Yıkımlar arasında…
10/10
·84 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:09
Pakdil, bu eserinde “İnsan arttığını, çoğaldığını duyumsuyordu onun yanında” cümlesiyle ifade ettiği Fethi Gemuhluoğlu’nun vizyonunu, onunla kısa anılarını, onda hissettirdiklerini karşısında bir dostla sohbet edercesine anlatıyor. İnsanın sevgiyi unuttuğundan yalnızlığa düştüğünü ancak insanın yekdiğerlerine tutunarak, yeniden severek, kalbini tüm insanlar için genişleterek ilerleyebileceğini ve bu yolla da Allah’a ulaşabileceğini ifade ediyor. İnsanın ancak “kendi içindeki giz’i”keşfedip ona bakarak “yeryüzünün ağırlığına dayanabileceğini” ve “yaradılışındaki bilgeliği” kavrayabileceğini vurguyor. İçine düşünülen bunalımın Kutsal Kitap’ı anlayamamaktan ileri geldiğini, “manevi kaynaklardan uzaklaştıkça kendimizi parça parça öldürmüş” olacağımızı anlatıyor. “Herkes görüş açısını kendisi kapatıyor” diyerek kendi elimizle kendi hakikatimizi örttüğümüzü anlatırken bizi düşünmeye, sevmeye, yargılanacağımız hakikatini algılayıp bunu devamlı hatırlamaya sevk ediyor. Salt maddesel düzlemde düşünen ve yaşayan insanın mekanikleştiğini anlatırken bunu ”eşyalaştırılan insanın çağa yansıyan acıklılığı” diye nitelendiriyor.Ancak buna rağmen devamlı umutlu olmayı teşvik edip “kablo bağlayıcıları” benzetmesiyle yıkımı, yıkılanı onarıp bağlayarak ayakta kalabileceğimizi, “sürekli kuruyan insani yanımızdan, üstüne çimento dökülen kalbimizden silkinerek doğrulabileceğimizi” anlatıyor Üstadın Gemuhluoğlu için dile getirdiği cümleler ise insanın içine dokunuyor, gerçek dostun bu cümlelerden daha fazlası olduğunu anlıyorsunuz: “İnsanın, bazen kendini yalnız duyumsaması, bu yalnızlığından korkması, kendi kendine üşümesi olur ya; işte o zaman, yanına gitmesini, varıp görmesini dilediği biri olur ya; o biri O olurdu... Yalnızlığımız dağılırdı, üşümemiz giderdi, umutlu yanımız yeniden
İnceleme
BağlanmaNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 20122,240 okunma
Prof. Dur. Salih Tuğ’un Hatıratı..
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Başıma Gelenler - Prof. Dr. Salih Tuğ Salih Tuğ Hoca İlim Yayma, İSAV, Aydınlar Ocağı, Türkiye Milli Kültür Vakfı gibi kurumlarda yönetim kurullarında yer almış bir büyüğümüz. Pertevniyal Valide Sultan mezunu olan Hoca’nın çocukluğu Fatih civarında geçmiş. Yüksek İslam Enstitüsünde müdürlük yapmış. Daha da önemlisi Marmara İlahiyat’ın kurucu dekanı. Doktora öğrencileri arasında Prof. Dr. Fahrettin Atar, Prof. Dr. Saim Yeprem, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın gibi hocalar bulunuyor. Mahmud Bayram, Muhammed Hamidullah, Fethi Gemuhluoğlu, Yusuf Ziya Kavakçı ve Fuat Sezgin gibi isimlerle yakın ilişkileri var. Bekir Berk, Kadir Mısıroğlu, Esad Coşan ve Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’ne dair de kısa da olsa bölümler var. Evlilik için istişarelerini yaparken ve dini nikahını kıydırırken yanındaki başrol isim baba dostu olan Mahmud Bayram Hoca. Nikah şahitlerinden birisi Bekir Berk birisi Fuat Sezgin bir başkası İsmail Dayı. Muhammed Hamidullah’la Türkiye’ye geldiğinde yakın ilişkiler kuran tercümelerini yapan, yanında konferanslara katılan Hoca’yla bol bol vakit geçiren isimlerden bir tanesi de Fuat Sezgin’in ve Yusuf Ziya Kavakçı’yla beraber Salih Tuğ Hoca. Salih Tuğ’un arşivinde hala tercüme edilmemiş Muhammed Hamidullah makaleleri varmış. Kitapta dikkat çeken bir kısım da şu ki; kendi hayatını anlatırken yaklaşık 60 sayfa Hamidullah Hoca’dan bahsediyor. Kitabın o bölümü adeta muhtasar bir “siret-i Muhammed Hamidullah”. Fransa’daki hayatından Türkiye’de karşılaştığı eleştirilere Hoca’nın zühdünden ilmi bakışına kadar her şeyine değiniyor. Yusuf Ziya Kavakçı’nın da hatıralarında yer verdiği Hamidullah Hoca kesitleriyle beraber okunduğunda çok daha geniş bilgi elde edilebilir. Hoca sporu ve gezmeyi seven, yönetim ve iç çözme kabiliyeti yüksek,
Alıntı
Başıma Gelenler...Salih Tuğ · Çamlıca Yayınları · 20241 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Devrimci Yazarın Anısına..
