez daha idrak ediyoruz. "Öyleyse, sen dirilişini hatırla. Ve hatırladığında nasıl büyük bir değişimin, oluşumun başlayacağını hatırla" "Sen, dirilişi hatırladığın zaman, diriliş de seni hatırlayacaktır." "Ve sen dirilişi hatırladığın vakit, dirilişi hatırlatma gereğini anlayacaksın. Göz yumulan gerçeği, gözleri yanıltan yanılgıyı görüp göstereceksin. Kılağuzluk ışığı düşecek üstüne. Bir diriliştir başlayacak yeniden insan ruhunda. Ruhtaki iç içe kırk kabirin kapakları kırılıp açılacak, bir diriliştir başlayacak, ruhta, insanda ve insanı saran her şeyde. Eşyada, kavramlarda ve zamanda. Zamanı çevreleyende bile bir diriliştir başlayacak." "Anadolu'nun bir kaderi var: Doğu'yla Batı'nın karşılaştığı yer olmak. " "Toplum için en kötü yaşantı, kesik kesik yaşamadır. Ruh yaşantısı açısından, kopukluklar, şuuraltında karanlık birikintilerin oluşmasına sebep olur. Toplumda beklenmeyen patlamalar, bu tür şuuraltı sıkışmalarının sonucudur. 1970-80 arasında Türkiye'de yaşanan anarşi ve terör fırtınasının kaynağı da, toplumun tarih
Unutuş ve HatırlayışSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2012944 okunma
"Yalan dünya sana alışamadım.."
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Bu kitabı, fânî kargaşalardan yorulmuş olanlar okusun..! Ruhu susuzluktan kıvranan âşıklar okusun..! "Bu ten kafesi, bu cana ağırdır..!" Diye feryâd eden ruhlar okusun..! Dünyanın girdabında boğulup, sükunet limanına varsın, Mevlânânın Mesnevisinde bir arı gibi o çiçekten o çiçeğe gidip, her güzelliği sinesinde mezcedipde sunulmuş bu kitabı, okuyun, okutun..! Tüm yaralılar, yaranız hangi cenahta ise, vardır elbet çaresi.. işte size sunulmuş bir testi şifa..! Bu kitabı okumam bitince aklıma binbir fikir geldi lakin aradan bir müddet geçip kalbimdeki hissiyâtı yoklayinca gördüm ki, zihrullahın tadını almış kalp nasıl itminâna ererse, o huzuru tatmış ruhum.. kalbim.. Bir testi su.. bir testi şifa.. bir testi maneviyat pınarı.. Susuzlara, dermansızlara.. Ne diyebilirim nasıl bir inceleme yazabilirim ki bu kitaba? Kıymetli üstadımızın irşâdı bereketli, ruhu huzur dola inşâallah.. Vesselam..! Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ---- Düzenleme "Hakîkî bayramlar, hakîkî kurbanlarla gerçekleşir" Kitaptaki alıntıları tekrar bakıp kontrol ederken bu söze takıldım. Manevi ikaz olan bu söze. Ve dedim ki, evet ruhumuzun hakiki bayramı için de nefis hakikatini kurban etmek şarttır..!
Duygu ve Düşünce
Bir Testi SuOsman Nuri Topbaş · Erkam Yayınları · 2021375 okunma
Puan vermedi·556 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
#JohnSteinbeck #GazapÜzümleri #SelYayınları Nerede birileri özgür olmak için mücadele ediyorsa, onların gözüne bak anne.. Orada beni göreceksin.. * * * * * * * * * Merhaba okur sever arkadaşlarım 🪽 Sizlere koca bir feryadı, yüreklere işlenen yarayı, edebiyat tarihinin sadece okumakla kalmayıp aynı zamanda hissedilmesi de gereken John Steinbeck'in en sarsıcı ölümsüz eserlerinden biri olan “GAZAP ÜZÜMLERİ” ile geldim... Rüzgârın bu hikâyedeki sesi 🪾 Önce , yumuşak bir hüzün gibi başlayıp sonra yerinden söktüğü toprakla birlikte insanın ruhunu savururken en nihayetinde nefesinizi kesen, korkunç bir çaresizliğe dönüşür 1930'ların Amerika'sı... Burada toz, sadece havayı değil, tüm hayatları da kaplıyor. 🪾 Burada tarlalar suskun, evler hayalet sessizliğinde; insanlar toprağın değil, acımasız kaderin altında eziliyor. “Gazap Üzümleri” de tam burada başlıyor işte Bir ev tuğla tuğla yıkıldığında değil, bir insan artık oraya ait olmadığını, köklerinin kesildiğini fark ettiğinde başlıyor Okuduğum, bir göç hikâyesi değildi.. Okuduğum ,yerinden edilen bedenlerin değil, sökülüp alınan kimliklerin feryad hikâyesiydi Toprak gider, ev gider, düzen gider. Her şey gider.. Ve geriye sadece buz gibi bir soru kalır..
Edebiyat & Roman
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Feryad-u İsyan
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Ozan Emekçi bütün eserleriyle bir deha olarak bizleri etiketlemiş bir üstaddır. Bu destan kitabı son yüz yılın üretmiş olduğu en mühim ve önemli bir destanı olmaktadır. 72 millet için 72 kıtadan oluşmuş bir şaheserdir. Ozan Emekçi çağımızın boyun eğmez emeğin alın terinin yanında olan Nadide ve idol ozanıdır. Çağımızın pirsultan’ıdır.
Feryad-u İsyanOzan Emekçi · Öz-Ge Yayınları · 199826 okunma