Eğer bir ülkede yurttaşların bir kısmı klimalı villalarda veya katlarda oturuyorsa, başka bir kısmı da mağaralarda veya kerpiç evlerde yaşıyorsa, orada sosyal adaletsizlik vardır. Eğer bazı çocuklar okula Cadillacla götürülüyorsa, aynı yaştaki başka çocuklarsa ekmeğini kazanmak için yük taşıyorsa, orada sosyal adaletsizlik vardır. Eğer bazı kadınlar, tercih yapamadıkları için bir çırpıda üç kürk satın alabiliyorsa, başka bazı kadınlarsa hayatını kazanmak için kendini satıyorsa, orada sosyal adaletsizlik vardır. Bunlar Üçüncü Dünya ülkelerinden spotlardır.
Her ulus, öznel olarak kendi dilini daha güzel görür. Evet, Arapça güzel bir dildir, Farsça da güzel bir dildir. Fakat bu diller, en çok kendi uluslarına güzel görünür. Bizim için de en güzel görünen dil, Türkçedir.
İşçi sınıfına dair herhangi bir bilgiye nasıl sahip olabilirsiniz? Onlarla aynı yerlerde yaşamıyorsunuz. Başka yerlerde, kapitalistlerle birlikte yaşıyorsunuz.
Büyük yazarların, usta şairlerin yaptığı da aynen buydu işte. Onların birer dev haline gelmelerinin nedeni de aynı şeydi. Düşündüklerini, hissettiklerini ve gördüklerini nasıl ifade edebileceklerini biliyorlardı.