Fatma Feyza AKYOL

Fatma Feyza AKYOL
Öğrenci
Bilgisayar Mühendisliği
67 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Zaten ne tanıdığım ilk katil bu, ne de gördüğüm ilk cinayet benimkisi. Şu kısacık ömrümde öyle çok cinayet gördüm ki... En az bir kere öldürdüler tanıdığım herkesi. Mesela dayımınkine bir tür intihar diyorlar. Yememeyi kendi seçmiş, öyle söylüyorlar. Hayır efendim, bal gibi de cinayet! Açlık değildi dayımın celladı, ömrünü yiyip bitirenlerdi. Benim mahcup, benim yorgun, benim solgun anneannemi bile defalarca öldürdüler. Güzelliğini başına bela eden katiller ayrı, çocuk yaş- ta evlendiren babası ayrı, tutup duvardan duvara vuran kocası ayrı, acıyanı ayrı, yokmuş gibi yapanı ayrı, bilip de susanı ayrı, bilmeye gerek duymayanı ayrı, hepsi bir bir gelip öldürdüler. Herkes birbirini, hepimiz birbirimizi öldürdük defalarca. Birbirini değiştirmek isteyenler, kendi günahlarında yıkamaya
Reklam
Mutlu mesut yaşarken hayatının bir döneminde hummalı hastalığa tutulmuşçasına ansızın kedi delisine dönüp aklını kaçıran pek çok arkadaşım oldu, hallerini daima şaşkınlık ve bir parça da esefle izledim. Şimdi durduk yere onlardan birine dönüşecek değilim. Sadece sağlığından emin olmak istiyorum tekirin. Dünyanın bin bir türlü hali, onun da kendisinden ilgi bekleyen evlatları var. Bunu bildiğim için. O kadar. Neyse ki tekir sözü- nün eri bir kedi, arada gecikse de her defasında muhakkak teşrif ediyor. Çok da merakta bırakmıyor. Bu güvenilir, prensip sahibi, asil tarzı içten içe hoşuma gidiyor. Dünyada böyle efendi insan kalmadı. Uygarlık savaşında bayrağı tekir taşıyor.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Tereyağı, süt ürünlerinin icinde en pahalısı olduğundan, bazı üreticiler yoğurt yapacakları sütün yağını bilinçli olarak ayrıştırır. Yağı alınan sütle yoğurt tutmayacağından kıvamı tutturmak stabilizatörlere başvurulur. Nişasta, pektin, gam vb. farklı stabilizatörler kullanılabilse de en iyi sonuçlar jelatinle elde edilmiştir. Jelatin, yoğurda en güzel kıvamı vermekle kalmayıp, tadını da bozmadıgı en iyi stabilizatördür. Ayrıca maliyeti çok azdır. Hayvanlanın bag dokusu ve kemiklerinde bulunan kollajen adlı protein, suda kaynatıldığınds jelatine dönüşür. Boynuz, tırnak, kemik parçaları, deri gibi kesimhane atıklarından üretilebilir. Jelatinin en fazla elde edildiği kaynak domuzdur. Türkiye'de TGK fermente süt ürünleri tebliğine göre jelatin kullanım aromalı, meyveli yoğurtlarda serbest, sade yoğurtlarda yasaktır. Ancak bu yasak ne yazık ki yaptırım gücüne sahip değildir. Çünkü hiçbir zaman yeterli ve etkili denetim yapılmaz. Bilimsel çalışmalar, ülkemizde yerel ve ulusal firmaların çoğunun yoğurtlarında jelatin tespit etmiştir. (Bayram. Y., 2012, İstanbul ve Tekirdag Piyasasında Satısa Sumalan B Süt Ürünlerinde Stabilizatör Maddelerin Araştırılması, NKÜ Fen Bilimleri Ens Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Tekirdag.) Yani hazır yoğurtlar, helalik açısından çok büyük tehlike arz ediyor. Evde kendiniz yapmayı de neyin
Beyin damarlarından filan iyi anlıyor, ama mutsuzluktan hiç anlamıyor.
Nereye gideceğimi pekâlâ biliyordum. Hep bildim. Zaten by yüzden mutsuzum. Böyle anlarda imdadıma yetişen minik konyak şişeme sarılıyorum. Sarılıp kimseciklere göstermeden birkaç büyük yudum alıyorum. Genzime tatlı bir sıcaklık yayılırken kendi kendime soruyorum, nerede kırıldı benim hayatım? Nerede kendim olmaktan çıktım? Gençken, enkazımdan geriye kalan o biricik hayalin peşinde koşarken düşünecek vakit bulamamıştım. Zira pek hızlı koşuyordum ve durursam düşeceğimi sanıyordum. Korkuyordum. Durup bir ağaca yaslanamadım, soluklanamadım. Şimdiyse dinlenemeyecek kadar yorgunum. Bir an nefes alamadığımı hissediyorum. Çantamı çıkarıp sabah almayı unuttuğum hapımı ağzıma atıyor, azıcık konyak marifetiyle mideye indiriyorum. Doktorum bu minik kapsüllerle alkolü zinhar karıştırmamam gerektiğini söylüyor. Soluk borusundan, kalp ritminden, beyin damarlarından filan iyi anlıyor, ama mutsuzluktan hiç anlamıyor.
Buyurur ki alemlerin efendisi Peygamber Efendimiz (s.a.v.); "Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini göklere uzatarak: "Ya Rab, ya Rab!" diye yalvarıyor. Halbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haram. dır. Böylesinin duası nasıl makbul olur Bogazından geçen ha ram bir lokma, makbul bir duäya mânidir kıymetli kâri. Suçu başkasında değil de yediklerinde ara. Sabahlara kadar yal. varsan bile duana icabet bulamazsın. Değil bugün, kırk gün evvel yediğin haram lokma bile daha bedeninden çıkmamıştır. Bugün yediğin ise kırk gün daha duanı bağlayacaktır. Ashabın büyükle. rinden Enes Bin Malik'e (r.a.), Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Ey Enes, helal kazan, duan müstecâp olur. Zira bir kimse agzına haram lokma götürürse, muhakkak kırk gün onun duası kabul olmaz.".. Duana icabet bekliyorsan, Hakk'ın yardımı ulaşsın istiyorsan önce haneyi, yani kalbini mamur etmelisin. Kalbi mamur etmenin yolu, evvela boğazdan geçen lokmayı düzeltmektir. Bir bedende haram bulunuyorsa, ne o bedenle yapılan ibadet, ne o dille yapılan dua kabul olur. *Bir kişi helal kazançla hac için yola çıktığı ve yükünü bineğine yükleyip 'Lebbeyk Allahümme Lebbeyk' diye nida ettiğinde, gökten bir münadi de ona cevaben söyle der: Hoş geldin, saadet getirdin. Yol azığın helal, bineğin helal, haccın mebrurdur. Haram kazançla yola çıktığı ve yükünü bineğine yükleyip Lebbeyk diye bağırdığı zaman gökten bir münadi söyle seslenir. Hoş gelmedin, saadet getirmedin! Yol azığın haram, kazandığın haram ve haccın mebrur değildir."""" İftarda önüne geleni yiyorsan, gündüz sâim gece kâim olmanın ne manası olur? Allah sana evvela helalinden gıdalanmanı emretti. Seni evvela yasakladıklarıyla gıdalanmaktan men etti
Sayfa 40·Kitabı okudu
Reklam