SADIK BAYDERE

mühür
Eski esnaf cemiyetlerinin mühürleri dört parçadan mürekkep olarak yapılırdı ve bu parçalar vidalı bir sapın içine geçerek birleştirilirdi. Mührün her parçası, dört kişilik idare heyetinin bir üyesinde, sapı da reiste dururdu. Bu suretle mühür, beş kişinin oy birliği olmayınca kullanılamazdı. Hem suistimallerin önüne geçilirdi, hem de cemiyet üyeleri, mesuliyetli bir işte "benim reyim yoktu" diye inkâr yoluna sapamazdı.
Mühür
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Lale
Lâle çiçeği Avrupa'ya Türkiyeden gitmiştir. Bu bir beyaz lale idi ve adı da "Dülbent" lâle idi. Fransızca lâlenin ismi olan "tulipe" bu tülbent isminden bozmadır.
Lale
Kahve falı kitabı ...
Dünyanın en meraklı kahve falcısı, Darüşşafaka Lisesi resim muallimi iken ölen Mehmet Agâh Beydi. Bu zat, kendisi için baktığı yüzlerce falın fincanlardan resimlerini yapmış, falın söylediklerini de kenarlarına yazarak yüz küsur sahifelik harikulade enteresan bir kitap bırakmıştır. El yazması olan bu eşsiz eser veresesi elindedir.
Kahve Falı
Hokka ve Divit
İstanbul da Haliç sahilinde Defterdar Camiini yaptıran Defterdar Nazlı Mehmet Efendi (Mehmet değil, Mahmut - SB notu), devrinin namlı hattatlarından idi. Onun için camiinin minaresi külâhı üstüne pirinçten bir hokka ve kalem (divit) koydurmuştu. Bu minarenin külâhı üstündeki kalem düşmüş ise de hokka hâlâ durmaktadır. SB Notu: Mimar Sinan tarafından 1542'de yapılan Eyüp'teki caminin minaresine konulan hokka da daha sonra bir fırtınada kopmuş. 2007'de hokka ve divit yeniden yapılarak yerine yerleştirilmiş ama aslından daha küçük ve divit de hokka içinde yanlamasına eğik durması gerekirken dik olarak...
Defterdar Cami
Gazi Koç
Onaltıncı asır sonlarında Almanlar, Macaristan'daki Sobotska palangamızı muhasara ettiler. Bu muhasara bir kurban bayramı arifesine rastlamıştır. Palanganın muhafızları bayramda kesmek için gayet büyük bir koç beslemişlerdi. Kendilerine imdat gelmeyeceğini anlayan yüz kadar muhafız atlandılar ve palangadan yalınkılıç çıkarak düşmanın muhasara hatlarını yardılar, kurtuldular. Bu çıkış hücumuna palangadaki koç da iştirak etmiş ve boynuzlarıyla iki Alman askeri öldürerek atlılarla beraber Budin'e kadar gelmişti. Askerler adını Gazi Koç koydular ve kurban bayramında Budin'de kestiler. Gazi Koça bu suretle Şahadet de nasip oldu...