Hermann Hesse Kitabın Büyüsü başlıklı denemesinde şöyle diyordu:
"İnsanın doğadan hediye olarak almadan kendi beyniyle yarattığı birçok dünya arasında kitapların dünyası en yücesidir. Sözcükler olmadan, kitaplar yazılmadan tarih de olmaz insanlık kavramı da. İnsan küçük bir alana, bir eve ya da bir odaya insan ruhunun tarihini sığdırıp onu kendine mal etmek istiyorsa bunu ancak kitaplar yoluyla yapabilir."
Mustafa Kemal Atatürk 1930 yılı mart ayının başında bir yurt gezisine çıkar.. izmirden antalyaya gidecektir.. Mustafa Kemal, trenle çıktığı bu yurt gezisinde aydın ve ıspartaya da uğrar.. yolculuğu sırasında sürekli halk ile temas eder, onları dinler..
kendisinin genel sekreteri olan Hasan Rıza Soyak Mustafa Kemal ile ıspartaya gitmez, hasan rıza soyak baladız tren istasyonunda yapılan hazırlıkları yerinde görmek için Mustafa Kemal'den önce antalyaya gider, baladız tren istasyonundaki karşılama töreni için yapılan işleri teftiş eder..
hasan rıza soyak, 6 mart 1930da baladız tren istasyonuna gelen Mustafa Kemal Atatürk'ü karşılar.. devamını Hasan Rıza Soyak ın kendisinin yazdıklarından dinleyelim/okuyalım; 'o gün kendisini orada karşıladım ve beraberce, halkın tezahürleri arasında, ikameti için hazırlanan eve geldik. refakatinde bulunanlardan, biraz sonra sofrada buluşmak üzere ayrıldı, beni yanına alarak odasına girdi ve kapıyı kapattı; bir koltuğa yığılır gibi oturdu; eliyle işaret ederek beni de oturttu. çok yorgun, düşünceli ve sinirli görünüyordu; bir sigara yaktı:
'bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum!' dedi.
Atatürk'ten Hatıralar , s. 389
---------------------------------------------------------------------------------
Mustafa Kemal'in yukarıda hasan rıza soyaka söylediği 'bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum!' cümlesini özellikle son günlerde yaşanılan olaylardan sebep diğer sosyal medya uygulamaları ile birlikte burada da görüyorum..
bu paylaşımları yapanları anlıyorum, onlar gibi ben de bunalıyorum..
ama gelin yine hasan rıza soyaktan 'bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum!' diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün devamında neler dediğine bakalım; 'görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikayet dinliyoruz. her taraf derin bir yokluk,
Ve unutmayın; bir gün biri size "Hayat zor be..." diye yaklaştığında, elinizdeki çayı kaldırıp şöyle deyin, "Demini iyi aldıysa, hayat da güzel ben de güzelim."
Sayfa 33 - Kafa Dergisi, 129. Sayı, Haziran 2025.·Kitabı okudu
Ben Panislamist değilim. Biz Türküz; hepsi o kadar. lyi Müslümanlar olarak kalmak bize yeter. Asya için olduğu gibi, Avrupa için de töremiz aynıdır. Dostlarımız olacaktır, tam bağımsızlığımızı koruyacağız, her şeyi Türk olma noktasından göreceğiz. Bu, gerçekçi bir düşünüştür; İmparatorluğu yıkan ideolojiye karşı bir düşünüş.