Feyza Nur

Feyza Nur
@feyzanuryas
elim değse akan sular tutuşur
Eğer kişi yaşamı oluşturan bu alanlarda ne yapmak ve nasıl yaşamak istediğinin farkındaysa, yani değer ve idealleriyle ilişki içindeyse ve yaşamını bunlara dönük yaşıyorsa, davranışları ve konuşmaları bu ideal ve değerleriyle uyumluysa, o zaman genellikle kendini iyi hisseder ve mutlu olur. Eğer istek ve idealleriyle teması kesilmişse ya da bunlara uygun bir hayat yaşamıyorsa, o zaman da genellikle kendini kötü hisseder ve mutsuz olur.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Reklam
Aşk konusundaki sûfiyâne spekülasyonların İslâm dünyâsında cinselliğe karşı şüphe ve ürkeklik yarattığı söylenebilir. Bu durum, zamanla kadının sosyal hayatın dışına itilmesine yol açmış, âdeta bütünüyle erkeklerden oluşan bir toplum yapısı doğmuştur. Kalın duvarlar ardındaki altın kafeslerinde yaşayan kadınların, müslüman toplumlarda, sanılanın aksine, son derece yüceltildiği de bir gerçektir. Değil yüzlerini, saçlarının bir telini bile görmek yürek çarpıntılarına yol açar ve sözgelişi böyle bir saç telinden hareketle erişilmez güzellikler hayal edilirdi. Kadının bu erişilmezliği, aşkların kolayca müteal (aşkın) bir alana aktarılmasına sebep olmuştur. Masallar ve halk hikâyelerimiz, penceresinde bir sâniye görünüp kaybolan veya tesadüfen resimleri ele geçirilen güzellere âşık olarak mecnûna dönmüş güzel delikanlıların mâcerâlarıyla doludur. Böyle mâcerâlarda sevgililer birbirlerine genellikle kavuşamazlar. Zîra "vuslat"ın aşkı öldürdüğüne inanılır.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Herhangi bir zamanda herhangi bir yerde acıyla ilgili herhangi bir şey bu acıyı akla getirebiliyorsa eğer, insan acıdan nasıl uzak durabilir?
Sayfa 31·Kitabı okudu
Eksikliğini ve acısını çektiğim tek şeyse, bu. Düşlerimin, hayallerimin bile ne olduklarını bilmemek... Oysa, düşlerdir insana gerçeği anlama, gerçeği çarpıtma ya da gerçeği aşma imkanı sunan.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Ama asıl istediğim aranmak, bulunmak, neden böyle bir şey yaptığımın, neden yalnız kalmak istediğimin sorulmasıydı.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Reklam