8/10
·670 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Murat Turna’nın titiz çalışmasıyla ortaya çıkarılmış Nuri Pakdil biyografisi olan kitap, akademik bir disiplinle hazırlanmıştır. Nuri Pakdil Biyografisi, Türkiye’nin son yüzyılına edebiyat, dergicilik, ideoloji penceresinden genel bir bakış niteliğinde kıymetli bir eserdir. Nuri Pakdil içinde yaşamış olduğu coğrafyanın, dönemin bir ürünü olarak karşımızdaysa eğer, biz coğrafya ve dönemi tanımak zorundayız der yazarımız. Bu sebeple eserin ilk bölümünde Cumhuriyet dönemi Türkiye sosyolojisini genel olarak siyasi perspektifle özetler. Nuri Pakdil Türkiye’nin ihtilallerle çalkantılı dönemlerinin eylemci bir yazarı olmasına sebep olan, Pakdil’e tesir eden bazı karakterleri anmak gerekecektir der yazarımız ve sırasıyla; Nurullah Ataç: Türkçe ’ye olan hassasiyeti ve Arapça, Farsçaya olan karşı duruşu sebebiyle yeni Türkiye’nin edebiyatında öncü kişiliği olan Ataç, Nuri Pakdil’in lise çağlarında yazmış olduğu yazı/şiirlerden övgüyle bahsedecek ve Pakdil bundan etkilenerek kalemi kullanırken mevcut rejimin istediği şekilde kelimelerini seçecektir. Sonrasında “Batıya baka baka boynumuz tutuldu” diyerek Nurullah Ataç ile aynı kulvardan ayrıldığını söylese de yazımda Ataç etkisi hep var olacaktır. Necip Fazıl Kısakürek: Yeni Türkiye’nin kabına sığmaz muhalif karakteri olan Kısakürek aksiyoner kişiliği, İslami duruşu sebebiyle son yüzyıla damga vuran her iki tarafı da sarsan, kalemini haktan, gözünü budaktan esirgemeyen duruşuyla Pakdil’i en çok etkileyen adeta eylemci haline getiren ana unsur olmuştur. Fethi Gemuhluoğlu: Derviş meşrep karakterli, içi dışı Allah ve Resulü sevgisiyle dolu Fethi bey, yapmış olduğu farklı görevler sebebiyle geniş bir çevreye sahip, iletişimi kuvvetli bir insandır. Türk-İslam geleneği için dertlenen Yeni Türkiye’nin batı hayranlığı ve ezikliği
İnsana Dair
Nuri PakdilMurat Turna · Lejand Yayınları · 20211 okunma
10/10
·694 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
210 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 18:07
Bu kitap Fethi Gemuhluoğlu 'nun Dostluk Üzerine Bir Gönül Manifestosudur. ​"Dostluk Üzerine", aslında bir kitap değil; Fethi Gemuhluoğlu’nun 1975 yılında bir toplantıda yaptığı o meşhur, irticalen konuşmasının metne dökülmüş halidir. Her cümlesi üzerinde saatlerce düşünülmeyi hak eden bir uyanma niteliğinde. Gemuhluoğlu, dostluk kavramını dar bir çerçeveden çıkarıp evrensel bir boyuta taşıyor. Ona göre dostluk; sadece iki kişi arasındaki muhabbet değildir. Coğrafyaya dostluktur, tarihe dostluktur, ağaca, şehre ve hatta kendi kaderine dostluktur. Kitabın en sarsıcı vurgularından biri insanın önce kendiyle dost olması gerektiğidir. Kendine yabancılaşan, kendi ruhundaki derinlikleri keşfedemeyen birinin başkasına gerçek manada "dost" olamayacağını savunur. ​ Modern dünyanın unuttuğu nezaketi ve selamı merkeze koyar. Selam vermenin, bir gönle girmenin ve muhabbetin kapısını aralamanın kutsallığını anlatır. ​ Kendi tarihine, toprağına ve değerlerine küsen aydını nazikçe ama derinden eleştirir. Bizim medeniyetimizin bir "sevgi medeniyeti" olduğunu hatırlatır. ​Bu eseri neden Okumalısınız? ​Eğer modern hayatın karmaşasında "insan" kalmayı, samimiyeti ve gerçek bağ kurmayı özlediyseniz bu eser size bir pusula olacaktır. Gemuhluoğlu’nun o coşkulu, şiirsel ve samimi üslubu, okurken adeta sizinle konuşuyormuş hissi yaratıyor
