SADIK BAYDERE

Türkler...
Osmanlı Devleti'nin zirvelerde şahlandığı, akıncılarının Avrupa içlerinde at oynattığı bir dönemde kilisede bir papazın vaaz verirken; "Dünya hakimiyetinin Türklere, fakat Cennet'in de kendilerine ait olduğunu..." söylemesi üzerine, bu taksime aklı yatmayan cemaatten bazılarının büyük bir ümitsizlik içinde; "Dünyada bizi yurtlarımızdan çıkaran Türkler hiç Cennet'te yer bırakırlar mı?" dediklerini biliyor muydunuz? ;))
Türkler
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1534 yılında, Viyana'daki St. Stephen Katedrali'nde, Osmanlı akıncılarının yaklaştığını görüp çan çalarak haber vermekle vazifeli bir memuriyetin ihdas edildiğini ve bu memuriyetin ancak 1956 yılında Viyana Belediye Meclisince "Artık bir Osmanlı tehlikesi kalmadığından bu vazifenin lüzumu yoktur" diye bir karar alınarak iptal edildiğini biliyor muydunuz?
Viyana
Kardeş ve oğul katli...
Üçüncü Murad'ın (1546-1595) muhtelif kadınlardan, oğlan ve kız 102 çocuğu olmuştu. Ölümünde bunlardan 20 erkek evlâdı hayatta idi... En büyük Şehzade Mehmed, Padişah oldu ve padişah olur olmaz, öbür 19 kardeşini idam ettirdi. Bunlardan Mustafa ve Beyazıt 17-18 yaşlarında, Osman ve Abdullah 13-15 yaşlarında, geri kalan onbeşi de henüz meme çocuğu idiler, analarının bağrından feryat ve figan içinde alınarak cellâda verildiler. Bu vakalar, Osmanlı hanedanı tarihinin en korkunç cinayetlerindendir. Büyük şehzadelerin hocası, devrin kıymetli şairlerinden Nevî Efendi idi. Bu zatın anlattığına göre bilhassa Şehzade Mustafa gayet güzel bir çocukmuş, zarif ve ince ruhlu imiş, çok güzel konuşurmuş ve şiire, edebiyata karşı da fevkalâde meraklı, hevesli imiş... Babasının ölümünü ve büyük kardeşi Mehmed'in tahta çıktığını öğrenince, kendisini bekliyen fecî âkıbeti hissetmiş ve hemen bir kâğıt parçasına şu beyti yazarak hocası Nevî Efendiye bir vedaname gibi yollatmıştı: "Nâsiyemde Kâtibi Kudret ne yazdı bilmedim Ah kim bu gülşeni âlemde bir gez gülmedim..." SB Notu: 19 kardeşini öldüren III. Mehmet (1566-1603) ölünce yerine tahta geçen 13 yaşındaki oğlu I. Ahmed (1590-1617); "Taht sahibi olmak için 19 kardeşini ve bir oğlunu katleden bir adam, babam da olsa katildir. Ben katil bir adamın cenazesini kılmam. Varın siz kılın ve defnedin!.." diyerek babasının cenazesine katılmamış ve 27 yaşında tifüsten ölmeden önceki 14 yıllık saltanatında Fatih Sultan Mehmet'in getirdiği kardeş katli yasasını kaldırmıştı.
Kardeş Katli
Saç sakal ...
Yavuz Sultan Selim'den, yani Hicaz'ın Türkiye ye ilhakından sonra, Osmanlı Padişahları saç ve sakal tıraşı olduklarında kesilen kıllar dikkatle toplanır, bir altın leğen içinde gülsuyu ile yıkanır ve güzel bir çekmece içinde biriktirilirdi. Her yıl Hac zamanında, Sürrei hümâyun ile İstanbul hacıları yola çıkarken bu çekmece Sürre eminine teslim edilir, o da götürür, Medine de Peygamberimizin kabri civarında bir yere defnederdi. Gariptir ki aynı zamanda bütün islâmların halifesi olan Osmanlı padişahları, her sene, sakal ve saç kıllarını Hicaz a gönderdikleri halde kendileri Hacca gitmemişlerdir.
Osmanlı
1473 yılının şaban ayına ait Fatih Sultan Mehmet sarayının bir mutfak defteri vardır. İstanbul fatihinin her gün ne yediğini, sarayında en çok pişen yemeklerin neler olduğunu, bir günlük ve bir aylık mutfak masrafının neye çıktığını gösteren bu defter, tarih ve cemiyet ilmi bakımından muhakkak ki kıymetli bir vesikadır. Bu mevsim ve bu ayda sarayda hemen her gün pişen yemek, saray halkının yediği lahana çorbası idi; Fatih Sultan Mehmet de kendisi her gün balık, istiridye, karides ve ıstakoz yemişti.
Saray Mutfağı