Dostluk ÜzerineFethi Gemuhluoğlu · İz Yayıncılık · 2014557 okunma
Fethi Gemuhluoğlu
Puan vermedi·694 syf.·
2025 56. kitabı
#OkudumBitti #FethiGemuhluoğlu #DostlukÜzerine Mutlaka ama mutlaka okunması gereken bir kitap... Bıkmadan, usanmadan tekrar tekrar okunması gereken bir kitap... Kimler yok ki. Necip Fazıl, İsmet Özel, Nuri Pakdil, Yavuz Bülent Bâkiler, Sezai Karakoç, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Akif İnan, Cahit Zarifoğlu ve nicelerinin bu müstesna insan için yazdıkları şiirler, ithaf edilen sözler, şiirler, hakkında yazılanlar... Hayatı, hayata bakışı, hizmete adanmış ve vakfedilmiş bir ömür, örnek bir şahsiyet... Okuyun ki; sahtelerine, özentilerine, kopyacılara kapılmayın... Vesselam..
Dostluk ÜzerineFethi Gemuhluoğlu · İz Yayıncılık · 2014557 okunma
Ahmed Amiş Efendi - Mustafa Özdamar ve Birkaç Mesele...
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
Ahmed Amiş Efendi’yi Babanzade Ahmed Naim Efendi’ye dair okumalar yaparken tanımıştım. Amiş Efendi Fatih’in Türbedarı. Babanzade Ahmed Naim Efendi Amiş Efendi’nin hem müridi hem de torunun eşi (torununun kızının eşi gibi rivayetler de vardı tartışma konusuydu). Fatih Camii haziresinde medfun olduğunu öğrendikten sonra hazireye her gittiğimde ziyaret etmeye başladım. Yanında Ahmed Tahir Maraşî diye bir hazret daha yatıyordu. Aklımın bir kenarına Maraşî’nin de ismini yazmıştım. Onu tanımayı vakti merhumuna bırakıp bırakıp duruyordum ta ki bu kitabı okuyana kadar. Amiş Efendi 1807’de Tuna boylarının yakınındaki Tırnova’da doğuyor ve medrese ilimleri okuyor. Tasavvuf yoluna baş koyup kendinden bir önceki Fatih Türbedarı Niğdeli Bekir Efendi’nin halifesi oluyor. Tarikatın devam eden silsilesi Amiş Efendi’den sonra Kayserili Mehmet Tevfik Efendi (v. Haziran 1927) halife oluyor. Tevfik Efendi’den sonra Ahmet Tahir Maraşî ondan sonra da Mustafa Özeren Efendi geliyor. Tarikatın sonraki silsilesi nasıl ilerliyor kitapta yazmıyor ben de pek bilgi sahibi değilim açıkçası. Kitapta öğrendiğim kadarıyla Amiş Efendi’nin vefatından sonra Abdulaziz Mecdi Tolun ile Kayserili Mehmet Tevfik Efendi arasında ufak sürtüşmeler oluyor. Bu da burada kalsın. Amiş Efendi’nin halifeleri meselesine dair başka bilgileri de Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar’ın “Sahhaf Raif Yelkenci” kitabının dipnotlarında bir şeyler görmüştüm. Bunu da yazmış olalım. Amiş “minik amca” anlamına geliyor. Amiş Efendi biraz ufak tefek bir zat olduğu için yöresinde öyle anılırmış. Bekir Efendi Edirnekapı Kabristanında, Amiş Efendi ve Ahmed Tahir Maraşî Fatih Camii haziresinde, Kayserili Mehmet Tevfik Efendi ve Mustafa Özeren Efendi Sahrayıcedid Kabristan’ında medfunlar. Mustafa Efendi’nin ve Mustafa Efendi’nin
1000Kitap
Ahmed Amiş EfendiMustafa Özdamar · Kırk Kandil Yayınları · 201611 okunma